Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Bülent ACUN


Kızıl ihanet

Yazarımız Bülent Acun'un "yeni" yazısı...


Günlerdir cayır cayır ciğerlerimiz yanıyor. Yangın afeti gülistanımızı külistana çevirmeye kastetmiş gözüküyor. Yanıp kavrulan sadece ormanlarımız, evlerimiz, bağlarımız, bahçelerimiz değil elbette.

En az onlar kadar yüreklerimizde yanıyor, kavruluyor. Gördüğümüz o feci manzaralar karşısında gözlerimize inanmak istemiyoruz. Göğe yükselen alevler yeryüzündeki o büyük felaketten esaslı haberler veriyor. Bu yaz hakikaten hayli sıcak geçiyor. Belki de son birkaç asrın en sıcak yazını yaşıyoruz. Gündemimizin birinci sırasına yerleşen ateş, yerinden hayli memnun gözüküyor. O yerinden ne kadar memnunsa biz ondan o kadar şikayetçiyiz. Haberler, yorumlar ve tartışmalar hayli alevli. Analizlerin ateşi epey yüksek. Yangınlardan etrafa yayılan kara dumanlar kara günlerden haber veren haber spikeri  gibi. Geceyi aydınlatan alevler sadece gündüzü değil, içimizi de karartıyor. Börtü böcek, ağaç yaprak, taş toprak demeden her şeyi yakıp kül eden ateş herhalde kendisini tutuşturan elleri de bir gün yakacaktır. Ziyadesiyle endişeliyiz, lakin fevkalade ümitliyiz. Ümidimiz endişemizden çok çok fazla. Öyle bilir ve inanırız ki erinde gecinde su ateşi söndürecektir. Bugün ateşe karşı hepimiz seferberiz.

Birinci düşmanımız ateş. Aslında bütün kötülükler ve onların sonu ateştir. Ateşten yaratılan şeytan insanlığı ateşe çağırmaktadır. Coğrafyamızdaki yangın sönmeden içimizde yeni bir yangının fitilini ateşlemeye çalışanlar yangına körükle gidenlerden başkası değildir.  Malum yangına körükle değil, yürekle gidilir. Yeşile ve maviye savaş açan kızıl alevler kızıl bir ihanetten  kuvvetli şüpheler taşımakta.

Dünyamızın ve yurdumuzun dört bir yanında eş zamanlı olarak yükselen alevler, insana, hayata, toprağa, yaprağa, yeşile ve maviye kasetmiş alçalmış zihinlerin kirli ellerini ve emellerini işaret ediyor. Bugüne kadar kazdığı kuyuya kendileri düşenlerin mutlak akıbetleri bugün Dünya’yı ateşe veren o kirli eller içinde aynıdır. Yakanlar, yanacaktır. Yer küreyi böyle hunharca yakanların başlarına gök kubbe yıkılsa sezadır.

Kaynak: Yeni Söz Gazetesi



YAZARLAR