Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Ramazan DEVECİ


İslamofobi ve İslam’a Saldırılar…

Ramazan Deveci'nin yeni yazısı;


 

İslamofobi, kelime anlamı olarak "İslam korkusu" demektir. Müslümanlara ve İslam dinine karşı sürdürülen ön yargıdan kaynaklanmaktadır. Toplumda Müslümanlara karşı duyulan nefret, düşmanlık, kin besleme ve ayrımcılığı arttırmayı amaçlamaktadır.

Kelime ilk kez 2001 yılında 11 Eylül saldırılarından sonra gündeme getirilmiş ve o günden sonra sıkça kullanılmıştır.

Bugün İslamofobi dendiğinde hem İslam dinini tanımamak ve öğrenmemekten kaynaklanan bir korku, hem de bu korkuya dayanarak Müslümanlara karşı ayrımcılık ve düşmanlık yapılmasının meşru görülmesi anlaşılmalıdır.

Bugün İslamofobinin en büyük malzemesi el Kaide ve İŞİD gibi özellikle ABD tarafından kullanılan terör örgütlerinin yaptığı eylemler olmaktadır. Esasen bu tekfirci terörden en büyük zararı Müslümanlar gördüğü halde, yinede bunların yaptıkları üzerinden İslam suçlanmaktadır.

Bugün neden Hıristiyanfobi yoktur! Geçmişte Hıristiyanların kaynaklanan birçok şiddet olayı olduğu halde Hıristiyanfobi neden oluşmadı sorusunu sormak gerekiyor.

Rahmetli Muhammed Ali’nin ilginç bir anısı burada hatırlatmak gerekiyor. 11 Eylül 2001 tarihinde ikiz kule saldırısı olduğu zaman Rahmetli Muhammed Ali, yıkımların olduğu yeri ziyarete gider. Gazeteciler yanına gelir ve, “Bunu yapan Müslüman teröristlerdir. Sen de Müslümansın, bu konuda ne düşünüyorsun?” diye sorarlar. Muhammed Ali şöyle cevap verir: “Hitler de Hristiyan’dı onun yaptığı şiddet size ne hissettiriyorsa bu olay da bana onu hissettiriyor.”

Nazi zulmü altında milyonlarca kişi öldü, ciddi bir soykırım yaşandı ve Hıristiyanfobi gelişmedi. Hıristiyan karşıtlığı ortaya çıkmadı da neden, çünkü soykırımda Hitler’in Hıristiyan kimliği ortaya çıkarılmadı. Ancak el-Kaide gibi terör örgütlerinde özellikle Müslüman kimliği ön plana çıkarılarak, bir algı oluşturuyorlar ve böylece dünyada İslam nefretini arttırmak, insanları İslam’dan uzaklaştırmak istiyorlar.

İslamofobi çalışmalarının bir parçası olarak batıda İslam karşıtı faaliyetlerde son günlerde ciddi bir artış gözleniyor. Camilerimize saldırıyorlar, Kur’an yakıyorlar, Allah Resulünü aşağılayan karikatürler yayınlıyorlar.

İlk olarak Danimarka gazetesi Jyllands-Posten tarafından 2005 yılında, ardından da 2006 yılında Charlie Hebdo tarafından yayınlanan Peygamberimizi aşağılayan ve hakaret eden karikatürler, o dönemde de Müslümanların büyük tepkileriyle karşılaşmış, İslam dünyasında birçok yerde protesto edilmiş, derginin ofislerine molotofkokteyli saldırılar düzenlenmişti. O dönemde Jacques Chirac liderliğindeki Fransız hükümeti ülkelerindeki birçok siyasi ve kültürel İslam merkezlerini kapatmıştı.

7 Ocak 2015 günü, Charlie Hebdo denilen aşağılık derginin ofisine Arap yarımadası el-Kaidesi isimli selefi örgütün üstlendiği ve 9’u gazeteci, ikisi polis ve biri teknisyen 12 kişinin öldüğü bir saldırı yapıldı.

Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo, Ocak 2015'te Paris'te düzenlenen bu saldırıya ilişkin yargılamayı bahane ederek geçtiğimiz günlerde aziz Peygamberimize hakaret içeren o aşağılık karikatürleri yeniden yayımladı.

Peygamberimize hakaret eden bu karikatürlerin yayınlanması ve Kur’an yakılma eylemlerin Batılı Hükümetlerin yeşil ışığıyla tekrarlanması kuşkusuz İslamofobi projesiyle ilgilidir.

Batı ‘özgürlük’ kavramını ile İslamofobiyi teşvik etmek için kullanmaktadır. Son zamanlarda batıda sosyal ve siyasi alanlarda sağcı ve ırkçı akımlarının büyümesi nedeni ile Müslümanlara yönelik baskılar arttı, başta Müslümanlar olmak üzere dini ve ırksal azınlıklar baskı altına girdi.

Charlie Hebdo denilen paçavra derginin din karşıtı ve tartışmalı eylemlerinin bir nedeni İslamofobiyi arttırmak olmakla birlikte ana nedeni ise ekonomi gibi gözüküyor.

Hiç bir zaman geniş kitlelere yayılamayan dergi, "Kutsal Meryem Ana"ya hakaret eden karikatürler de dahil olmak üzere halkı kışkırtmak için aralarında aşırı sağcı siyasetçiler, ünlüler ve farklı dinler de dahil olmak üzere önde gelen isimleri aşağılayan karikatürler yayınlayarak ismini duyuldu.

En sonunda 2006 yılında İslam Peygamberine hakaret ederek tanınmanın zirvesine çıktı.  

Dergi ofisine yapılan saldırıdan 1 hafta önce yaklaşık 60.000 adet baskıya sahipti. Saldırıdan sonra Fransa genelinde 3 milyon baskı yaptı.

Batılı ülkeler İnsanların inançlarına kutsallarına hakaret ederek para kazanmayı ifade özgürlüğü olarak görmekten vazgeçmeliler.

Macron hükümeti Müslümanların inançlarına,  aziz Peygamberine hakaret eden karikatürlerin yayınlanmasını ifade özgürlüğünün bir parçası olduğunu söyledi.

Bir buçuk milyar Müslüman’ın canından aziz bildiği Peygamberine hakaret etmek ifade özgürlüğü olabilir mi? Bu nasıl bir özgürlük anlayışıdır.

Aziz Kur’an bize müşriklerin ilahlarına hakaret etmemeyi emreder. Biz Müslümanlar olarak kimsenin kutsalına hakaret etmiyor, kendi değerlerimize de aynı şekilde saygı bekliyoruz.

İfade özgürlüğü düşünsel eleştiridir. Değil milyonlarca insanın aziz bildiği kutsalına, peygamberine, sıradan bir insana bile hakaret etmenin özgürlüğü olamaz.

Allah Resulüne hakareti ifade özgürlüğü olarak nitelendiren Fransızlar, Roger Garaudy’a Müslüman olduktan sonra,  Filistin davasına sahip çıkması ve İsrail zulmünü kitaplarında dile getirmesine ifade özgürlüğü hakkı tanımamışlar ve İsrail Mitler ve Terör adıyla Türkçe’ye de çevrilen kitabı yüzünden ceza vermişlerdi.

Söz konusu İsrail ve batılı değerler olunca Roger Garaudy’a ceza vermekten çekinmeyen Fransa (Bunun gibi yüzlerce örnek vermek mümkün) Peygamberimize hakareti ifade özgürlüğü nitelendirebilmektedir.

Charlie Hebdo denilen paçavranın yaptığı karikatür ifade özgürlüğü değil kültürel terörizmdir. Ve böylesi aşağılık bir tavırla hem daha çok para kazanmayı hem de dünyada düşmanlıkları artırmanın hesabını yapmaktadır.  Kültürel terörizm silahlı, silahsız her türlü terörün en büyük kaynağıdır.

Müslümanlar aziz Peygamberlerini canlarından aziz bilerek ona yapılan hakaretlere sessiz kalamazlar kalmamalılar.

Allah’ın Resulüne ve onun temiz ehli beytine binlerce selam olsun…

 

 

 



YAZARLAR