Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



F. Yılmaz ALTUNÖZ


HİCRETİN SOSYOLOJİSİ

F. Yılmaz ALTUNÖZ'ün yeni yazısı;


 

 

Hicret; hecr kök harflerinden oluşan arapça bir kelimedir. Sözlük anlamı bir yerden bir yere göç etmektir. “Sözlükte “terketmek, ayrılmak, ilgisini kesmek” anlamına gelen hecr (hicrân) masdarından isim olan hicret “kişinin herhangi bir şeyden bedenen, lisânen veya kalben ayrılıp uzaklaşması” demektir; ancak kelime daha çok “bir yerin terkedilerek başka bir yere göç edilmesi” anlamında kullanılır.” Dini anlamı ise inancı, adaleti ve özgürlüğü gerçekleştirmek için bir yerden bir yere; bireysel veya topluluk olarak göç etmektir. Hicret tarihin her döneminde olmakla beraber, daha çok Hz. Peygamber ve arkadaşlarının 622 yılında; Mekke’den Medine’ye göç etmeleri olarak öne çıkmaktadır.

Hicri Yılbaşı neden Hicret

1442 yıldır hicret Müslümanların gündemine gelmektedir. Bunun bir mesajı olmalıdır. Şehir ve devlet hayatı yaşamayan Araplar takvime pek ihtiyaç duymamışlardır. Ancak İslam’la birlikte yerleşik ve devlet hayatına geçmişlerdir. Sosyal hayat da takvim ihtiyacını beraberinde getirmiştir. Hz. Ömer döneminde takvim başlangıcı yani yılbaşı için çeşitli teklifler ileri sürülür; diğer milletlerin tarih ve takvim başlangıçları, Hz. Peygamberin doğum, peygamberlik başlangıcı veya ölüm tarihinin esas alınması, Fil vakası ve hicretin takvim/tarih başlangıcı olarak alınması gibi teklifler. Ancak hicret olayı takvim başlangıcı/yılbaşı olarak kabul edilir.

Eşyanın ruhu vardır. Tarihinde ruhu vardır. Yani söylediği söyleyeceği sözü, mesajı, felsefesi ve sosyolojisi vardır. Bu nedenle; Yahudi, Hristiyan ve ateşperest İranlılara ait yılbaşı; Müslümanlar için takvim ve yeni yılbaşı olarak kabul edilemezdi. Hz. Peygamberle ilgili doğum ve vefat bireysel, risalet ise inançsal bir değeri beraberinde getirmektedir. Ancak Hicret’e gelince bu başka bir şeydi. Hicret inansın inanmasın, kadın olsun erkek olsun, Arap olsun Acem olsun tüm muhataplarına söyleyeceği sözü vardır. Felsefesi vardır. Sosyolojisi vardır.

Hicretin sosyolojisi

Hicretin öne çıkan çağlar üstü mesajı ve sosyolojisi: Hicret; kurulu düzenleri, evleri, ticaretleri, kazançları, sanatları, eğitim ve öğrenimleri, eşleri ve çocukları, eğlenceleri olan insanların; ahlak, adalet ve özgürlük adına; ahlak, adalet ve özgürlüğün egemen olduğu alan ve ülkeler oluşturmak için sahip oldukları maddi değerlerden vaz geçme ve mücadele eylemidir.

Hicret; iman ve ameldir. Hicret Kur’an ve sünnettir. Hicret emir ve itaattir. Hicret çağlar üstü ve küresel bir davranıştır. Hicret İslam’ın bireysel ve kabile dini değil evrensel bir din oluş hikayesidir.  

Hicret; inanan kadın ve erkeğin şirk, zulüm ve haksız kazanç karşısında sessiz kalmama kararlılığıdır.

Hicret; yaratıcının erkek ve kadına verdiği değerin yeniden onlara iade edilmesi, güç, cinsellik ve sermaye karşısında köleleştirilen insanların; özgür düşünce ve davranışa kavuşma girişiminin adıdır.

Hicret; sessizlik değil sestir. Hicret; mutlak itaat değil kral çıplak diyebilmektir. Hicret alın terini kutsamak, çalmayı çırpmayı reddetmektir.

Hicret; otorite olarak yalnızca Allah ve peygamberini kabul etmektir. Allah ve peygamberinin yetkilerini gasp etmek ve çalmak isteyenlere dur demektir.

Hicret; ahlaktır. Hicret insan olma eylemidir.

Ve hicret Müslüman olmaktır.

İşte hicretin takvim başlangıcı ve yılbaşı olarak kabul edilmesi; her yıl hatırlatılmasında yatan felsefe ve sosyolojisi; sen ey Müslüman! Varlık nedenin şehvet, şöhret ve sermaye önünde; zalimler ve korku önünde diz çökmek değil; yalnızca Müslümanlar adına da değil tüm insanlık adına; ahlak, adalet ve özgürlüğü egemen kılmak için; düşünce ve hareket halinde olmaktır.      

 



YAZARLAR