Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Ahmet TAŞ


HUKUK VE ADALET GÖZETİLSİN, HESABI DA SORULSUN

Yazarımız Ahmet Taş'ın "yeni" yazısı...


15 Temmuz 2016 kanlı darbe kalkışmasının üzerinden 5 kara yıl geçti. Milletin iktidarını yok sayarak, milletin verdiği imkânlarla 40 yıldan beri devlet içinde kadrolaşmış paralel devlet yapısı (PDY) dışarıdan aldığı emir ve güçle elde ettiği imkânlarla yetinmeyerek 15 Temmuz 2016 günü kanlı bir darbe kalkışmasına girişmişti.

Milletin verdiği silahları kandırılmış askeri kadrolar eliyle millete doğrultarak başlayan kanlı ve hain kalkışma, milletin seçtiği idarecilerin iktidarın sahibi milleti iradesine sahip çıkması için meydanlara davet etmesi üzerine ülkenin tüm şehirlerinin meydanları iradesine sahip çıkan millet tarafından doldurulmuş, hain darbecilerinönü kesilmişti.

Ankara, İstanbul, Kayseri, Konya başta olmak üzere meydanları dolduran insanlarımız milletini kurşunlayan darbecilere göğüslerini siper etmiş, bu uğurda şehitler vermiş, yaralanmış gazilik şerefine ulaşmıştı. Millet iradesi için meydanları dolduran insanlarımızdan 251 tanesi darbecilerin kurşunlarıyla şehadete ulaşmış, 2250 kadarı da hainlerin kurşunları ile yaralanarak gazilik ünvanına ulaşmışlardı.

Üzerinden 5 koca yıl geçen dönemde hain darbeciler ve örgütleri bir bir ortaya çıkarılarak yargılandı, yaptıklarının hesabı soruldu, halen de yeni yeni yakalanan ve yaptıkları ihanetin hesabı sorulanlar var, var olmaya da devam ediyor.

Bunların hepsi millet iradesine ve hukuk devleti özelliğinde olması gereken icraatlar. Hukuk ve yasalara aykırı hareket ederek milletin vermediği iktidarı kökü dışarıda güçlerin de desteği ile ele geçirmek suçtur ve mutlaka bu suç işleyenlerin cezalarını çekmesi gerekir.

Ülkemizde hukuk içinde kalarak darbeciler tespit edilip suçu ispat edilenler yargılanıp cezalandırılırken ne yazık ki darbeden sonra ilan edilen OHAL döneminde kamu personeli ve çok sayıda  sivil insan muhakeme edilip suçlanamadıkları halde OHAL komisyonları tarafından görevlerine iade edilmediler. Bunların önemli bir kısmı herhangi bir resmi işleme de tabii tutulmadılar. Türkiye Cumhuriyeti devletimizin kurduğu devlet hazinesinden maaş alan hâkim, savcı ve diğer adli personelin görev yaptığı mahkemelerden takipsizlik kararı alan ya da hakkında hiçbir adli işlem yapılmayan bu insanların hiçbir hukuki sorumluluk taşımadan görevlerine iade edilmemeleri ya da sivil kurumlarda bile çalışmalarına izin verilmemesi ibretlik, hukuksuz ve adaletten uzak bir uygulama olarak karşımızda durmaktadır.

28 Şubat darbe döneminin hukuksuz ve adaletsiz kararlarının faili olan darbecilerin mahkûmiyetlerinin Yargıtay'ca onandığı bugünlerde 15 Temmuz kanlı darbe kalkışmasının suçu ispat edilemeyen şüphelilerinin durumlarının TBMM, Adalet Bakanlığı ve diğer yetkililerimizin gündemine yeniden gelmesini hukuka, adalete ve toplum vicdanına uygun bir yolla çözüme kavuşturulmasını umuyorum.

15 Temmuz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize bereketli sağlıklı ömürler diliyorum. Allah böyle dönemleri bir daha yaşatmasın diyorum.

Selam ve dua ile



YAZARLAR