Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Celal TAHİR


Kürsel Karantina ve Korona

Yazarımız Celal Tahir'in, Özgün İrade Dergisi 2020 Haziran (194.) saysında yayımlanan yazısı...


Virüs Nasıl Ortaya Çıktı?

Dünya’nın özellikle son on yıldır yaşadığı, içinden geçtiği süreçler, modern dünyada hemen hemen yüz senede bir görülen değişim-dönüşüm dönemlerinden farklıdır. Bugünün dünyası sanayi inkılâbını aşan bir sıçrama yapma hedef ve eğilimindedir. Çünkü sanayi inkılâbının gerçekleşmesini sağlayan teknolojik buluşların çok ötesinde teknolojik gelişmeler yaşanmaktadır ve yaşanmaya devam etmektedir. Bu teknolojik gelişmeler mesnet kılınarak, modern dünya öncelikle teknolojik ve iktisadı alandan başlayarak sosyal ve kültürel alanlarda kapsamlı bir dönüşüm süreci yaşayacaktır. Bu egemen dünya zümrelerinin esas gündemidir.

 Egemen Güçler Ve Gelişmeler

Dünyanın Egemen zümreleri elbette her türlü gelişmeyi kendileri belirliyor ve tayin ediyor değildir; bu zaten mümkün de değildir.  Bu bir kişi grup veya zümreye ilahlık izafe etmek olur. Ama zaten büyük güç olmak demek, her türlü iş oluş ve gelişmeyi belirlemek demek değildir. Ve fakat büyük güçlerin istemediği bir iş oluş ve gelişmede başlangıçta olsa- oluşsa bile, orta ve uzun vadede varlığını devam ettirmesi zordur. Yani büyük güçlerin istemediği bir işin olması zordur.

Beri yandan büyük güçler, dünyanın egemen zümreleri-mahfilleri kendi tahmin, istek ve iradeleri dışında ortaya çıkan gelişmeleri de kendi lehlerine çevirebilmekte ve kullanabilmektedirler. Bu ise büyük güç olmanın hususiyetlerindendir

Coronavirüs laboratuvarda üretilen bir virüs, bir biyolojik silah mıdır?  Yoksa söylendiği gibi içinde yarasalardan insana geçen bir virüs müdür? Veyahut mevcut bir virüsün bir sebepten mutasyona uğramış bir hali midir?  Bunlar ayrı bahistir. Her nasılsa Coronavirüsün oluşturduğu küresel karantina,  toplumsal sosyal kültürel ve iktisadi neticeler doğuracaktır.  Esasen üzerinde durulması gereken husus budur.

Coronavirüs küresel salgın haline almasından sonra ortaya çıkan küresel bir insanlık durumu vardır; bu ise akla şunu getirmektedir: Virüs doğalında da gelişmiş ve yayılmış da olsa, laboratuvarda üretilen bir biyolojik silah da olsa; dünyada yeni bir toplumsal dönüşümü hedefleyen zümrelerin mevcut bir planı salgınla beraber tatbikata konulmuş gibidir.

Zaten egemenlik iddiasında olan zümreler birçok hususta çok seçenekli planlarla hareket etmektedirler.  Dolayısıyla küresel ölçekte bir salgına karşı birden fazla planın, devletler üstü küresel oligarşinin masasında hazır olarak beklediğini düşünmek ve beklemek gerekir.

Buradan hareketle de düşünülmesi ve söylenilmesi gereken salgın kendiliğinden ve doğallığında gelişmiş de olsa biyolojik silah da olsa; dünya devlet ve hükümetlerinin salgına karşı belirli bir tutum almak zorunda bırakılmakta olduklarıdır. Neredeyse bütün dünyada medyasının ve de sosyal medya mecralarının salgını ele alış şekli de bir kurgu neticesi gibi gözükmektedir. Dünyada ve Türkiye'de her gün medyada 7/24 doktorların konuşmaları ve sürekli hastalık ve ölüm oranlarının ilan edilmesi ne anlama gelmektedir ve bunun lüzumu nedir?Özellikle bu husus, virüs bir laboratuvar çalışmasının ürünü değilse de, sonrasının, kurgu eseri olduğunu akla getirmektedir.  Bu şekilde bir küresel karantinanın ne derece gerekli olduğu ve nasıl ve ne kadar işe yaradığı ve faydalı olduğu da ilerleyen zamanlarda değerlendirilecek müzakere edilecektir.

