Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz


ZEYNEP KILIÇ


Kadınlar Pazarından At Pazarına Jin U Jiyan U Azadi

Zeynep Kılıç'ın "yeni" yazısı...


En son grup toplantısında İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener son zamanlarda çok konuşulan bir fotoğraf için kendini tutamayarak kurtlarını şöyle döküverdi:

Ve beklenen nihayet gerçekleşti açılımcılar kumpanyası yeniden seyircisi ile buluşuyor. Kumpanyacılar en sonunda merdiven altlarında yürüttükleri sufle çalışmalarını bırakıp kamuoyuna resim verme aşamasına geldiler. Kumpanya afişi ve basın bülteni şöyle olmalı cumhuriyete karşı el ele omuz omuza yüzyıllık yıkım süreci olan Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı anayasa değişikliği kisvesi ile sokulacak.

Yeni çomaklar kaşınacak yaralar ve verilecek yeni hasarların büyük tiyatrosuna hepiniz hoş geldiniz. Başı sıkışınca vesayet diyenlerle başı sıkışınca demokrasi diyenler yine bir arada uzun bekleyiş artık sona erdi karşınızda açılımcılar kumpanyası, zaten hiç ayrılmadılar ki zaten hiç küsmediler ki çünkü onlar birbirlerine kalple bağlı, ruhla bağlı, zihinle bağlı, onlar birbirlerine uzattıkları kırmızı karanfillerle bağlı. Evet belli ki açılımcılar kumpanyası yeniden seyircisi ile buluşuyor Ak Parti ve HDP milletvekilleri, sayın Erdoğan’ın direktifleri ile başlayan anayasa yapım süreci için bir araya gelip oldukça mutlu neşeli ve sevinçli bir görüntü vermişler ne diyelim Allah bozmasın. Biliyor musunuz sayın Erdoğan bir süre fellik, fellik bir arayış halindeydi. Arıyordu, tarıyordu bir türlü bulamıyordu, sonunda muradına ermiş.

Altılı masanın sağında, solunda, altında, üstünde ararken kendisi nihayet HDP’yi ve milletvekillerinin yanında bulmuş. Ama görüyorum ki bu tablonun içinde barındırdıkları çelişkileri anlamakta zorluk çekenler, garipseyenler var, ben de onları garipsiyorum. Hatta Ak Parti’yi içine düştükleri tutarsızlıklardan dolayı eleştirenler var ama açıkçası biz bu durumu hiç garipsemedik çünkü biz sayın Erdoğan’ı çok iyi tanıyoruz. Kendisi sadece koltuğu sallanana kadar var olan vatanseverliğini biz en başından beri biliyoruz. Hatırlayın partili cumhurbaşkanlığına geçmek için PKK ile yürüttüğü açılım sürecini o başlatmıştı. Hatırlayın Oslo’yu o planlamıştı. Hatırlayın Habur’da konfetileri o patlatmıştı. Hatta teröristlere lahmacun partileri bile o vermişti, hatırlayın İstanbul seçimlerini kazanabilmek için terörist başı mektubunu devletin kanalında yine o okutmuştu. Çünkü sayın Erdoğan için PKK ile masaya oturmak ile PKK ya karşı mücadele etmek arasında ideolojik bir fark yoktur çünkü onun tek bir ideolojisi var o da iktidarda kalmak. Eğer ki şimdiye kadar sayın Erdoğan’a iktidarı müjdeleyen şey açılım süreci olsaydı geçtim HDP’yi PKK ila müttefik olurdu. Bakın sayın Erdoğan en başından beri ne demokrasiye ne sivilleşmeye ne çözüme ne de terörle mücadeleye inandı. Çünkü onun ve çevresindekilerin bu tür fikirlerle ideallerle siyasi programlarla ve tutarlılıkla hiç işi ilgisi yoktur. Yeter ki işleri görülsün her türlü kılığa girerler. Düzenleri sürsün diye her şeyi mubah görürler. Biz aslında sadece Sayın Erdoğan’ı yenmeyeceğiz biz aslında bu ilkesizliği omurgasızlığı yeneceğiz. Biz aslında iktidarı korumak için bir gün FETÖ’yü bir gün PKK ’yi muhatap almayı razı olan ve bu iş birliklerinin acı sonucunu ödememek içinde şekilden şekille giren bir büyük iki yüzlülüğü yeneceğiz.

