Esat HOCALAR


HZ. HÜSEYİN VE KERBELA

Yazarımız Esat Hocalar'ın "Hz. Hüseyin ve Kerbela" başlıklı yazısı..


Bugün Hüzün Günümdür.
“Bu Ümmetin Ehlibeyte Bir Özür Borcu Vardır”

Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa’nın ahirete irtihalinden yarım yüzyıl (48 yıl) sonra tarihimizin korkunç cinayetlerinden biri işlenmiştir. Hicri 10 muharrem 61 Cuma günü (Miladi 10 Ekim 680 tarihinde). Kerbela’da kurda kuşa sebil olan Fırat suyu, âlemlere rahmet olarak gönderilen peygamberimizin sevgili torunları Hz. Hüseyin ve onun masun, masum ve mahzun yavrularına verilmemiş, onlar, tarihimizde bugüne kadar eşi ve benzeri görülmemiş bir şekilde susuzluğa mahkûm edilerek, vahşi bir şekilde katledilmiştir.

Üstelik bu vahşi cinayet her gün namazlarımızın 'kaide-i ahirinde', son oturuşunda Tahiyyat ve Salli-barik dualarını okuyarak günde en az 15 kere salavat getirdiğimiz, dua ettiğimiz ve ümmeti olmakla şeref duyduğumuz peygamberimizin pak evlatlarına yapılmıştır.

Müslümanlar peygamberimize nazil olmuş son vahye olan inançlarını, onun ortaya koyduğu değerleri bugüne kadar koruya gelmişlerdir.

Bununla beraber Peygamberimizin pak soyuna Kerbela’da yapılan hunharca katliamlara o gün engel olamamışlardır.

Bu nedenle bu ümmetin ehlibeyte esaslı bir özür borcu vardır. Bu borç bir yük, hak ve sorumluluk borcu değil gönül borcudur.
Bugün yas, matem, intikam, kendini paralamak, yaralamak, zincirle kendine akılsızlar gibi, sefihçe eziyet etmek sünnet-i seniyye ile asla bağdaşmaz.

Hz. Hüseyin'in şehadetini dillendirirken, onu herkesin terk ettiğini hatta atının bile terk ederek Medine'ye gittiğini şiirleştiren, Türküleştiren ve olayı/meseleyi zıvanadan çıkaranların yaptıklarını insanlıkla bağdaştıramıyor, Hz. Hüseyin’in ruhaniyetine eziyet olarak görüyorum.
Bu elim olayı her yıldönümünde istismar ederek, araçsallaştırarak dini bir mitos oluşturup insanlarımızın küçük bir bölümüne, bu olay üzerinden din inşa edenleri de samimi bulmuyorum. Kişi kültü üzerinden din inşa edilmez.

Peygamberimizin evlatlarına yapılan bu zulmün acısını hiçbir zaman unutmadık ve yüreğimizin içinde, derinliklerinde hep büyük bir acı olarak taşıyoruz.

 



YAZARLAR