Corona ve Sonrası

Ancak her halükarda ortaya çıkan bu Corona virüs salgını, dördüncü sanayi devrimi veya dijital devrim denilen küresel toplumsal dönüşümü hedefleyen devletler üstü küresel oligarşinin dünyayı dönüştürme hedefine uygun bir şekilde kullanılmaktadır. Ütopyalar Devri'nin kapandığı yerine distopyaların aldığı gayet açıktır. Ortada çok büyük bir hadise olmamakla beraber, küresel çapta yaşananlar distopik bir sinema filmini çağrıştırmaktadır. Şu an için yaşananlardan anlaşılan gidişatın kontrolsüz bir kaosa dönüşmesinin istenmediğidir.              Düşündürücü ve üzücü bir husus ise çılgınlık ve histeri ve panik neticesinde insanların, marketlere hücum edip yağmalarcasına alışveriş yapmalarıdır. Bu durum tam bir distopik bir sinema filmini çağrıştırmaktadır. Daha ciddi ve vahim bir durum ortaya çıktığında neler olabileceği ise epey düşündürücü bir meseledir.     

Petrol Fiyatları Dünya Sisteminin Talebi İle Düşmüştür

Suudi Arabistan tarafından Petrol fiyatlarında yapılan indirim kuvvetle muhtemel dünya sisteminin Suudi Arabistan’dan talebi üzerine gerçekleşmiştir. Turizmin sıfırlandığı, ticaretin ve dolayısıyla sanayinin de önemli oranda aşağı düştü seyrettiği bugünlerde;  anlaşılan o ki küresel çapta bir iktisadi kriz öngörülmemektedir

İnsanlığın 2020'li yolları muhtemelen çok hızlı gelişmelere gebedir ve 2000'li yılların her senesi çift basacaktır yani bir sene 2 Seneye belki de 5 seneye bedel olacaktır. Küresel ölçekte dünyaya yön ve nizam vermeye gayret eden küresel oligarşi şu an yaşananlara benzer gelişmelerle, belki de bir dünya savaşı da yaşanmadan, sanayi inkılabını da aşan bir toplumsal dönüşümü gerçekleştirme hedefindedir Bu sebepten de kontrollü hareket edilmektedir.

Bugün Yaşanan Bazı Gelişmeler Kalıcı Olacaktır

Beri yandan tüm bu yaşananların bir neticesi eğitim ve çalışma hayatında bir değişim dönüşüm olmasıdır. Bunların geçici olduğu düşünülebilir ve söylenebilir; ancak muhtemelen öyle olmayacaktır. Çünkü mesela kadınların yoğun bir şekilde çalışma hayatına girişi de 1. Dünya Savaşı ile olmuştur. Savaş sebebi ile erkeklerin iş hayatından ve kamusal alandan çekilmesi ve boşluk oluşması kadınların yoğun bir şekilde iş hayatına atılması neticesini getirir. Sonrasında liberalizmin sosyalizmi feminizmin ideolojik argümanları ile kadınların çalışma hayatında kamusal alanda zaten olması gerektiği dünya insanlığına empoze edilir. Bunun benzeri gelişmeler de bugünlerde yaşanmaktadır. Bundan sonra bir takım işlerin evden halledilmesi ve örgün eğitimin de yeniden düzenlenmesi gündemde olmalıdır. Belki de 5-10 sene hatta 20- 30 sene sonra gerçekleşebilecek süreçler ve olgular, önümüzdeki birkaç sene içinde cisimleşecek, ete kemiğe bürünecektir. Uzaktan eğitim ve uzaktan çalışma şu anda zaten tahakkuk etmiştir. Dünya çok daha fazla online olmuştur; insanlar daimi online haldedirler;  hiç olmadıkları kadar sanal âlemde yaşamaktadır.

Online uzaktan eğitim çevrimiçi uzaktan çalışma belki 5-10 sene içinde zaten tahakkuk edecekti. Ancak küresel Corona virüs salgını bu noktada bir katalizör vazifesi ve işlevi görmüş ve süreci hızlandırmıştır. Birçok insanın bundan sonra biraz plazalardaki ofislerde toplanıp çalışmasının anlamsız olduğu düşünülecek ve konuşulacaktır. Bunun gerekliliğini savunacak kişilerin fazla olması beklenmemelidir.

