Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



F. Yılmaz ALTUNÖZ


LGBT VE SİZ TANRI OLSAYDINIZ NE YAPARDINIZ?

Yazarımız F. Yılmaz Altunöz'ün "yeni" yazısı...


Bir Tv. Sunucusunun "LGBT'li bireylerle ilgili düşünceniz nedir?" sorusuna; AK Parti Kayseri Milletvekili Mehmet Özhaseki Merkez Efendi hikâyesiyle örnek göstererek şunları söyledi:

"Küçük bir hikaye anlatmak isterim. İstanbul'da Sümbül Efendi talebelerini toplar. 'Siz tanrı olsaydınız ne yapardınız?' diye sorar. Önce hepsi 'Tövbe Estağfirullah' diyorlar. Sonra 'Oğlum cevap verin' diyor cesaretlendiriyor. Biri diyor 'Kötülükleri yok ederdim', öbürü 'Fakirliği kaldırırdım.' Ellerine tanrısal bir güç gelince hepsi söylüyor.

Orada bir çalışkan öğrenci var Musa Muslihiddin (Merkez Efendi). Ona soruyor 'Sen ne yapardın Musa?' diyor. 'Her şeyi merkezinde bırakırdım.' diyor. “Cenab-ı Allah hiçbir şeyi lüzumsuz yaratmamıştır. Her şey zıddıyla kaimdir. Allah denge üzerine yaratmıştır. Hiçbir şeyi yok ederdim demek olmaz. Mademki Allah yaratmış, hepsinin başımızın üstünde yeri var.Onu Allah'ın yarattığı bir emanet gibi görmek her kulun vazifesi diye düşünüyorum. Her inançlı insanın işi diye düşünüyorum. Onun dışında saygı duymak ve tercihlerine sonuna kadar saygı duymaktan başka elimizden bir şey gelmez bana göre."

Yukarıdaki söz konusu cümlelerin, söylenen sözlerin birkaç noktadan değerlendirilmesi gerekmektedir. Sümbül efendiye atfedilen şu cümlelerin “Siz tanrı olsaydınız ne yapardınız?”sorusunun İslam ahlakında ve hukukunda yerinin olmadığı bilinmelidir. Bu yaklaşım Yunan mitolojisinin bir benzeridir. İslami gelenekte “siz tanrı olsaydınız” sorusunun sorulması asla söz konusu olmamıştır. İnsanların kendilerini tanrı yerine koyması için Allah’ın 99 ismine/sıfatına sahip olması gerekir ki; bu asla mümkün değildir. Üstelik Sümbül Efendi(Allah rahmet etsin) kim? İslam da kanun koyucu yetkisi mi var? Teşrii hakkı mı var? Vahiy mi alıyor? Ona atfedilen bu yanlış ve şirk içeren bu sözlerin kaynak alınması asla doğru değildir ve bağlayıcılığıda olamaz. Sorulan soru ile verilen örnek arasında bir ilişki yok. Ve LGBT (eş cinselliğin her türlüsü) ile bir illiyet bağıda yoktur. 

Allah şerri/kötülüğü murat etmez. Varlıkları ibaha/mübah halde yaratır. Fakat insanlar onu şerre ve kötülüğe dönüştürür. Yani Allah hiç kimseyi eş cinsel olarak yaratmaz. Soruların muhatabı daha da ileri giderek “Cenab-ı Allah hiçbir şeyi lüzumsuz yaratmamıştır. Her şey zıddıyla kaimdir. Allah denge üzerine yaratmıştır. Hiçbir şeyi yok ederdim demek olmaz. Madem ki Allah yaratmış, hepsinin başımızın üstünde yeri var.” Bir fakih / alim rolünü üstlenerek fetva vermektedir. LGBT ve türevleri ile ilgili islam hukukunun suç ve ceza konuları görmezden gelinerek; bu günahı/suçu işleyenler adeta meşrulaştırmaktadır. Ayrıca peygamberlerin geliş gayesinin üstü örtülmektedir. Hiçbir peygamber hiçbir günaha razı olmamış ve “başım üstüne” diyerek saygı göstermemiştir. Tüm peygamberler değişim/ıslah/ihya etmek yani Allah’ın suç/günah saydığı inanç/davranışları ortadan kaldırmak için gönderilmişlerdir.

“Onu Allah'ın yarattığı bir emanet gibi görmek her kulun vazifesi diye düşünüyorum. Her inançlı insanın işi diye düşünüyorum. Onun dışında saygı duymak ve tercihlerine sonuna kadar saygı duymaktan başka elimizden bir şey gelmez bana göre." Suç ve günah hatta fıtratı değiştirmek islam hukukunun ve ahlakının neresinde “emanet” olarak kabul görmektedir. Nikahsız ve bir o kadarda ahlaksız ilişkilere “her kul emanet olarak bakması ve her inançlı insanınişi… saygı duymaktan başka”sözlerine bakışını semavi dinler açısından bakıldığında konulacak bir yer olmadığı görülecektir.

İslam’ın haram saydığını helal saymak imanı zedeler. İslam LGBT ve türevlerini haram/suç saymakta ve cezalandırmaktadır; asla bir tercih olarak kabul etmemektedir. Lut peygamberin kavmi LGBT’yi yaşam tarzı haline getirmişlerdi. Lut peygamber onların tercihleri diyerek saygı göstermedi. Ve Allah’ta saygı göstermedi. Bir gece “Emrimiz gelince, oranın altını üstüne getirdik ve üzerlerine (balçıktan) pişiri­lip istif edilmiş taşlar yağdırdık. (O taşlar) Rabbin katında işâretlenerek (yağdırılmıştır). Onlar zâlimlerden uzak değildir.” (Hûd Suresi, 82-83)

Şüphesiz ki Özhaseki’nin sözleri inanan insanlar adına değil ve de onları bağlamaz. Ancak AK Parti’nin dindar bir parti olarak değerlendirilmesi ve ona oy verenleri de kapsaması nedeniyle; AK Parti’nin tabanının da zor durumda kaldığı/kalacağı bir gerçektir.

“Hakkın ali (yüce) hatırı hiçbir hatıra feda edilemez”



YAZARLAR