Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Seyit Ahmet UZUN


KORONAVİRÜS ŞAKA MI

Yazarımız Seyit Ahmet UZUN'UN "YENİ" YAZISI...


Ülkelerin aldığı tedbirleri, hızla yayılma sürecini, ölüm oranlarını gördüğümüzde, gözlerimiz fal taşı gibi açılıyor ve bunun bir şaka olmadığını anlıyoruz.

Ateş düştüğü yeri yakarmış, bu ateş dünyaya düştü ve şu an dünya yanıyor.

Felaket senaryoları aslında dünyanın yaşayabileceği acı bir deneyimi göstermesi açısından önemli. Bu senaryoları dikkate alıp, devletlerin aldığı tedbirler çerçevesinde yaşamak en zorunlu eylemlerden birisidir.

Wuhan kentinden bir kişiden bulaşarak binlerce kişinin ölümüne neden olacak şekilde yayılması ve bunu ölümlerde İtalya ve İran'ın takip etmesi küresel bir tehlikeyle karşı karşıya olduğumuzu gösteren en önemli verilerden bazılarıdır. 

"Bana ne?" Deme şansımız ve lüksümüz yoktur. Ülkemiz yetkililerinin, başta okullar olmak üzere ibadetlerin cemaatle kılınmamasından  tutun da, kafe, gazino, statyum gibi toplu bulunulan yerlerle ilgili önlemleri alması takdire şayandır.

Ancak hala bazılarımızın bunun yakın temastan kaynaklanan unsurlardan bulaştığının farkında değilmiş gibi hareket etmesi cinayete teşebbüs suçu olarak değerlendirilecek kadar tehlikedir. Bu bağlamda Adalet Bakanı Abdülhamit Gül'ün, alınan önlemlere uymamanın yasalarımıza göre suç olduğunu belirttikten sonra Twetter hesabında yaptıgı açıklamayla buna niçin dikkat edilmesi gerektiğiyle ilgili vurgu önemlidir. 

"Sevdiklerimizin ve ülkemizin iyiliği için resmi makamların önerdiği tedbirlere titizlikle uyulmalıdır. Karantinaya uymamak gibi halk sağlığını tehdit eden davranışlar ceza kanunumuza göre suçtur. Ceza korkusuyla değil, çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği için lütfen azami dikkat."

Kendisi değerli bir iş insanı olan Tevfik Dönmez kardeşim de Çin'in bu hastalıktan dolayı 900 milyar dolar zarar ettiğini belirtirken hastalığın ekonomiye etkisi üzerinde bir uyarı yapmaktadır. 

Evet Koronavirüs bir şaka değil ve hastalıklar, ölümler de bir film senaryosu değil. Hastalık canlı yayında ve yaşayanları biziz. Evde oturuyorum canım sıkılıyor diyenler, ölüm anının nefes darlığını hissettiğinizde sanıyorum evde can sıkıntısını tercih edilecek bir durum olduğunu fark edersiniz. 

Ama o zaman sadece siz değil sizinle temasta olan çok kişiyi de ölümün nefes almakta zorlayıcı etkisine mahkum etmiş olursunuz.

Eve mahkum olmak, ölüme mahkum olmakdan iyidir. 

Bu sözler ölümden korktuğumuz için değil. Ancak küresel bir tehdide karşı uyanık olmak ve sağlığımızı ve yakınlarımızın sağlığını korumak insan ve müslüman olarak görevimiz olduğu için bu tedbirleri ve alınan önlemleri önemsiyoruz.

Şuan dünya ne uzaylıların saldırısına maruz kalmış durumda ne de üçüncü dünya savaşı vermektedir. Ancak küçük bir virüsün yayılma hızıyla dünyayı alarma geçirmesi bir çok konuyu gözden geçirmemize neden olmaktadır. Bu arada bir ayet gözümüze ilişmektedir . 

"Bir de öyle bir felaketten sakının ki o içinizden yalnız zulmedenlere dokunmakla kalmaz, hepinize şamil olur. Biliniz ki Allah’ın cezalandırması şiddetlidir."(Enfal, 8/25)

Masum bebelerin çığlıklarını duymazdan gelerek sadece kendi ülkesinin insanlarının rahatını düşünen ve Doğu Türkistan'daki zulme, Arakanlı mazlumlara, Filistinddki kıyıma, Göçmenlerin yaşadığı trajediye ve kıyıya vuran bebelere sessiz kalan bir dünya hiç beklemediği bir belâyla karşı karşıya kalmakta.

Küçük bir bebeğin çığlıkları hala kulaklarımızda. "Sizi gidince Allah'aşikayet edeceğim."  Yürekleri dağlayan acı feryatlara duyarsız kalma hakkımızın olmadığını şimdi yaşadığımız küresel belayla hissetmekteyiz. İşte şimdi hiçkimseyi hiçkimse kabul etmiyor. 

Bu felaketten kurtulmak için ellerimizi, evlerimizi, çevremizi dezenfekte etmekle tabi ki sorumluyuz ve buna zorunluyuz. 

Ancak şunu unutmayalım ki yaşanılan zulümler sonrası gelen felaketi ancak yüreklerimizi bencil hırslarımıza karşı, yer altı yer üstü zenginlikler için insanları ve halkları yok etme zalimligine karşı, bebelerin çığlığına sağır oluşumuza karşı yüreklerimizi merhametle, af dilemekle, vicdani sorumlulukla, pişmanlık gözyaşlarıyla yıkamadıktan sonra yüreğimize bulaşan ve asıl öldürücü olan menfaat ve çıkar virüsüyle bizler daha bir çok insanımızı ölüme mahkum edeceğiz. Ve insanlığın katili yine insanlar olacak. 

Hiçbir dezenfekte ilacı zulümle kirlenmiş bir eli temizleyemez. 



YAZARLAR