Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Nezir ERGENÇ


İnsan, Allah, havadis

Nezir Ergenç'in Analizi;




İnsanların hadiseler/vakıalar karşısında takındığı tavır ve aldığı pozisyon aynı zamanda onların inancını, ideolojisini ve dünya görüşünü açığa vurur. Bu son virüs olayında da gördük ve yaşadık ki kesimler meseleyi anlamaya ve anlatmaya çalışırlarken sanki zorunluymuş gibi ideolojilerini, inançlarını veya felsefi görüşlerini ilave ediveriyorlar. Hal böyle olunca da meselenin doğru anlaşılması neredeyse imkansız hale geliyor.

Elbette, mevzu ne olursa olsun kişinin inancından, ideolojisinden veya felsefi görüşünden tümüyle bağımsız yorumlanamaz; ancak mevzuyu doğru anlamak ve gereğini yapmak için –bence- tümüyle inançtan, ideolojiden ve felsefi görüşten bağımsız, çıplak bir şekilde ortaya konması gerekir. Hadisenin aslı, astarı iyice ve doğru bir şekilde anlaşıldıktan sonra doğal olarak herkes kendi inanç, ideoloji ve felsefi görüşüne göre yorumlama hakkına sahiptir, yorumunu yapar.

Söz konusu olan virüs ehillerince yapılan açıklamalara göre insanlara ağız, burun ve göz yoluyla temas sonucu bulaşan ve hasta olmasına sebep bir canlı organizmadır. Doğal veya suni kimi etkenlerin sonucunda ortaya çıkan ve insana bulaşan bu organizmadan korunmanın tek yolunun da temassızlık olduğu yine ehlince anlatılmaktadır. Bu organizma doğası gereği önce insan boğazının bir yerinde kuluçkaya yatar sonra oradan da ciğerlere geçip, hücrelerde kendine yaşam ortamı oluşturmaktadır. Yine doğada var olan yasalar gereği o kendine bir yaşam alanı oluşturmaya çalışırken insan hücrelerini öldürmekte ve dolayısıyla da insanın da ölümüne sebep olmaktadır.

Özet olarak hadise bu iken dindar kesimler yani avam/halk bunun insanların işledikleri günahlarının, yaptıkları zulümlerin bir sonucu olarak Allahtan gelen bir musibet, ilahi bir azab olduğuna kanaat getirdiler ve bu yönde yorumlar yaptılar.

Kimi laik çevrelere ilaveten çokbilmiş filozof çakmaları, bu hadiseyle birlikte imamların, vaizlerin/ din adına nasihat edenler/ din adamlarının, duaların ve benzeri dini unsurların işlevsizliğine, gereksizliğine; imam, din adamı yerine doktor; cami, kilise, mabet yerine hastahane, okul; dua, ibadet yerine bilgi, bilim olması gerektiğine dair tezviratta bulundular.
Bilim adamı kisvesinde kimileri hadisenin mikro organizma ve işlevi, insanla ilişkisi ve sonuçları üzerinde görüşler serdettiler.

Komploculara ve kötü niyetli tahrikçiler, bu virüsün sun-i yollarla biyolojik bir silah niyetiyle üretildiği ve küresel kapitalist sermayeci güçler tarafından dünyaya yeni bir nizam dayatma projesi olduğunda ısrarcı oldular.

Türkiye sathında kimi Tayyip muarızlarınca da bu bela A KE PE’lilerin beceriksizlikleri, yanlışları ve zulümleri yüzünden olmaktadır.

İslami bilinç sahipleri- ben bunlara İslamcılar diyorum- ise -söz konusu hadisenin sebebi ne olursa olsun- bu virüsün tam anlamıyla ne olduğu, insana nasıl bulaştığı, insan vücudu üzerinde ne tür tahribatlara sebebiyet verdiği ve insanların bundan nasıl korunmaları gerektiğine dair sahih bilgiyi uzmanlarından öğrendikten sonra yetkin ve yetkili kişi ve kurumların önerdikleri ve aldıkları tedbirlere göre hareket ederek mutlak sonucu ise ilahi takdire bırakmayı yeğlediler.

Haddi zatında bundan alınması gereken derslerin olduğu; insanların ilk ve en önce kendi nefislerinde bir muhasebeye gitmeleri; ahlaki, sosyal ve ibadi konularda bir öz eleştiriye ihtiyaçlarının olduğu mutlaka ve acilen bunu yapmak gerektiğine dair görüş belittiler.

Varlığın ve var olagelenlerin tek ve biricik âlimi, sahibi, hâkimi Allah ne dilerse o olur.


 



YAZARLAR