Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



F. Yılmaz ALTUNÖZ


İĞNE VE ÇUVALDIZ

F. Yılmaz ALTUNÖZ'ÜN "YENİ" YAZISI...


Coronalı günler bireyi, toplumu ve devleti test ediyor. Genelde iyi günlerin dostu olmuş ve makyajını hiç eksiltmemiş çevrelerin gerçek yüzünün ortaya çıkmasına vesile olmuştur; Corona. Ahlak, adalet, katkı, ülfet ve özveri insana ait, insandan beklenen davranış şekilleridir. Özellikle zor zamanlarda bu nitelikli duruşa ihtiyaç vardır. Tabiî ki toplum bireylerden oluşurken, devlet toplumun organize ve disipline olmuş haline verilen bir isimdir.

Bu çerçevede bireyden beklenen ahlaki duruş; toplum ve devletten de beklenmektedir. Hatta devlet ahlak ve adaletin kaynağı, üreticisi ve uygulayıcısı olmak durumundadır. Zor zamanlar erdemli duruşun gösterge alanlarıdır. Filozof Kant’ın “ödev ahlakı” adlı çalışmasını konumuzu daha da iyi anlatır.

Sokağa çıkma yasağı kararının alınmasıyla birlikte; sokaklardaki hareketliliğe ve davranış biçimine Türkiye tanık oldu. İnsanların -ki toplumun her katmanından- bakkal, fırın, market, eczane ve AVM’lere yönelik; sağlık ve güvenliği tehlikeye atacak davranışlarını izah etmek pek mümkün değildi. Hele bir trafik kazasını “ekmek kavgası” olarak veren Fox Tv. Kanalının psikolojik yıkıntıya sebep olmasının ise ahlaken açıklaması yoktu.

Son bir aydır hükümet ve devlet yetkililerinin çaldıkları davulu; sanırım “sağır sultan” duydu. Toplumsal sağlığın ve güvenliğin korunması adına yapılan; Evde kal Türkiye, sosyal mesafeni koru, maskeni tak, eldiven giy çağırılarının bir anda boşa çıkarıcı sokak sosyolojisi, her şeyi altüst etmeye yetti. Hele “cola ve luppo” için kuraldışı davranışlar; ilahiyat, sosyoloji ve kamu otoritesini yeni arayışlara ve çözümlemelere yitmiş olmalıdır.

İki günlük sokağa çıkma yasağına verilen bu olumsuz tepkiye karşılık olarak; bazı insan, yazarçizer ve medya kanallarının daha da olumsuz tepkiler ortaya koyduklarına tanık olduk. Bu halinde, sokak sosyolojisi gibi ahlaki ve sorumluluk içeren davranış olduğunu söylemek mümkün değil.

Kendisinde söz söyleme yetkisi görenler, STK’ların, öğretmenlerin, yazar ve çizerlerin, gazetelerin ve televizyonların, ilahiyatçıların; sağlıklı geniş zaman dilimlerinde nitelikli insan yetiştirmesi konusunda görevlerini yerine getirmeyenlerin ve sorumluluk almayanların; zor zamanlarda ki sokak sosyolojisine tepkileri hiçte ahlaki değildir. Reyting uğruna beşinci kol faaliyeti gibi çalışan, programlarında ahlak, tarih ve kültüre hiç yer vermeyen kuruluşların; erdemli bir nesil için koşuşturmayan insanların; sokakları kınamaları hiçte etik değildir.

Çünkü bu sokaklar sizin eserinizdir.

Ama yine de iğneyi kendinize çuvaldızı başkalarına batırın.

Biraz daha ahlaki olur!

Not: Çuvaldız normal dikiş iğnesinden büyük olan iğneye verilen isim.

   



Yaşar YILDIRIM
13.04.2020 11:56:13
Elinize dilinize ve emeğinize sağlık hocam çok güzel özetlemişsiniz.

YAZARLAR