Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Aziz DARICI


KALEME-YAZIYA-SÖZE ve MUHABBETE DAİR

Aziz Darici'nın Yazısı;


 

Varlık içinde bam telimiz kopmuştur. O yüzden hayatımızın türküsü bozuk çalmaktadır.  Artık gönüllere söz geçmemektedir. Söze aşık değiliz. Kelimeler bize yabancı kalmaktadır. Sesli harfler kayboldu, "sessiz"liğin içinde "sensiz" kalmaktadır. Kavramlar zihnimizde anlamsız durmaktadır. Solgun ve bezgin halde can çekişmektedirler. Cümlelerimiz ruhtan, sevgiden, muhabbetten kopuk halde dile gelmektedir. Dile düşen, kalbe giden  yarayı unutmuşuz. Hassasiyetimiz, şahsiyetimiz...Nerede bıraktık acaba?

Hani dünya fani idi, sözde kalmıştır. O yüzden her yolu, yol bilmişiz. Gittikçe, kendimizden geçmişiz. Geçtikçe, özümüzü kaybetmişiz. İlahi kelamı dönük yüzler, nereye bakıp durmaktadır.  Safın belli, kıblen belli, yüzünü "hanif dine" çevirmen gerekirken, bu telaş niye acaba? Peşinden koştuğun, hayran olduğun, belli ki bazen aşık olduğun şeylere bir bak! Orada ruh var mı?

Kapitalizmin, modernizmin çığırtkanlığı, ruhunu emmektedir. Biraz yavaşla, nefes al, kuytu bir köşede tefekkür et. Bir "Hira Mağarası" aramaktan bile aciziz. Biraz durulmayı, bu zamanda suç bellemişiz. Bu hıza, ne yürek ne de can dayanmaz. Tüketizm, sadece cebine göz dikmemiştir.  Senin ruhuna, senin enerjini de tüketmektedir.

Bir muhabbet sarardı bizleri. İlahi hikmeti kaybetmişiz. Selamsız-sabahsız kaldırımlarda, sevgimizi sokaklara salmışız. Sevgimizin adresi belli değildir. Başı boş gezmektedir. "Kör kurşun" misali yol almaktadır. Oysa, her eylem bir niyete tabidir. Her eylem, hakikate kapı aramalıdır. Bu başıboşluk, bizi ısıtmayan muhabbetler, ne amacına ulaşıyor ne de gönüllere... Konuşmak, sohbet temek, anlam dünyasına merhaba demektir. İki ses olması gerekir. Biri konuşunca "Ben buradayım!", biri susunca "Ben hazırım!" demelidir. Şimdilerde ise kuru gürültüden kimin ne dediği, kimin ne konuştuğu, kimin ne dinlediği anlaşılmamaktadır.

Hayallerimizi kime havale etmişiz. Heyecan ve umut dolu konuşmalarımızı kime emanet etmişiz. Artık korkularımız, kaygılarımız konuşmaktadır. İlke ve prensiplerimiz arka planda kalmaktadır. Asıl ve asli duruşlar kayıpları oynamaktadır. Maskelenmiş benliklerimiz, gerçek yüzlerini göstermektedir. Anlama dair ne varsa ötelenmiş-ertelenmiştir. Akıl ve hikmetin bağları koparılmış, irfan ve gönlün arası açılmıştır. Dil ile kelimeler, birbirine yabancı durmakta, bizi anlatmamaktadır. Eylem ile sözlerimiz "Doğu-Batı" ayrımı gibi birbirleriyle uzaklaşmaktadır. Sanal ile gerçeklik  "hayatın kavgasını" vermektedir. Bunu onaracak bir yaşam biçimiz, ortada yoklukları oynamaktadır. Her türlü yaşam biçimi varlık halinde iken; "İslami yaşam" biçimi, sürekli ileri tarihe bırakılmaktadır.

"Mehdi-Mesih" bekleyenlerin kervanı çoğalırken, gayrete-hayrete-hasrete tabi olanların yolcuları, birbirlerine bakmaktadır. Birileri kurtarıcı beklerken, "irade"sine ihanet etmekte; diğerleri "irade"leri ile birbirlerine "çalım" atmaktadır. Bireyselleşme-dünyevileşme furyası,  her tarafı kavurmaktadır. Irkçılık, küllerin yeniden doğmaktadır.  "Ümmet ve kardeşlik" hayali, yarınların konusu olmaktan çıkmaktadır. Birileri "biz" deyince, kendi yerel ve milli çapını maalesef aşamamaktadır.

O yüzden evrensel hayallerimiz, gayelerimiz, muhabbet iklimimiz "cazibe"sini yetirmektedir. İyilik, güzellik dünyayı dolaşmamakta, belli sınırları aşamamaktadır. Evrensel değerler zalimlerin, öngörüsüzlerin paradigmasında "çakılı-takılı" kalmaktadır. Masum ve mazlumlar, insani her şeye muhtaç iken; iyiliklerimiz, bizim dünyamızın "yarı çapı"na takılmaktadır.

Yine de kaleme-yazıya-söze inancımız tam olsun. Muhabbete, anlamaya ve anlamlandırmaya olan sevgimiz kaybolmasın. Bir selama ve muhabbete muhtaç hayatımızda, çayı ocakta hazır tutanlar var ya; onlar yarınlara "konu ve konuk" olacaktır. Çayınız hazırsa önümüz "Ramazan" ayı, rahmet ayı... Belki bir çay içeriz... Vesselam.

 

 



YAZARLAR