Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Mehmet Ali TEKİN


Küreselcilerin korona oyunları

Yazarımız Mehmet Ali TEKİN'İN 'YENİ' YAZISI...


Koronavirüsüne yakalanıp, hastalanıp ölme duygusu, bütün dünya toplumunu sarmış durumda.
Çin, birkaç aydır bu virüsle uğraştığı için, mücadelede belli bir yere geldi ve salgını şu anda sanki kontrol altına almış gibi gözüküyor. Buna karşılık Avrupa’da ve ülkemizde, kargaşa ortamı gittikçe artmakta. Kaosun artması için, medya ve iletişim araçları, sürekli korku pompalıyor.

Avrupa ülkeleri ve ABD, hava sahalarını ve sınırlarını tüm yabancılara kapatmasına rağmen; “Exercise Europe Defender 20” tatbikatı kapsamında, ABD ordusuna mensup askerin bir kısmı; 14 Mart Cumartesi günü, Almanya’nın Hamburg limanına geldi. Nisan’da başlayıp, Temmuz ayında bitecek olan tatbikat için, ABD’den 30 bin askerin katılması planlandı. ABD kuvvetleri, kişisel silahlardan Abrams tanklarına kadar, 33.000 parça askeri donanım getireceği açıklandı. Tatbikat için AB ülkelerinin kasasından, 30 Milyar Euro çıkacağı tahmin ediliyor.

Bu askeri hareketlilik koronavirüs korku senaryoları arasında, sessiz sedasız yapılmakta. 2020 Avrupa Futbol şampiyonası, 2021 yılına ertelenmesine rağmen, bu tatbikat neden ertelenmedi? Bu tatbikat Rusya ve Çin’e karşı mı, ya da kime karşı yapılıyor?

Küresel güçler, virüs korkusunu pompalayarak, istedikleri kargaşa ortamını oluşturmayı başardılar. Bu kargaşa sayesinde Avrupa, Çin, Rusya ve dünyanın birçok ülkesinde, şirketlerin birçoğu şimdiden milyarlarca dolar zarara uğratıldı. Bu şirketlerin birçoğu, iflas edecek. Korku senaryoları arasında, küresel güçlerin şirketlerinden birisinin, koronavirüs aşısını bulacağı (aslında daha önceden bulduğu), tüm ülkelere bu aşıyı satacağı ve bu sayede trilyonlarca dolar kazanacağı söylentisi, bazı uzman doktorlar tarafından dillendirilmeye başlandı bile.

Onkoloji Dr. Yavuz Dizdar 15 Mart günü, şöyle bir açıklama yaptı: “Köpürtülmüş kabartılmış ileri derecede paniğe sevk edilmiş bir durumla karşı karşıyayız. Bu olay bilinçli olarak, Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılmaktadır. ABD Başkanı Trump, canlı yayına çıktı ve Roche firmasına, ekranlardan teşekkür etti. Onlara 500 bin tanı kitini ısmarlandığını ve 50 milyar doların da serbest bırakıldığını açıkladı. Mevcut olan panik durumu sürdürülecek demektir. İran, İtalya… Diğer ülkelerin hepsinde bu bir şekilde var, Türkiye’de de muhtemelen var. Roche bir kasadır. Kasa her zaman kazanır. Ben bu hikâyeyi daha önce çok gördüm. Daha önce domuz gribinde tarihleri geçmiş ilaçlar satıldı. Bu olay bir iki ay daha, bu seviyede sürdürülecek. Sonra aşısı ile birlikte, tekrar ortaya çıkarılacak.

Aşıyı çoktan bulmuşlardır. Bu büyük bir iş. Yüz binlerce litre aşı tanklarını, oluşturmanız gerekir. Bunu yaparken de, yüksek maliyetler çıkar. O maliyeti de, ülkelerden siparişle alacaklar. Siparişleri şimdiden verin ki başka türlü bunu üretemeyeceğiz diyecekler. 250 milyon dolar, sadece 5 milyon kişinin, aşı ücreti eder. Birkaç doz olursa, fiyat katlanacaktır.

Yıllar önce Roche görevlileri bana geldi. ‘Türkiye’de Lenfoma taraması yapacağız’ dediler. Niye yapacaklarını sordum, ‘Türkiye’de lenfoma tehlikesi var’ dediler. Ben ‘yok’ dedim. Ama ‘Yunanistan’da var Türkiye’de niye yok onu araştıracağız’ dediler. Onu bahane ettiler. Sonra yaptılar. Anladım ki bunun arkasında farklı şey var. Bu şirket DSÖ’yü bile kontrol eden bir şirket. ABD Başkanı Trump’ı bile açıklama yapmak zorunda bırakan bir şirkettir.”

Öncelikle Sağlık Bakanımız Dr Fahrettin Koca’yı tebrik etmemiz gerekiyor. Önce ‘insanı’, sonra ‘devleti’ ön plana alan, bir politika izleyerek; korona krizini bu güne kadar, çok iyi yönetti. Halkımız da Dr Fahrettin Koca ve diğer yetkililerin uyarılarını dikkate aldı, destek verdi. Alınan tedbirler sayesinde, vak’a sayımız Elhamdülillah az. Hâlihazırda 89 yaşında 1 hastamızı kaybettik.

Küresel güçler, bütün dünyayı kendilerinin istekleri doğrultusunda hareket etmeye zorluyor, zorlayacaklardır da. Bu vesileyle yüce Rabbimizin şu uyarısına olan mutmainliğimi, bir kere daha sizlerle paylaşıyorum: “İnkâr edenler, seni bağlayıp bir yere kapamak veya öldürmek, ya da sürmek için düzen kuruyorlardı. Onlar düzen kurarken, Allah da düzenlerini bozuyordu. Allah, düzen yapanların en iyisidir.” Enfal – 3

Kaynak: gercekhayat.com.tr



YAZARLAR