Ömer Naci YILMAZ


İDAM CEZASI NASIL GELİR?

Ömer Naci Yılmaz´ın Yazısı


İdam meselesi son günlerin yine popüler tartışma konusu oldu. Son olarak Emine Bulut cinayeti tartışmaları yeniden alevlendirdi, yeni tartışma konuları ortaya çıkıncaya kadar da tartışılmaya devam edecek gibi görünüyor. İdam meselesi sadece çocuk ve kadın cinayetlerinde; vatana ihanet ve terör gibi meseleler ise bazı şehit cenazelerinde gündeme geliyor. Hiç kimse sahici olarak meseleyi ciddiye almıyor. Bunun için de anlı şanlı siyasetçilerimiz idam cezası meselesiyle adeta el topu oynar gibi oynuyor ve herkes topu bir birine atıp duruyor. Adeta toplumun gazını alıyorlar.

İdam cezası meselesi biraz ciddiyet istiyor. Bu cezayı çıkartamıyorsanız neden çıkaramadığınızı topluma açıklayınız. Reis diyor ki: ?Önüme gelirse kim ne der diye bakmam, imzalarım.? Meclis, adalet bakanlığının meselesi diyor. Adalet Bakanı, meclisin meselesi diyor. Yani idam cezasıyla ilgili olarak siyaset el topu oynamaya devam ediyor.

İktidarın el topu oynadığı bu meseleyi muhalefet ise hiç gündemine dahi almıyor. Vatana ihanet ve terör kısmıyla alakalı olarak açık ve net olamadıkları için bu meselede de net değiller. Muhalefetsen, muhalefetinde samimi isen, toplum nezdinde iktidarı sıkıştırmak istiyorsan işte fırsat, sen bu meseleye sahip çıksana. Neden sahip çıkmıyorsun? ?Yolsuzluğa gelince ucu kime giderse gitsin diyorsun da çocuk ve kadın cinayetine gelince, vatana ihanet ve terör suçlarına gelince neden ucu kime dayanırsa dayansın, bu kanun çıkarılacaktır.? diyemiyorsun. İktidar samimi değilse siz hiç samimi değilsiniz.

Bu meseleyi meclis gündemine kim getirecek? Sokaktaki adam mı getirecek? Sokaktaki adam getirecekse siz neyin vekilisiniz? Biz milletvekiliyiz demeyin. Siz liderlerinizin vekilisiniz. Demokrasi falan hikâye? Sizi liderler seçiyor, biz onaylıyoruz. Gerçekten bize sorulacak olsa biz sizi seçer miyiz? Millet seçiyormuş gibi yapılıyor. Ön seçim, temayül yoklaması adı altında tiyatro oynanıyor, Ankara´da işler değişiyor. Her şeyi değiştirdiğiniz, her şeyi yaptığınız bu Ankara´da bir tek idam cezası meselesini halletmiyorsunuz. Niye halletmediğinizi veya halledemediğinizi çıkın ve mertçe açıklayın.

Başlığa aldığımız ?idam cezası nasıl gelir? sorusunun herkese göre farklı cevabı vardır. Cezanın meclisten çıkartılmasını geçtik, meclis gündemine gelmesini konuşuyoruz ki bu bile bir acizliktir. Bundan sonraki cümlelere lütfen dikkat ediniz. Hiç kimsenin yavrusunun başına kötü bir olay gelmesin. Çocuklar yaşasın ve yaşatılsın. Onlarla ilgili kötülük düşünenlerin planlarını Rabbim başlarına geçirsin. Hiçbir kadın kötülüğe maruz kalmasın, eziyet görmesin, hukuk daima yanlarında olsun. Yaşama hakları boşandıkları eşlerine rağmen korunsun. Bunlar duamızdır. Bu fenalıklar, çocuğundan, torunundan veya evladından dolayı vekillerimizin başına gelse acaba ne düşünürler. İdam cezası meselesiyle el topu oynamaya devam ederler mi? Aynı yakınlık derecesinde bakanlarımızdan birinin başına gelse onlar da bu meseleyle el topu oynamaya devam ederler mi? Ona buna havale edip topu taca atarlar mı? Böyle paşalarımızın birinin başına gelse acaba yerlerinde durabilirler mi? Hâkimlerimiz, savcılarımız ve yüksek yargının başındaki demokrasiye tapan hukukçularımız sizin başınıza gelse sahi siz ne yaparsınız? Hala hukuk edebiyatı yapmaya devam mı edeceksiniz? Emine Bulut´un yavrusunun gözlerinde kendi kızınızın, torununuzun gözlerini gördünüz mü? O gözlere bakabildiniz mi? Yoksa yüreğiniz el vermedi mi? İnsanlar kendi hukuklarını kendileri mi oluştursun, nasıl olsa ceza evlerinde biri çakar ve şişler desek, ?öyle şey mi olur, burası hukuk devleti? der lafı ağzımıza basarsınız. Bu mavallar artık karın doyurmuyor, gönülleri teskin etmiyor. Ne olur milletle dalga geçmeyin.

Yanan yürekler var, yenileri yanmasın. Bilin ki siz idam cezası meselesiyle el topu oynamaya devam ettiğiniz müddetçe daha nice yürekler yanacaktır. Siz seyirci kalırsanız, size de seyirci kalınacaktır.

 

 


YAZARLAR