Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Halil ÇİFTÇİ


Kripto Hayaller Kaybolan Umutlar

Halil Çiftçi'nin yeni yazısı;


 

İktisadi süreçlerin temeli ilk dönemlerde ekonominin temel konusu olan metaların değiş ve tokuşu ile mümkün idi. Tarım toplumunun ürettiği artı değerler pazar veya alışveriş noktalarında karşılıklı değiştirilmek suretiyle insanların ihtiyaçları ve talepleri giderilmekteydi. İhtiyacın dışında kalan her ürün ihtiyaç duyulan ürün ile takas edilerek iktisadi hayat devam ettirilmeye çalışılmıştır. Taa ki Anadolu’da m.ö. 7. yüzyıllarda varlık gösteren Lidyalılara kadar devam etmiştir. Belirli tahıl ürünlerinin metal bazı para değeri taşıyan unsurlarla değiş tokuşun esas alındığı iktisadi gelişmenin başlangıcı, zamanla diğer coğrafyalara kadar uzanarak süreklilik kazanmıştır. Bugün küresel ölçekte birçok ülkenin kendi para birimi bulunmakla beraber ulusların ötesinde ekonomik varlık gösteren önemli değişim araçları da bulunmaktadır. Bunlar içinde gümüş, altın ve daha sonra Dolar ve Euro gibi parasal karşılığı olan değişim araçlarını örnek gösterebiliriz.

Bugün ise tarihin bu serencamlı hikâyesine konu olan parasal değerlerin yerini Kripto olarak tabir edilen hissedilemeyen ve rakamlardan oluşan sanal ve hayali değişim araçlarına almıştır. Son 10 yılda belli merkezlerde can sıkıntısı ile ortaya çıkan bu para birimleri zamanla devasa bir boyut alarak milyarlarca dolar ve milyonlarca insanın iştirak ettiği bir hayal dünyası olmaya başlamıştır. Kısa yoldan zengin olma kolay şekilde servet edinebilme adına birçok yatırımcıyı kendine çekmektedir. Tabi bunun yanında Kripto para unsurları milenyumun en büyük travmalarını insanlığın vicdanına hançer gibi saplamak suretiyle yeni mağdurlar doğurmaktadır. Kripto yatırımlarında Umudun ve hayallerin bağlandığı bir noktada iyi ile kötü arasındaki mücadelenin sürdüğüne şahit olmaktayız. İnsanlar cebindeki cüzi miktardaki para ile kripto yatırımlara teşvik edilerek devasa bir para havuzunun meydana gelmesine sebep olmaktadır. Türkiye özelinde kripto paraya olan ilgi ise Kripto paranın gelişimi ve insanların bu yatırım merkezine kaymasında etkili olan çeşitli unsurların varlığı ile meydana gelmektedir. Bunlardan ilki son yıllarda yerel para birimi olan TL de yaşanan ciddi değer kaybı ve buna bağlı olarak yabancı yatırım kaynaklarının önemli ölçüde pahalı olması gerçeği yatmaktadır. TL kaynaklarının diğer ülke para birimleri karşısında alım gücünün azalması ile yatırımcı farklı alternatifler aramaya başlamıştır. Bir başka boyut ise Dolar ve Altında yaşanan ciddi dalgalanmaların getirdiği endişeler uzun vadeli bu yatırım unsurlarına olan yönelimi azaltmıştır. Kısa vadeli hayallerin uzun vadeli gerçeklerle yarıştığı bir süreçte insanlar tercihlerini ne yazık ki elle tutamadığı kripto yatırımlara kaydırmıştır. Bunun sonucu olarak yerel ve uluslararası kripto para birimleri Türkiye’deki reklam ve enformasyon çalışmalarına faaliyetlerine ciddi manada ağırlık vermiştir.

