Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Seyit Ahmet UZUN


KABİR KAVRAMINA FARKLI BİR BAKIŞ

Yazarımız Seyit Ahmet Uzun'un "yeni" yazısı...


Ölüm bütün canlılar için kaçınılmazken, ölenlerin durumu farklılık arz etmektedir. Kimi insan normal şartlarda ölürken kimi insan yangın, yakılmak, hayvanlar tarafından parçalanmak, suda boğulmak şeklinde ölümle bu dünyadan ayrılmaktadırlar.

Aynı zamanda inanç, kültür ve geleneklere göre de ölenlerin defin işlemleri farklılık göstermektedir.

Olayı bu şekilde değerlendirdiğimizde her ölen bizim inanç ve kültürümüzdeki anlayışa göre gömülmemektedir. Yani her ölen için anladığımız anlamda bir çukur şeklinde mezarları yoktur. Bazılarının da yukarıda sıraladığımız nedenlerden dolayı kabirleri yoktur.

Bazı kültürlerde ölülerin fırında yakılarak küllerinin cenaze sahiplerine verildiğini  bazı kültürlerse ise yakılan cesetlerin küllerinin GanjNehrin’ne atıldığını bazılarının küllerinin ise havaya serpildiğini bilmekteyiz.

Peki öyleyse Kur'an’da belirtilen herkesin ikin Sur’a üfürülmesiyle kabirlerinden kalkışlarını nasıl değerlendirmemiz gerekmektedir.

“Nihayet Sûr'a üfürülecek. Bir de bakarsın ki onlar kabirlerinden kalkıp koşarak Rablerine giderler.” (Yasin/51)

“Kabirlerde bulunanların diriltilip dışarı atıldığını düşünmez mi?” Adiyat/9

Rağıp el İsfehani, kabir kelimesini açıklarken şunları söylemektedir; “Kabir, ölünün defnedildiği yerdir.”

“Sonra onun canını aldı ve kabre soktu. Sonra dilediği bir vakitte onu yeniden diriltir.” (Abese/21-22)

Ayette de belirtildiği üzere ölülerin kabirlere konulduğu gibi tekrar kabirlerden kalkacaktır. Kabre konulan insanlart, mezarlarından kalkanlar… Mahşer yerine koşanlar. İşte bu ayetlerin ışığında benim kanaatim insanların kabirleri öldükleri yerlerdir.

Çukura gömülenin kabri orasıyken, ateşte yananların, boğulanların, külleri savrulanların, hayvanlar tarafından parçalananların mezarları da ruhlarının alındığı yerlerdir. Nihayetinde tekrar diriltilecekleri yer ruhlarının da alındığı ve tekrar kabir olarak değerlendirilen yerlerdir

Ve ikinci Sur’a üfürüldüğünde ruhlar bedenleriyle buluşup sırlı bir dünya hayatı olan berzah alemi sona ermiş olacaktır.

Ve mahşerde Rabbin merhameti mahşeri, inananların rahata erdiği serin ve gölgelikli bir mekana dönüştürecektir.

 



YAZARLAR