Essehten Meral ablayı çok kızdırmışlar. Yahu abla sen de bunca ithamı saymakla, bitiremediğin bunca kabahati ne oldu da bugüne sakladın. Veçhinde rabbi yesirler okudukların Kürtlerin değil de iyilik partililerin oyuylan mı muktedir oldular. Ahanda gün gibi açıktaydı bizim Kürtlerin pikaplar üzerinde İBB önünde çepik çalıp halay çektiklerine şahit olduk. Kürtlerin oyları ile AK partilileri İstanbul’da İzmir’de, Antalya’da Mersin’de denize döktüğünde niye böyle efelenmiyordun gari. Üstüne üstlük Kürtler avuçlarını yalarlarken siz çakır keyif yaptınız. Bırakın köprüyü geçene kadar sırtına binip ayıya dayı deme stratejisini. Yemezler artık. Ne sandın Kürtlerin de bir sabrı var ömür boyu masanın altında saklanıp keyfini bekleyecek halleri yok ya. Evdeki hesap çarşıya uymayınca sağa sola çatıyorsun. Hâlbuki AK Parti’nin bugüne dek yaptığı en iyi işlerden biri açılım sürecidir. Kürtlerin siyasi tarihi boyunca yalandan da olsa dolandan da olsa Allah’ın bir kulu onları insan yerine koyup muhatap alıp tek bir açılım gerçekleştirmemiştir. Bu, siyasi tarihte sonuçları her ne olursa olsun unutulmayacak hafızalarda kalacak büyük bir adımdır. TRT Şeş’in açılması sonrasında TRT Kürdi adıyla yola devam etmesi başka büyük bir adım. O zamana dek Kürt anaları anlamadığı dilden dinlediği şarkıya haram derken kendi dilinde okunan şarkıya helal diyordu. Kürt çocukları çimdikleyip, dürtmüyordu büyüklerinin dirseklerini ne diyo ne diyo diye çizgi filmler izlerken. Kürtler artık kart değildi kurt da değildiler. Kürdüm diyenin yüzüne de tükürülmüyordu artık. Bütün bunların önü açılırken yine hendeklerde terörle en büyük mücadeleyi veren bu hükümetin elemanlarıydı. FETÖ ile en sert mücadele hala devam ediyor. Sen kendi yuvandan uçup MHP ye sırt dönerken Ak Parti bozkurtlarla omuz omuzaydı.  Şimdi sakın kimler kimlerle deme da. Kürtler her halde altılı masanın keyfini bekleyecek halde değildirler. Üvey evlat muamelesi nereye kadar hükümet ana. Hani diyorsunuz ya bu AK Parti ile İyi Parti’nin kavgası değil Vahdetinin gemisine binenlerle Bandırma vapuruna binenlerin kavgasıdır diye. Kürtler ise Nuh’un gemisine binenlerin Cudi dağının çocuklarıdırlar. Nice tufanları alt etmişlerdir. Malazgirt’te, olduğu gibi Çanakkale’de olduğu gibi. Bu coğrafyanın geleceğini belirlemesinde anahtar rolü oynama potansiyeline her zaman sahiptirler. Belki sen onları görmezden gelirsin ama onları yok sayamazsın üvey evlat muamelesi yapamazsın. Onlar artık ümmetin yetimleri değiller ne yapacaklarını senden sormayacak kadar rüşte ermiş bu coğrafyanın bu devletin hatta ve hatta bu ümmetin birer sadık elemanlarıdırlar.

Ve Pervin Buldan Akşener’e Kürt düşmanlığını ortaya koyduğunu bizlere gösterdi diye yüklendi. Bizden korkan ama aynı zamanda bize saldırıyı hiçbir zaman gündeminden çıkarmayan bir altılı masanın kadın başkanı var. O altılı masanın içerisinde bulunan o kadın başkan her gün HDP’ye ve Kürtlere hakaret etmeyi kendisine bir görev edindi. Kürt belki gün yüzü görür diye nefret tohumları saçmaktan geri durmayan bir kadın başkan var. Ve bu altılı masadaki kadın başkanın son gurup toplantısında yapmış olduğu açıklamalara bir kez daha Kürt düşmanlığını ortaya koyduğunu bizlere açık açık göstermiştir. Bize kumpanya kuruyorlar diye iftira attılar oysa kumpanya bilmezler. HDP’lilerin kumpanya bilmediğini cezaevlerinin HDP’lilerle dolu olduğunu göstererek ona ispat ederiz. Oysa onlar kumpanyanın ne olduğunu Susurluk’tan bilirler, onlar kumpanya ne demek olduğunu yirmi sekiz şubattan bilirler. Buradan ona vereceğim cevap şimdilik bununla sınırlı kalsın ve Kürt düşmanlığı yapanlar Kürt düşmanlığı yaparak birbirleri ile yarışanlar şunu iyi bilsin ki kaybedecekler, kaybedecekler, kaybedecekler…

An serkeftin an serkeftin jin jiyan u azadi diyorum,

Kadın, hayat ve özgürlük diyerek hodri meydan okudu.

 

Kaynak: farklı bakış


Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

YAZARLAR