Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Nilüfer Zontul Aktaş


K'aybetmek - Aybetmek

Yazarımız Nilüfer Zontul Aktaş'ın "yeni" yazısı...


 Oturduğu dalı kesmiş gibidir insan

                                                                                        Kaybedince

                                                                                       Kopar halatı geminin limandan

                                                                                      Yaprağa tutunan çiğ gibi düşer yere

                                                                                     Bozkırların kırları kırılır sararmış düşlerinden

                                                                                    Gözünü külleyen ne varsa yeniden yakar

                                                                                    ...

Kayıp boşluktur, eksilmedir, kâh acı, kâh zorluktur.

  Kaybetmeyi bırakın ‘’kayıp’’ kelimesi bile yakar. İnsan iğnesini bile kaybetse, gözü yerde olur. Emekle ördüğünüz bir örgünün bir ilmeği bile kayıptır, küçük görünse de. İyi pişmemiş bir yemek, bilgisayardan giden dokümanlar, fotoğraf makinesinde yanan fotoğraflar, suya düşen telefon, bulamadığımız cüzdan, önemli notların olduğu defter, bazen bir çorap teki. En acı kayıptır en yakınların ahirete göçmesi de. Bunları çoğaltmak mümkün.

Kayıp şifadır da bazen. Güvensiz olduğunu sonradan anladığımız bir arkadaş, yıkılması zorunlu bir ev, boşanılması elzem eş, ara verilmesi gereken bir okul, oturulmaması gereken bir sofra, can derdinden artık isyana varacak birinin ölümü arzu etmesi gibi vs. buna da çok örnek verilebilir.

Kendimize ve çevremize verdiğimiz değer yüzleşmesi bu kayıplarda ortaya çıkan davranışlarımızda kendini gösterir.

Bir eşyasını bulamayınca eşini inciterek konuşan birey ayıp etmeyi, kaybetmeyle değiştirmiştir. Boşandığı eşini kaybetmenin acısını, onu ölüme göndererek ödeten nice insan ayıplı kusurlu defolu gönlünü neyle, nasıl örtebilir?

  Okulunu bitiremeyen bir genç, bölümünü değiştirmek uğruna daha iyi yerlere gelebilecekse o kayıp, kayıp olarak görülmemeli, çevresindeki insanlar onu kınama içinde olmamalıdır.

İyi pişmeyen ya da yanmış yemeğin faturasını ağır ödüyorsa yine hanım, bu kayıp daha evladır, ev halkının ona yönelttiği sözlerle ayıp etmesinden. ‘’Ayıp etmiş’’ cümlesini kurdurmak insani özeliklerle bağdaşmaz…

   Nice söze maruz kalan nice insan saygısı için ağzını açmamışsa bu suskunluk daha evladır, kazançtır.

Onurunu düşürecek tüm istemeler kaybetmek gibi görünse de aybetmenin, küçük düşmenin potasında erimekten evladır.

Onuruyla gelen bir ölüm, şehadet damgalı ise de hele kayıptan öte kazançtır.

Helalinden olmayan ne varsa sonsuz karmış gibi görünse de ayb etmenin sebebidir. Gelebilecek güzellikleri düşünmelidir insan, içinde kayıp gibi görünen nice şeye rağmen .

Kuran’ı kerim ‘de geçen bahçe sahipleri kıssasında kardeşlerin cimrilik sebebiyle bahçe ve ürünlerini kaybetmeleri gelir aklıma, fakir fukaraya en önemlisi de rablerine karşı ayıpları…

K’aybetmek ayb’etmekten iyidir.

Çocuğun, annen baban, çevren, muhtaçlar için harcanan yüklü meblağlar kaybedilen gibi görünüp nice birikimin önüne geçecek karlı bir alışveriştir.

Kaybedilmiş gibi görünen zaman, emek, özveri nice aybetmelere çelme takacaktır çünkü. Kaybetmeyi karlı bir alışverişe dönüştürmek hangi kayıpların kazanç olduğu bilgisini gönülce fark etmek, toplumsal olarak birikmiş dertlerden bizi uzaklaştıracaktır aslında.

Yolu yordamı bilmeyen gönül mesafelerini kısaltmaya çalışmış insanlar malzemeden çalarlar kaybetmek korkusuyla da! lakin ayıpları onları; kayıplarından misliyle rahatsız eder.

 

Kaybetmenin kazanç olduğu hallere gönlün razı gelmesi insanın kendine verebileceği en büyük ikramdır.

Başkası için harcanan zaman kendisi için kayıp görünse de insana, harcadığı zamanla uçurumdan kurtulan insanlardır kazancı.

Ben dilini size çevirir, sahip olmaktan çok ait olma ruhunu katar bazen de kaybetmek. Sen duru bir sevgiyle yol al yavrucuğum yüreklere. Koşulsuz beklentisiz...

Sonra mı!

Kaybedenler üzülmesin, ayb edenler utansın vesselam

 

Kaynak: Milat Gazetesi

YAZARLAR