Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



ALTAN TAN


Kemalizm ve mollaizm

Yazarımız Altan Tan'ın "yeni" yazısı...


1979’da gerçekleşen İran Devrimi, Şii-Sünni ayırımı olmadan tüm İslam dünyasında büyük bir heyecan uyandırdı.

Yüzlerce yıldır Batı karşısında yenik ve ezik Müslüman halklar, İran İslam Devrimi‘ni yeni bir ruhun şahlanışı olarak gördü. 

Ne yazık ki kısa bir müddet sonra bu umutlar yerini hayal kırıklıklarına bıraktı.

İlk günlerden itibaren, çoğulcu ve adil bir düzen oluşturulacağına, gittikçe daralan otoriter ve tekçi bir yola girildi.

Devrim önce müttefiklerini tasfiye etti ve sonrasında da tüm sağ, sol, liberal devrimler de olduğu gibi kendi evlatlarını yemeye başladı.

Fransız Devrimi, Rus Bolşevik Devrimi ve Kemalist Devrimi’nde yaşananlara benzer bir süreç yaşandı.

Büyük iddialarla iş başına gelen İranlı mollalar, en başta ülkedeki gelir dağılımı adaletsizliği ve ekonomik sorunları çözemediler.

Rüşvet, kayırma ve yolsuzluklar aldı başını gitti.

Kürtler, Azeriler ve diğer azınlıklarla ilgili etnik sorunlar ise şiddetle bastırıldı.

Yolun sonunda cihanşümul bir İslam devleti yerine, Şii bir Fars ulus devletine varıldı.

Bu tespitlerimin her biri uzun uzun irdelenecek ve tartışılacak konular.

İranlı mollaların en büyük yanlışları ise halkı zorla tek tip bir hayat tarzına zorlamaları oldu.

Kadınların başları açık dışarı çıkmaları, devrimin ilk günlerinde erkeklerin kısa kollu gömlek giymeleri bile yasaklandı.

Bu katı kurallara uymayanlar cezalandırıldı.

En son Jina (Mahsa) Amini isimli 22 yaşında genç bir Kürt kadın başını açtığı gerekçesiyle gözaltına alındı ve gözaltında hayatını kaybetti.

Yıllarca Kemalistler Türkiye’de zorla modernleştirme düşüncesi ile kamusal görevlerde başörtüsünü yasakladılar.

Halka giyim kuşamdan musikiye kadar Batılı bir yaşam tarzını dayattılar.

İranlı mollalar bu gayri insani tek tipleştirmenin Türkiye’de ne büyük zulümlere yol açtığını görüp ders çıkartacaklarına, kendileri de tersinden aynı zulüm yoluna saptılar.

Tabi ki sonuç tıpkı Sovyetler Birliği, Çin, Kamboçya…da olduğu gibi oldu:
Halkın mutsuzluğu ve isyanı.

İran’da günlerdir rejimi protesto gösterileri yaşanıyor.

Bu gösterilerde hayatını kaybedenlerin sayısı 50’liyi aşmış durumda.

İran rejimi ise ciddi bir öz eleştiriye gireceğine, sorunun esasına ineceğine boyuna ‘dış güçlerden’, ‘bölücülerden’, ‘fitne ve fesattan’  bahsediyor.

Birçok devletin İran üzerinde hesabı olabilir, durumdan vazife çıkarmaya çalışıyor da olabilirler.

Bunların hepsi bahsi diğer ve bilinen şeyler.

Ancak esas fitne rejimin mantığında.

Ve mollaların esas görmedikleri, görmek istemedikleri de bu.

 

Kaynak: Farklı Bakış

 

YAZARLAR