Seyit Ahmet UZUN


Masalda Karakter

Seyit Ahmet Uzun; Masal yazmak gerçekten edebi türler içinde en zor olanlarındandır. Çünkü söyleyeceğimiz her sözün küçük yüreklerde nasıl bir karşılık bulacağını tam kestiremeyebiliriz.


Masal yazmak gerçekten edebi türler içinde en zor olanlarındandır. Çünkü söyleyecegimiz her sözün küçük yüreklerde nasıl bir karşılık bulacağını tam kestiremeyebiliriz. Bunun için bu alanda kalem oynatanların ilk başta dikkat etmesi gereken husus MASAL kahramanlarını oluştururken şekillendirdikleri karaktere dikkat etmeleridir. 

Son zamanlarda çocuk edebiyatında karşımıza çıkan müstehcen diyebileceğimiz türden yazınlar, bu konuda bir denetleme mekanizmasını zorunlu hâle getirmektedir. 

Özellikle anne babalar ve öğretmenler MASAL tarzında eserleri alırken ilk önce kitabın diline ve kahramanın karakterine dikkat etmeleri gerekmektedir. 

Sözde kendi kahramanımız diye aldığımız Keloğlan serilerinde sahtekarlık, hile, menfaatcilik, devler. cinler cirit atmaktadır. 

Bu sadece bir örnekti. Buna benzer diğer masal karakterlerinde de benzer özellikler görmekteyiz. 

Pinokyo. Pinokyo, Gepotto adlı bir marangozun ağaçtan yontarak yarattığı bir kukladır. Ve zamanla insana dönüşmektedir. Bu arada öne çıkan en önemli özelliği yalan söylediğinde burnunun uzamasıdır. 

Ancak bu masalı okuyan çocuklar, söyledikleri yalanda burunlarının uzamadığını görünce kötü bir iş yapmadıklarını düşürebilirler. Bunun bir örneğini bir imza günümde yaşadım. Bu konuları konuştuğum bir okurum şöyle demişti; Hocam doğru diyorsunuz. Geçen gün oglum yanıma geldi. Bana bakarak b "Anne burnum uzamış mı?" Dedi. Şaşırdım. "Hayır uzamamış" dediğimde, yalan söylediğini ve burnunun niçin uzamadığını sordu.

Çocukları olumsuz yönde etkileyecek karakterlerin masallarda karşımıza çıkması bu yazın türüne ayrı bir değer vermemizi gerekli kılmaktadır. 

Hansel ve Gretel kardeşlerden bir bölümü beraber değerlendirelim. Baba, çocukların üvey annesiyle konuşmaktadır. 

"Bir akşam yatağa yattığında, sıkıntıdan sağa sola dönüp durdu. Sonra karısına, "Ne olacak bizim halimiz? Zavallı çocuklarımızı besleyemiyoruz; kendimizi bile doyuramıyoruz" dedi. "Dinle beni bey..." diye cevap verdi karısı. "Yarın erkenden çocukları ormanın hiç balta girmemiş kısmına götürürüz. Orada onlara ateş yakar ve birer parça ekmek bırakırız; sonra da işimize bakarak onları yalnız bırakırız. Onlar evin yolunu bir daha bulamaz; böylece onlardan kurtulmuş oluruz!"

Bir annenin çocuklarıyla ilgili yaklaşımı küçük zihinlerde nasıl bir etki oluşturur acaba? Ve çocuklar bu masalı okuduğunda üvey annelerle ilgili nasıl bir algıya sahip olurlar düşünüyor muyuz acaba? 

Masalın ilerleyen bölümlerinde çocukların kendilerine sözde iyilik yapmak isyisteyen ama kötülüğü açık olan karakterlere bakış açılarıyla insanlara veya kendilerine iyilik düşünenlere karşı nasıl bir bakış açısı geliştirebileceklerini düşünüyor muyuz acaba?

Bu masaldan çocuklar ne çıkarabilir? Tek kelimeyle  İnsanlara güvenmemeleri gerektiğini . Cadıların olduğunu ve daha bir sürü olumsuz davranış. Bunun için aldığımız masallardaki karakterlerin ne kadar önemli olduğunu özellikle dile getirmekteydim. 

MASAL dediğimizde ilk aklımıza gelen büyülü, sihirli, devli, büyülü, perili olaylar gelmektedir. Ve karakterlerde bu olaylara göre şekillenmektedir. Kolay yoldan hedefe ulaşmak, tembellik, bir yerden bir yere anında gitmek karakterlerin birer özelliği şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Bu masallarla büyüyen çocuklar gençliklerinde de Harry Poter serilerine tutkun olmaktadır. Vampirli, zombili kitaplar daha çok ilgilerini çeker olmaktadır.

Bunun için MASAL yazımında oluşturulacak karakterlerin kültürümüze, değerlerimize uygun ve  çocuklarda pozitif algı oluşturacak özelliklerde olması gerekmektedir. 



YAZARLAR