Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz


Faysal Mahmutoğlu


Kadere Sığınmak

Faysal Mahmutoğlu'nun "yeni" yazısı...


Tarih boyunca yöneticiler, dini kavramları istismar etmekten imtina etmemişlerdir. Kader, sorumluluktan kurtulmak için en işlevsel kavram. Kader kavramına sığınarak kötülüğün, katliamların ve hatta zulmün sorumluluğunu yöneticilerden alıp hâşâ Allah’a yüklemek bir gelenek haline gelmiş bulunuyor.

Geleneksel dindarlığın değişmez kaidesi, yaşanan olumsuzlukların “kader” olarak görülüp takdiri ilahi olarak yorumlanmasıdır.

Hayatta olup biten her şey, önceden bir “kader planı” çerçevesinde yazılmış ise insanlar neden yaptıkları eylemlerden sorumlu tutulsun?

İnsanı ve fiillerini yaratan Allah’tır. Allah, insanı akıl ve irade gibi özel yeteneklerle donatmıştır. İnsana özgür irade vermiştir, tercih özgürlüğü vermiştir. İyi ile kötüyü, doğru ile yanlışı tercih hakkı insana verilmiştir. Akli ve vicdani olarak sorumluluk özgür seçimi gerektirir.  Dolayısıyla sorumluluk da tercih hakkını kullanana aittir.

İyiliğin ve kötülüğün Allah’tan olduğu” (Nisa:78) külli iradeyi, “musibetlerin kendi ellerimizle yaptıklarımızdan olduğu” (Nisa:79) ise cüz’i iradeyi ifade eder -ki, bu tercih yapma iradesidir.

Allah, doğruyu ve iyiyi tercih eden kulunu ödüllendireceğini vaat ettiği gibi, yanlış ve kötü tercih yapan kulunu da tercihini yaptığı sorumluluk gereği olarak cezalandıracağını buyurmaktadır.

Kul kendi ihmali ve sorumsuzluğu sebebiyle ortaya çıkan olumsuz durumu kaderle ilişkilendirip faturasını Allah’a çıkaramaz.

Gaz sıkışmasından kaynaklı patlama kader olmadığı gibi bundan insanların ölmesi de kader değil. Aksine insan zaafından kaynaklı facialar ülkemizin kaderi haline geldi.

Allah kullarına engel çıkarmaz ama kötülüğe de razı olmaz. Kulun işlediği kötülük Allah’ın bilgisi dahilindedir ancak bunda Allah’ın rızası bulunmamaktadır. De ki: “Allah kötülüğü buyurmaz!” (Araf:28)

Amasra’da 41 madencinin ölümüyle sonuçlanan kazanın yaşandığı maden Türkiye Taş Kömürü Kurumuna bağlı. Yani bir kamu işletmesi. Üstelik Türkiye’nin en eski, en çok bilgi birikimine ve teknolojik imkanlara sahip işletmesi.

Sayıştay’ın “TTK 2019 Yılı Denetin Raporu” Amasra faciasının nedeni hususunda son derece önemli uyarılarda bulunuyor: “Üretim derinliği eksi 300 metreye ulaştığı, çalışılan damarlarda gaz içeriklerinin yüksek olduğu, ani gaz degajı ve grizu patlama riskinin artması” ve “işçi sayısının tehlike doğuracak boyutta azaltıldığı (işçi sayısı 1145’den 622’ye indirilmiş), arızaların giderilmediği” gibi son derece ciddi sorunları ortaya koyan Sayıştay raporunun dikkate alınmamasının yaşanan faciada belirleyici olduğu görülmektedir.

 41 cana mal olan grizu patlamasını kader planına bağlamanın amacı, ailelerden tevekkül, teslimiyet ve rıza göstermelerini sağlamaktır.

Şu mesaj verilmek istenmektedir: Allah bize bu alemde gül bahçesi vaat etmemiş, kimimizin payına lüks yaşam, saraylar düşerken, kimimizin payına da birçok sıkıntı ve eza düşmüş olabilir. Dolayısıyla şikâyet etmeyin. Biz sizler için en uygun olanı yaparız. Yüklü miktarda tazminat verir, ölenlerin çocuklarına eğitim bursu sağlarız.