Bu rasyonel de değildir. Ofislerin maliyeti, insanların trafikte işe geliş gidiş maliyetleri ortadadır. Kaybedilen zamanın maliyetini ise hesaplamak bile mümkün değildir. Ofislerde insanlar arasında ki sorunlar da cabasıdır. Üstün astlara uyguladığı mobing uygulamaları ve başka meseleler düşünüldüğünde, online uzaktan eğitim online uzaktan çalışmanın zamanla daha kalıcı olacağı bellidir.

Corona Ve Küresel Vatandaşlık

Ve bununla beraber evden çalışmanın mümkün olduğu iş kollarında sektörlerde uzaktan- çalışma evden çalışma pratiği gelişmiştir, geliştirilmektedir. Yine eğitim uzaktan eğitim halini almıştır. Bu hem üniversite ve hem de orta öğretim de geçerli bir durum ve husustur. Tüm bunların corona salgınından sonra da önemli ölçüde devam edeceğini düşünmek mümkündür. Beri yandan insanlık zaten içinde yaşadığı sosyal medya ve sanal âleme daha fazla kendini kaptırmış durumdadır. Sanal âlemin aynasından öte yana geçilmiş ve harikalar dünyasında yaşanmaya başlanmıştır. Bu zaten senelerdir mevcut olan bir realitedir bunun daha da gelişeceğini düşünmek mümkündür; bu meselenin sanal âlem ve sosyal medya ile irtibatlı olan yanıdır.

Ölüm korkusuyla insanlık, sanki silkelenmek de kendine getirilmektedir. Bunun insan toplumunda bir toparlanmaya bir harekete dönüşeceği de açıktır. Belki de kendiliğinden gelişen bir virüs ve salgın dünyanın egemen zümrelerine bu imkânı sağlamıştır. Küresel düzeyde oluşan ortak hissiyat ile beraber korku eşiği de aşıldığında bir nevi silkelenme ve kendine gelme durumu oluşur. Sonrasında insanların uzaktan çalışma ve uzaktan eğitim ile beraber küresel vatandaş haline gelmeleri de beklemek gerekir.  Mesela İstanbul’da yaşayan birisi merkezi Amerika'da Washington’da veya İsviçre'de olan bir şirketin, eşi de merkezi Çin'de veya Rusya'da olan bir şirketin elemanı olacaktır. Kızları Amerika'daki bir üniversiteden uzaktan eğitim olacak, yani onun öğrencisi olacaktır. Oğulları da Fransa Paris'te bir lisenin uzaktan online eğitim yoluyla öğrencisi olacaktır. İşte bu durumda zaten küresel vatandaş küresel çalışan küresel öğrenci küresel insan ortaya çıkmış demektir. Bunun adının nasıl konulacağını ise herkes yaşayarak görecektir.

Tüm bunlarla beraber zaten var olan bazı hususlar ve uygulamalarda daha fazla gelişecek, devamlılık ve yaygınlık kazanacaktır. Şu anda devletlerin haberleşme üzerinde kontrolleri, zaten önemli ölçüde yoktur. Bu zamanla daha da azalabilir. İnsanlar arasında temas bu derece azaldığında, para daha da fazla online dolaşır hale gelecektir. ve kripto para sanal para daha fazla önem kazanacaktır. Sanal küresel dünyada, üzerinde mutabakat sağlanmış bir sanal paranın da ortaya çıkışını beklemek gerekmektedir.

Dolayısıyla ulus devlet güçlenecek diyenlerin sözleri makul ve gerçekçi bir öngörüye dayanmamaktadır. Nasıl ki sönmeye doğru bir ateş son defa alevlenir harlar sonra da köz olur ve giderek küllenir ise Ulus devlet de tarihten çekilip giderken son hamlelerini yapar. Ancak sonra varlığı, bu yaşanan ve yaşanacak gelişmelerin neticesi oluşacak toplumsal dönüşümlerle, giderek işlevsiz lüzumsuz hale gelir.

 



YAZARLAR