Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Yusuf YAVUZYILMAZ


MENFAATÇİNİN GİZLEDİĞİ YÜZÜ

Yazarımız Yusuf YAVUZYILMAZ'IN "KONUYA DAİR" ANALİZİ...


İnsanların çoğu başkalarına yardım ettiklerinin bilinmesini isterler. Bundan dolayı gizli yardım etmenin ahlakiliği ile bu eylemin başkaları tarafından takdir edilmesinin kışkırtıcılığı arasında gerilim yaşarlar. Menfaatçi bu gerilimi hayatı boyunca hiçbir zaman yaşamamıştır. Çünkü o, sürekli yaptığının bilinmesinin ve bu bilinme üzerinden fayda sağlamayı amaçlar. Bu yüzden menfaatçi yaptıklarından daha çok bunun bilinmesini ister. Ancak o,bilinmek istediğini ustalıkla gizlemek eğilimindedir.

Menfaatçinin gündelik hayattaki tartışmalar da, kendi düşüncesinin kabul etmesi yolunda sergilediği baskıcı tavır, aslında bilinçaltındaki otoriter kişiliğin ortaya çıkmasından kaynaklanmaktadır. Başkalarının farklı düşünebileceğinin kategorik olarak ihmali faşizmin en önemli beslenme kaynağıdır. Bu anlamda menfaatçi siyasal düşüncelerden en çok faşizme yatkındır. Ancak onun için ideolojilerin çok da önemi yoktur. Önemli olan sahiplendiği ideolojik tutumun ona bir menfaat sağlamasıdır.

Kendi günahlarıyla yüzleşme ve tövbe etme cesaretini göstermemiş insanların sığınağı, kendi yaptıklarından çok daha alt düzeyde yapılan hatalara aşırı tahammülsüz olmalarıdır. Menfaatçi kendisinin kolaylıkla denediği gayri ahlaki yolları, başkaları denediğinde onları acımasızca eleştirir.

Bazı insanların sevmedikleri konu ya da kişiler, kendilerinde her zaman söz ettikleri bir takıntıya yol açmaktadır. Neredeyse yaptığı konuşmaların yüzde doksanını bu takıntıları kapsamaktadır. Menfaatçinin sürekli kendi çıkarlarını öncelemek gibi bir takıntısı vardır. Bundan dolayı pragmatist bir ahlakı benimser. Bu ahlak ona değişmez ahlak ilkelerinin olmadığı, menfaati değiştikçe ahlakın da ona bağlı olarak değiştiği esnekliğini kazandırır. Menfaatçi asla değişmez evrensel ahlak kurallarının varlığına inanmaz.

Eleştiriyi bir değer olarak önemsediğini söyleyen insanların çoğunun hem eleştiriye hem de özeleştiriye kapalı insanlar olması büyük sorun. Menfaatçi, amaçladığı pozisyon için yapılacak her eleştiriye karşı çıkar.

Başkalarını yaptığı hataları affetmekte zorlanan menfaatçi insanların bir kısmı geçmişte aynı hataları yapmıştır. Aslında burada kişinin dillendiremediği öfkesi hatalarının baskısı altında eziliyor olmasıdır. Başkalarının haksız yöntemler kullanmakla eleştiren insan aynı yolları denemeye hazırsa, eleştirisi ahlakı değil menfaatini gerçekleştirmek içindir.

Bürokraside belirli bir konum elde etmek için belirli yöntemleri kullanan menfaatçilerin en büyük korkusu başkalarının da aynı yöntemleri kullanabileceği endişesidir. Bu durum bir göreve başarısı ve liyakatiyle değil, eş dost, tanıdık veya siyasal yandaşlık ile gelen kişilerde daha fazla görülür.
Korku, kendisinin başkalarını saf dışı ederken kullandığı yöntemin başkaları tarafından kendisine karşı kullanılabileceği endişesidir.

Kendi başarısı ile bir göreve atanmayan menfaatçi bürokrat, sürekli endişe içindedir. Endişesinin kaynağı kendi denediği ayak oyunlarının kendine karşı denenme riskidir. Hayatı bu riski azaltacak arayışlarla geçer. Konumunu kaybetme riski onu sürekli olarak ahlakı inkar eden bir konumda tutar.

Hiç kuşkusuz menfaatçi için en büyük değer çıkarlarıdır. Çıkarların en büyük değer olduğu ilişkilerde çıkar ortadan kalkınca dostluğun da bitmesi kaçınılmazdır.  Bu yüzden menfaatçilerin kalıcı dostlukları yoktur. Onun dostluğu karşısındaki insandan yararlanabildiği zamana kadar sürer.

Hayat bana " Şu insanla asla bir araya gelmem, konuşmam " diyenlerin bir süre sonra dost olduklarını gösterdi. Dahası başkası aynı şeyi yaptığında bu insanların karşı çıkmasıdır. Menfaatçi insanlar aslında kendilerinden nefret etmektedir. Menfaatçi insanlar duygularında ölçüsüz davranmaktadırlar. Aziz Peygamberin dediği gibi; "Sevgide ve nefretten aşırı gitmeyin."
Birbirinizin yüzüne bakılamayacak sözler söylemeyin. Menfaatçi insanın dostluğu da düşmanlığı da abartılıdır.

“Köpeklerin dostluğu " demiş Mevlana ve devam etmiş: " Aralarına kemik atılıncaya kadardır. Bu metafor menfaatçi insanların dostluğunun çıkarlarının kesişmesine kadar sürdüğünü göstermektedir. Oysa menfaatin olmadığı dostluklar gerçek dostluk tur.

Menfaatçi sürekli çıkarlarını öncelediğinden, bu amaca uygun arkadaşlar edinir. Arkadaş edinirken ahlakı bir değere yaslanmadığından, onları kolayca terk eder. Esasen insanlara verdiği değer, bir gün ise yarayacağı beklentisidir.

Hayatta herkesin farklı öncelikleri vardır. Önceliklerin sıralaması özeldir çoğu kez. Birinin önceliği, diğeri için ihmal edilebilir bir şeydir. Yine de insanlar kendi sorunlarının herkes tarafından aynı ölçüde önemsenmesini isterler. Menfaatçi ise sürekli kendinin önemsenmesini ister.

Menfaatçi, dini pratikleri yerine getirirken özenli davranır. Çünkü onun amacı ibadeti Allah rızası için değil, kişisel menfaat elde etmek için yapıyor olmasıdır.

Neyi yaptığınız çoğu kez neyi savunduğunuzdan daha önemlidir. 

İnsanların çoğu davranışları yüzünden savundukları değerlere zarar veriyorlar. Menfaatçi insanlar söylemlerinde son derece ahlaki bir dil kullanırlar. Onların temel sorunu davranışlarında bu ahlaki ilkeleri kolayca ihmal edebilmeleridir. İnsanın karakteri diline yansır. Dilindeki kötülük, aslında gizlemeye çalıştığı ancak başaramadığı bilinçaltının dışa vurumudur.



YAZARLAR