İş güvenliği uzmanları ve bu alanda deneyimli maden mühendisleri, Türkiye’nin madencilik alanındaki bilgi birikimi ve teknolojik gelişmeler kullanılsaydı Amasra’daki iş kazasının yaşanmayacağını belirtiyorlar. Gelişmiş ülkelerde bu tür iş kazalarının artık yaşanmadığına özellikle dikkat çekiyorlar.

Avrupa’da 76 yıldır maden faciası yaşanmıyor, çünkü aklın ve bilimin gereği yerine getiriliyor.

Soma faciasından ders alınsaydı bu yaşanmayabilirdi. Sürdürülebilir bir iş güvenliği uygulamasının hiçbir kurumda olmadığı ifade ediliyor ki, bu başka iş kazalarının olma ihtimalini akla getiriyor.

Kur’an’da “kader” ve “kadr” kelimeleri ölçü, her şeyi bir ölçüye göre tayin ve tahsis etmek, bir hikmete göre yapmak manasında kullanılmaktadır. Kadr ve takdir kelimelerin Allah’a isnadı O’nun yaptığı işlerin bir nizamı, ölçüsü ve hikmeti olduğunu bildirir.  (Hüseyin Atay, Kur’an’da İman Esasları ve Kader Sorunu, s.121).

Allah istediğine rızkı bol ve bir ölçü ile verir.” (Ra’d:26), “Su belli bir ölçüye göre birleşti.” (Kamer:54), “Aranızda ölümü takdir ettik.” (Vakıa:56) , “Gökten suyu miktarla indiren” ( Zuhruf:43) ayetleri örnek verilebilir.

“Kaderin olmaması demek; Allah’ın ne yapıp ne yapmayacağına dair bir yazısının olmaması demektir. Dolayısıyla insanın her yaptığı, Allah’ın ilminin içindedir … insanların hareketlerine ve özgür iradelerine de Allah’ın ilminin bir etkisi olmaz… Allah’ın ilmi kadere kanıt sayılmaz.” (Hüseyin Atay, age, s.130).

İman esasları arasında “kadere iman” bulunmamaktadır. Kadere iman bir Emevi doktrinidir. Emeviler yaptıkları kötülük ve zulümlere bir ‘meşruiyet üretme ‘aparatı olarak kaderi devreye soktular. Halka boyun eğdirmek, yönetime biat etmelerini sağlamak ve karşı çıkışlara mani olmak için başa gelen kötülükleri kadere, yani Allah’ın buyruğuna bağlayan bir söylem geliştirdiler.

Kerbela faciası, Harre vak’ası ve Emevi Valisi zalim Haccac’ın Kabe’yi mancınıklarla yıkmasını kaderle izah ettiler.

Yezit, kendisine Hz. Hüseyin’in kesilmiş başı getirilince Hüseyin’i Allah öldürdü demiştir. Abbasi Halifesi Muktedir Billah, Mansur’un tüm uzuvlarının kesilip akabinde katledilmesi emrini kadere bağlamıştır.

İslam dünyasında başarısızlık kaderdir, başarı ise otoriteye aittir. Yöneticiler bu dünyayı değil de adeta ahireti yönetmek için seçilmişlerdir. Sorumluluktan kutsal değerleri kullanarak kurtulmaya çalışmaktadırlar.

Maalesef İslam dünyasının ezici çoğunluğu ihmalden, liyakatsizlikten ve rant hırsından dolayı meydana gelen felaketleri kader ile izah etmektedir.

Amasra’da meydana gelen ve 41 kişinin ölümüyle sonuçlanan kaza, geçmiş olsun ve başsağlığı mesajlarıyla, şehitlik edebiyatıyla geçiştirilmemeli, sorumlular mutlaka cezalandırılmalıdır. Soma örneğinde olduğu gibi cezasızlık politikası yeni kazalara davetiye çıkarmaktadır.

Yerin 350 metre altında yanarak, boğularak ölmek kader değildir. Sorulması gereken bir soru da neden hep yoksulların kaderi böyle yazılır da, zenginler bundan azadedir?

 

Kaynak: farklı bakış


Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

YAZARLAR