Veysel TAY


Kur´an-ı Kerim´in Yapraklarını Hissetmek!

Yazarımız Veysel Tay yorumluyor.


?Tutuklu bulunduğum zindanda, Kur´an-ı Kerim bulundurmamı yasaklamışlardı. Unuttukları bir şey vardı; otuz beş yıldır ben Kur´an-ı Kerim´i ezberimde bulunduruyordum. İstediğim şey ise sadece Kur´an-ı Kerim´e ellerimle dokunabilmekti!?

 (Şehid Muhammed Mursi)

 

Asrımızın büyük şehitlerinden biri daha yaşadığı her anda, doğruluk ve adalet üzere olduğuna, tüm dünyayı şahit tutarak Rabbine yürüdü. Tüm şehitlerimiz gibi o da bizlere yol işaretleri bırakmayı ihmal etmedi.

Şehidimizin darbeyle tutuklanmasından önce ve sonraki dönemlere ait konuşmaları ve mesajları, birkaç gündür sosyal medya üzerinden yoğun bir şekilde paylaşılıyor. Bunlar dikkatlice incelendiğinde görülecektir ki, Şehid Muhammed Mursi´nin darbe sonucu zindana atılması, onun söylem ve mesajlarında, dolayısıyla da mücadelesinde en ufak bir değişikliğe sebep olmamıştır.

Şüphesiz şehidimizin paylaşılan her söz ve mesajı bizler için birbirinden kıymetli mesajlar ve yol işaretlerini içinde barındırmaktadır. Ancak ben bu kısa yazımda sizlere özellikle beni en çok etkileyen mesajından bahsetmek, bu konudaki duygularımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Malumunuz, büyük şehidimiz Muhammed Mursi, mühendis olmasına (yani teknik bir meslek grubundan olmasına) rağmen aynı zamanda Kur´an-ı Kerim´in tamamını ezberleme bahtiyarlığına ulaşmış bir ilim erbabıdır.

Şehidimizin yukarıdaki sözü bize gösteriyor ki; zalim firavunun uşakları, hafız olan bir ilim erbabını, zulüm ile tuttukları zindanda Kur´an-ı Kerim´den mahrum bırakabileceklerini zannederek, yanında Kur´an-ı Kerim bulundurmasını engellemişlerdir.

?Tutuklu bulunduğum zindanda, Kur´an-ı Kerim bulundurmamı yasaklamışlardı. Unuttukları bir şey vardı; otuz beş yıldır ben Kur´an-ı Kerim´i ezberimde bulunduruyordum. İstediğim şey ise sadece Kur´an-ı Kerim´e ellerimle dokunabilmekti!?  (Şehid Muhammed Mursi)

Evet, şu üç günde şehidimize dair paylaşılan sözlerden beni en çok etkileyen bu oldu: ?İstediğim şey ise sadece Kur´an-ı Kerim´e ellerimle dokunabilmekti!?

Şehid Muhammed Mursi gibi bir hafızın okuduğu Kur´an ayetlerinin yanında bizlerinki ne kadar Kur´an okumaktır, bu bir tarafa; okuduğumuzu bile çoğumuz, hızla dijitalleşen dünyamızın da etkisiyle; telefonlardan, tabletlerden okur olduk. Hatta sadece okunanı dinler veya ses yarışmalarında izler olduk.

Bunları söylerken teknolojiden uzak duralım veya nimetlerinden faydalanmayalım demiyorum elbette. Teorik olarak, teknolojiyi Kur´an-ı Kerim´i daha iyi öğrenmek daha hızlı ve daha çok faydalanmak için kullanabilme imkânları var elbette. Ancak işin pratiğine bakıldığında ise gördüğümüz sonuç şu ki; Kur´an-ı Kerim´i öğrenme ve faydalanma oranı, maalesef her nesilde teknolojiyi kullanma oranıyla ters orantılı olarak azalmaktadır.

Kur´an-ı Kerim´in tamamını harf harf ezbere bilen Şehid Muhammed Mursi bile, Kur´an-ı Kerim´in sayfalarına elleriyle dokunup, O´nu hissetmek isterken, bizler Kur´an-ı Kerim´e ne kadar yakınız, ya da ne kadar uzağız?

Şu an herkes çocukluk veya gençlik yıllarını bir hayal etsin; herkesin evinde toplam kaç tane Kur´an-ı Kerim vardı?

Hemen hemen her evde tek bir Kur´an-ı Kerim bulunmasına rağmen, herkes o Kur´an-ı Kerim´i sürekli okur, bazen sıra bile beklenirdi. Okumak için komşulardan Kur´an-ı Kerim istendiğine sizler de kaç kez şahit olmuşsunuzdur.

Peki, bugün durum nasıl? Hangimizin evinde kaç Kur´an-ı Kerim var? Elektronik cihazlarımızdaki Kur´an-ı Kerim uygulamalarını hiç dikkate almadan, sadece Mushaf´ları göz önünde bulundursak bile; bugün her evde, aile bireylerinin sayısından çok daha fazla Mushaf, kitaplıklarımızın en üst rafında yerini almış durumdadır.

Peki, biz bu Kur´an-ı Kerim´leri ne kadar elimize alıyor, ne kadar dokunuyor ve ne kadar hissediyoruz? Bu Mushafları kitaplıklardan indirme; dokunarak ve hissederek okuma zamanı gelmedi mi?

Ezbere bildiğimiz sureler ve ayetleri bile, parmaklarımızla takip ederek okumak!

Kur´an-ı Kerim´i hissetmek, ama şekilcilikten uzak bir hissetmek!

Kur´an-ı Kerim´in ruhunu o sayfaların, o satırların arasında hissetmek!

En önemlisi de Kur´an-ı Kerim´in de (ezbere bildiğiniz sureler de dâhil olmak üzere) sayfalarının parmaklarımızı, mürekkebinin ise gözyaşlarımızı hissetmesi!

Evet, Kur´an ile karşılıklı birbirimizi hissetme zamanı gelmedi mi?

Şehid Muhammed Mursi´nin bu söyle bize bıraktığı yol işareti bu değil midir?

Amacım, bir Mushaf´ın kâğıt veya mürekkebinin, kutsal olup olmaması gibi bir tartışmaya girmek değil.

Mealci geleneğin son yıllarda çokça dillendirdiği ?Kur´an-ı Kerim´i yüzünden okumak ya da hatim indirmek diye bir ibadet yoktur? iddiası da zerre kadar umurumda değil.

Dijital cihazlarda, dijital gölge ile takip edilen ayetler ile Yüce Kitabımızın ruhunu yakalayıp gözleri yaşaran kardeşlerime de bir sözüm yok.

Benim çağrım/sözüm benim gibilere sadece!

İnşallah Rabbimiz bizleri, Şehid Muhammed Mursi ve diğer şehitlerimizin, bizler için bıraktığı yol işaretlerini takip eden/edebilen kullarından eyler. (Amin)



YAZARLAR