Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Necla Arpa GÜLAÇAR


İyilik Güzeldir!

Yazarımız Nela Arpa Gülaçar'ın, Özgün İrade Dergisi dergisi 2020 Nisan-Mayıs (192-193.) saysında ve aynı zamanda ozgunirade.com'da yayımlanan yazısı...


Sevgili dostum!
Kötülüğü iyilikle savmayı Hz. Peygamber (S.A.V)’den öğrendik değil mi?
O, bize yüce Kur’an’ın ayetlerinin ışığında iyilik yapmayı nasihat eder. İnsana, hayvana, bitkiye, eşyaya, çevreye hülasa her şeye iyilik ile muamele etmeyi nasihat ederdi.
İyilik çıtamızı test ettiğimiz oluyor mu? Veya insanın iyilik sınırı nedir?
Bizi sinir eden, nankörlük eden insanlara iyilik yapmaya devam ediyor muyuz?
İyiliğe devam edince enayi durumuna mı düşüyoruz?

Bir kafesin içine sığdırılmış kalbimiz var.
Hem de dar bir kafes. Zahiren o, dar kafesin içindeki kalbe fazla bir şey sığmaz fakat maneviyatla baktığımızda dar bir kafes değil, kocaman bir yürek görürüz.
Tasavvur edemeyeceğimiz kadar büyüktür. Yüce Allah’ın bize verdiği merhamet duygusu ile iyiliğe yöneliriz.
Çoğu zaman öfkemiz merhametimizi gölgelendiriyor, yaptığımız iyiliğin karşılığında nankörlük gördüğümüzde hayal kırıklığına uğruyor, akabinde iyilik yapmayı bırakıyoruz.
Peki hiç şöyle düşündük mü?
İnsanların geneli yaratıcısına karşı nankörlük ediyor söz verip sözünü tutmuyor, yalan söylüyor, gıybet ediyor, insanoğlu her şeyde haddini aşıyor, şükretmeyi unutuyor.
Kendisine başka bir insan tarafından sunulan bir bardak suya teşekkür ediyor, fakat yaratıcısını ihmal edip unutuyor.
Buna rağmen Yüce Allah kuluna merhamet edip iyilik yapmayı bırakmıyor. Yeryüzünden suyu çekip alır ve bir daha su indirmeyebilir. Sadece suyu alsa bizden sahip olduğumuz bedenimiz dahil her şey yok olup gider.
Rabbimiz iyiliği seviyor ve bize iyilik yapmayı öğütlüyor.
İyilik yapmak zor bir şey mi?
Hayır zor değil bilakis herkes gücü nisbetinde iyilik yapmaya davet edilir.

Çocukluğumda bir şarkı vardı okul koridorlarında güle oynaya söylerdik “iyilik yap iyilik bul kim kazanmış kötülükten” Çok manidar değil mi?
Zahiren kötüler güçlü görünsede neticede kaybeden hep onlardır. Bu Yüce Allah’ın vaadidir. “İyiliği emret, kötülükten alıkoy!” Onun bize öğrettiği  Şiar ne güzeldir.
Ne diyor güzel Peygamberimiz! (S.A.V)  “Kötülükten alıkoymak bir iyiliktir.”
Yapılan kötülükleri sayıp döküyor medya denen canavar. Kötülüğün azmettiricisi olmuş durumda kötüye yol gösteriyor.
Bir kötülüğü düzeltmek erdemdir. Düzeltmeye gücümüz yetmiyorsa, hiç değilse onu anlatmayarak yaygınlaşmasını engellemek erdemdir…

