Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Sait ALİOĞLU


PANDEMİ SÜRECİ KARANTİNA VE ÇİLE…

Yazarımız Sait Alioğlu'nun "yeni" yazısı...


Karantina; Kelimenin kökeni İtalyancadır. Ekonomisi ticarete dayanan Venedik Cumhuriyetinde, başkent Venedik'e salgın hastalık bulaşmasın diye kente gelen gemiler 40 gün şehir açıklarında denizde beklermiş. Karantina kelimesi, 40 sayısının İtalyancası olan "quaranta" kelimesinden gelir.

Çile; Çile kelimesi dilimizde sıklıkla karşımıza çıkan sözcükler arasındadır.

Çile kelimesi Farsça kökenlidir. TDK’ye göre çile kelimesi ise şu anlama gelmektedir: a)Zahmet, b)sıkıntı, c)Dervişlerin kırk gün süre ile kendilerine uyguladıkları zahmetli ve perhizli dönem,  d)İpek, yün, pamuk vb. her türlü iplik demeti, e)Yay kirişi.

Karantina ve Çile, yukarıda alıtıladığımız ifadelere göre, her iki kelimede, bir İtalyancada, diğeri ise, Farça’da aynı alama geliyor.

Kürtçede de, kışın en soğuk günlerinin, insanlara zahmet getirdiği için "çile" kelimesinden mülhem olarak çoğu beldelerde “çılle” olarak telafuz edilmesi de bu meyanda değerlendirilebilir.

Yukarıdaki ifadelerden de anlaşılacağı üzere, dünya hayatında, insan eşyaya ve olguya isim verirken, herşeyden ziyade dilde var olanı kullanır.

İnsan kelimeleri bir bütünlük içerisinde seçer, eşyaya ve olguya isim olarak verir ya da yakıştırmada bulunurdu. 

Mes’elemize döndüğümüze;  Karantina, maddi bir olgundan(hastalık) dolayı gündeme gelmiş ve isim olma yoluyla, var olan hastalığa karşı,onu yok etme adına “kırk” kelimesinden hareketle 40 gün süre ile uygulanmış ve bu yöntem günümüe dek ürmüştür.

Çile ise, dinin, insandan, Müsümandan istediği oranda kemale ermesini sağlayacak olan tevbeye yönelme emrinin, hayatın insan için adeta bir ikilem içerisinde iki parçaya ayrılması üzerine kurulu, hayattan,maneviyat aına maddi dünyadan kapması ve nihayetinde kopması olarak okunabilirdi.

Ama bunun yerine “tevbe kavramı daha insani, daha anlaşılır, kabul görebilir ve bundan dolayı da İslami idi.

Tevbe Arapçada (tevb, metâb) “geri dönmek, rücû etmek, dönüş yapmak” anlamındadır ve “dinde yerilmiş şeyleri terkedip övgüye lâyık olanlara yönelme” biçiminde tanımlanır.

Yukarıda belirtmeye çalıştığımız ifaelere atıf yaparak söylesek; Karantina maddi dünyaya, çile ise aslında öte dünya diye bir hakikat var lsa da, onun bütünsel olarak kavranmasından ve oradan sıyrılıp Kur’an’sa “ahiretin tarlası” olarak vasfedilen dünyaya hubuta, yani inişe baklmaksızın, hayatı parçalı bir şekilde algılamanın bir sonucu olarak yanlış bir yere işaret ediyordu.

Bu pandemi süreci ile bir bağlantı kurarsak eğer; Karanti, önnce on dört günden ob güne indirildi.Zira çalışan insanlar için on dört gün çok uzun bir süre idi. Bu da ekonomik kayıp anlamına geliyordu.

Anlamının içeriğine dokunmadan, oun mantığını zedelemeden, bi olguyu hayata geçirdik.k sonuç alalım; HES, yani “Hayat Eve Sığar”

İşte bundan dolayı ismi ve anlamı baki kalmak şartıyla biz ve dünya karantinayı, bu salgın dönemine hem de “hayat eve sığar” sloganıyla bir hayati pratiğe hamlettik.

Bununla birlikte çilemiz ise, hiç bitmiyor.

 



YAZARLAR