İlk etapta toplumda tanınan ve karşılığı olan medyatik insanların reklam çalışmalarında kullanılması suretiyle insanların güven duyguları sağlamlaştırılmıştır. İlk aşaması tamamladıktan sonra yatırımcıların havuza para aktararak belli bir miktar kar yapması ile beraber kriptolarda zirveler yakalanmıştır. Kriptonun zirveyi yakaladığı aşamada büyük yatırımcılar sistemde bulunan para birimlerini çekerken, küçük yatırımcılar artan kripto fiyatlarının cazibesine kapılarak sisteme dahil olmuştur. Küçük yatırımcı ilerleyen günlerde artış olacağını umut ederken Kripto merkezlerinde spekülatif hamleler ile kripto unsurlarda değerin bir anda düşmesi sağlanmıştır. Hem büyük yatırımcının kendi yatırımlarını çekmesi hem de sanal ortamda her türlü hileye açık kripto paralar sürü psikolojisinin etkisini iyi değerlendirebilen kişiler tarafından kar aracı olarak kullanılabilmektedir. Süreç sanal bir şekilde yürütüldüğü için bütün finansal veriler üzerinde zaman zaman spekülatif hamleler yapmaya gayet müsait bir durumdadır. Kripto süreçlerinde yaşanan bu hadiseler aslında ekonominin temelde arz ve talep dengesinde yaşanan gerçeklerin sanal dünyada da işletilebildiğini bizlere göstermektedir. Bir şeyin az olması değer artışına fazla olması da değer kaybına yol açabildiğini kriptolarda da görmekteyiz. Bugün Türkiye menşeili Thodex adlı kripto şirketi de bu mantıkla yatırımcılarını kendine çekmiş ve belli bir limiti yakaladıktan sonra havuzda biriken paraları başka ülkelere transfer ederek sistemi tek bir tuşla bloke etmiştir. Sayıları 400 bine ulaşan hayal kurbanları ise kısa yoldan zengin olma umutlarını toy ama uyanık bir gence kaptırmıştır. Kitle psikolojisi ile hareket eden insanlar bir yöne yöneldiğinde sorgulayacak bir durumda olmuyor. Bunun yakın örneğini çiftlik bank hadisesinde de görmüştük. Orada aynı senaryolar uygulanarak sisteme para akışı sağlanmış ve bir gün sistemin kurucusu tarafından kolektif yatırım projesi sonlandırılmıştır.

İnsanların temelde kısa yoldan para kazanma eğilimlerindeki artış ülkedeki iç dengelerin ve iktisadi süreçlerin etkisi ile oluşmaktadır. Türkiye’de havuz modeli ve arz talep dengesi ile fiyatlanan kripto para birimleri ya da farklı yatırım projelerine olan yönelimde bu şekilde olmaktadır. Genç, yaşlı her yaş grubundan insan hayallerini ve birikimlerini bilgisayar ortamında oluşturulan sanal mecralara kaydırmaktadır. Bu süreç medya ve diğer haber kaynakları ile popülaritesini arttırarak yatırımcı çekmeye devam edecektir. Kripto sistemine dâhil olan her bir kuruş sayıları milyonlara ulaşan yatırımcılar sayesinde devasa bir meblağa ulaşabilmektedir. Az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerde yatırımcıların özellikle gençlerin kripto paralara olan eğilimleri bu devasa kaynaktan kısa vadede kâr etme amacını taşımaktadır. Bu amaç ise ne yazık ki tosuncukların toynakları altında ezilen hayal mağdurlarının sayısını her geçen gün arttırmaktadır. Üretimin olmadığı bir ülkede bu türden hayal pazarlayan birçok alternatif kolektif yatırım ortamı oluşturulabilir. Hâlbuki bu dünyada insanlığın ilahi kelama kulak vererek yeni mağduriyetlerin önüne geçmesi mümkündür. İlahi hitap ise şu şekilde karşımıza çıkmaktadır “Ve insana, kendi gayret ve çabalarının sonuçlarından başka bir şey yoktur!” (53/Necm, 39)



YAZARLAR