İşte tam burada bir hikaye girer devreye erdem’e davet eden bir hikaye…

“Bedevinin biri birgün çölde seyahat ederken uzaktan çaresizlik içerisinde kendisine el sallayan bir adam görmüş ve hemen devesini ona doğru sürmüş. Zavallı adam uzun günler aç ve susuz kalmanın sonucu bitap düşmüş bir halde gelen bedeviye seslenmiş: Lütfen biraz su!
Bedevi devesinden inip suyu hazırlarken, adam kendisinden beklenmeyen bir çeviklikle bedevinin devesine atlamış ve hızla uzaklaşmış. Bedevi, durumu fark eder etmez dönmüş ve bütün gücüyle arkasından koşmaya başlamış sesini duyurabileceği bir mesafeye erişince yüksek sesle bağırmış: “Tamam! Devemi aldın, beni bu çölde bir başıma bıraktın. Varsın olsun! Ama senden rica ediyorum; bu olayı, yaşadığın müddetçe kimseye anlatma!”
Devesini, hatta canını değil de olayın başkalarına anlatılıp anlatılmamasını önemseyen bedevinin bu sözlerini duyan adam birden durmuş, geri dönmüş ve  “Niçin bu olayın başkalarına anlatıl mamasını bu kadar şiddetle istiyorsun?” diye sormuş.
Bedevi: “insanlar bu olayı duyarlarsa bir daha çölde aç ve susuz kalmış hiç bir insana yardım eli uzatmazlar da ondan” diye cevap vermiş.”

Çirkinliği görünür kılmak, kötülüğü her daim gündemde tutmak; iyiliği ve güzelliği hayatın dışına öteleyerek uzaklaştırılacaktır.
Bize düşen iyiliği gündemde tutmaktır!
İyilik güzeldir!
İyi gelir insana, iyilik kolaydır sanıldığı kadar pahalı değil değildir.
Bedava olan iyilikler sınırsızdır. Tebessüm etmek, affetmek, değer vermek  saygı duymak, güzel konuşmak, nasihat etmek, bildiği şeyleri öğretmek örnekleri çoğaltabiliriz. Saydıklarım maddi külfeti olmayan ve toplumu inşa eden iyiliklerdir.
Her birimiz yapabilecekken, yapmadıklarımızdan da sorumluyuz!
Bizim sandığımız her şeyde birilerinin hakkı var bilgimiz, malımız, beden gücümüz, hatta fazladan uyuduğumuz uykudan bile birilerinin hakkı var.
İnfak sadece mal ile yapılmaz.
Buyurun tebessümü, beden gücümüzü, boş vaktimizi, fazla uykumuzu, bilgimizi İnfak edelim.
İyilik güzeldir ve kapsayıcıdır. İyilik kurtarıcıdır, kötüleri bile iyi eder…
Üstad “Mustafa Kutlu –
Hüzün Ve Tesadüf” kitabında iyiliği çok güzel ifade ediyor.
“Bir şey yap güzel olsun… Huzura vesile olsun, rikkate yol açsın, şevk versin, hakikate işaret etsin.
Bir şey yap doğru olsun. İnsanları yalanın ve yanlışın bataklığına düşmekten korusun. Rüzgar ve akıntıya kapılmasın; kırılsın lakin eğilip bükümlesin…
Bir şey yap iyi olsun. Hizmetten, hürmetten, merhametten, müteşekkil olsun. Kalpleri yumuşatsın garibin, yolcunun, zayıfın derdine derman olsun.
Bir şey yap adil olsun. İnsanlar haktan, hukuktan ayrılmasın.
Bir şey yap barış olsun. İnsanlar kin ve nefretten uzaklaşsın. Bombalar patlamasın çocuklar ölmesin.
-Ohooo, bana neredeyse dünyayı düzelt diyorsun…
-Öyle… Hadi bir şey yap…”

Hadi bir iyilik yap! Ama önce kendine yap bu iyiliği, rehavetten kurtar kendini…
Açlıktan gözyaşı döküyorsa bir çocuk unutma! Senin de payın vardır O gözyaşı’nda…
Bir iyilik yap kendine, dünyayı değiştirmekten vazgeç, önce kendini değiştir!
İyiliğin bi halkası ol!
Önce tebessüm ile başla sonra tekrarla!
İyilik güzeldir… iyılık… güzeldir… iyilik güzeldir…



YAZARLAR