Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Ahmet TAŞ


KORONA SÜRECİNDE SİVİL TOPLUM

Yazarımız Ahmet Taş'ın "yeni" yazısı...


Mart ayından bu yana devam eden korona salgını can almaya, toplum ve devlet hayatına olumsuz etki etmeye devam ediyor.

Bir yandan hastalığın bulaşıp yaygınlaşması, diğer yandan insanımızın salgın kurallarına uygun yaşayıp hayatın devam etmesi adına değişen şartlara ve uygulamada görülen aksaklıklara bakarak devlet yeni yeni tedbirleri devreye koyuyor.

Önce 65 yaş ve üzeri insanlarımızın sokağa çıkarılmaması, ardından 20 yaş altının sokağa çıkarılmaması, peşinden bu konuda getirilen esneklikler, işini kaybedenlere 1000 TL yardım yapılması, sanayi ve iş yerlerine getirilen kısıtlamalar, sonra kısıtlamaların kaldırılması, aynı şekilde turizmin canlanması adına turizm tesislerinin hizmetine müsaade edilmesi, devletin korona sürecinde hayatın devam etmesi adına uyguladığı tedbirlerden bazılarıdır.

Devletin korona salgınında süreci en az zararla atlatmaya çalışmasında en yakın yardımcısı sivil toplum kuruluşları ve gönüllü vefa destek grubu üyeleri olmuştur. Özellikle insani yardım kuruluşları mensupları başta olmak üzere vakıflar, dernekler, insan hakları kurumları, işçi ve memur sendikaları ile öğretmen ve gönüllü din görevlilerinden meydana gelen vefa destek grubunun bu dönemdeki çalışmaları takdire şayan ve tebrik edilecek hizmetlerdir.

Tüm bu güzellikler olurken süreçte sokağa çıkma yasağı, her gün haber kanallarından hasta ve ölü sayılarının ilan edilmesi sebebiyle toplumda meydana gelen korku ve panik en çok sivil toplum kurumları ve bunların çalışmalarına zarar verdi.

Dışarı çıkmayın, mesafeli durun, hastalık kaparsınız ve onu yayarsınız uyarılarını içine kapanma, telefonla da olsa kimseyle görüşmeme olarak değerlendiren birçok insanımız çocuklarının ve hanımlarının da baskısı ile sivil toplum kuruluşları faaliyetlerine katılmamaya, onları ziyaret etmemeye, aidatlarını, bağışlarını vermemeye başladılar.

Bu durum sivil toplum kurumlarına olan bağışların ve aidatların azalmasına, faaliyetlerin azalmasına dolayısıyla bu kurumlar yolu ile yapılan yardımların, eğitim ve kültür faaliyetlerinin azalmasına ve bu konularda devletin yükünün artmasına sebep oldu.

Devletin ve toplum hayatının olmazsa olmazı olan sivil toplum kurumlarının bu süreçte ayakta kalması ve güzel hizmetlerine devam etmesi için valilik ve kaymakamlıkların, belediyelerin, siyasetin temel dinamiği olan siyasi partilerin, milletvekillerinin konuyu gündemlerine alarak sivil toplumu da içine alan konuya çözüm üretecek istişare toplantıları, paneller ve diğer buluşmalarla çözüme yönelik çalışmalar yapmaları hayırlı sonuçlara vesile olur diye düşünüyorum. Zira her şey devletten beklenmez, milleti de işin içine katmak gerekir, sivil toplum ise milletin ta kendisidir.

Selam ve dua ile

Kaynak: Her Taraf



YAZARLAR