Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



F. Yılmaz ALTUNÖZ


HİÇ BİR HARİTADA İSRAİL ADI YER ALMAMALIDIR

 Furkan Yılmaz ALTUNÖZ; Evet, şu an mevcut olan dünya haritaları gözden geçirilmelidir. Sınırlar yeniden çizilmelidir. Egemen güçlerin isimlendirdiği devlet ve bölgelerin adı değişmelidir.


 

 

            Evet, şu an mevcut olan dünya haritaları gözden geçirilmelidir. Sınırlar yeniden çizilmelidir. Egemen güçlerin isimlendirdiği devlet ve bölgelerin adı değişmelidir. Ortadoğu ve Uzakdoğu gibi bölgesel isimler kaldırılmalıdır. Irak, Ürdün, Suudi Arabistan, Lübnan hele Afrika’daki adeta harflerle fişlenmiş kabile devletleri birleşmeli ve yeniden isim almalıdır.

            Dünya haritasın da ABD ve Avrupa’nın yukarıda Afrika ve Asya’nın aşağıda yer alması bir egemenliğin ifadesidir. Ayrıca bu ülkelerin geniş ve büyük gösterilmesi; diğer ülke ve topluluklara tepeden bakmanın resmidir. Adeta bir ressamın yağlı boya çalışması gibi ortaya çıkan hali hazırdaki dünya haritası; adil ve özgür bir dağılım sonucu yeniden oluşturulmalıdır.

            Öncelikle İsrail’in adı haritalarda yer almamalıdır. Çünkü tarihsel olarak bu bölgede Yahudi ya da İsrail adında bir devlet olmamıştır. Kurulmamıştır. Topluluk olarak dünyanın diğer bölgelerinde yaşadıkları gibi burada da yaşamışlardır. Ancak bu bölgede yani Filistin’de başta peygamberleri, alim ve bilginleri öldürmeleri; fitne ve fesat ortaya koymaları sonucu; iki kez sürgün edilmişlerdir.

            1917 yılı itibariyle zengin Yahudi iş adamları ve Batılı devletlerin işbirliği sonucu Filistin’e küresel anlamada bir Yahudi göçü başlamıştır. Her ne kadar Batılı devletler Yahudi işgali için zemin hazırlasalar da; hain Arap Şerif Hüseyin ve işbirlikçilerinin de bu işgalde onlar kadar sorumluluğu ve işgal suçu vardır.

            Şerif Hüseyin ve işbirlikçilerinin ihaneti yalnızca Osmanlı İslam Devletine karşı değil, ümmete, tarihe ve insanlığa karşı işlenmiş bir ihanettir. Suçtur. Çünkü İsrail sadece Müslümanların değil Yahudi olmayanların başına da bir beladır.

            Fransa’nın, İngiltere’nin veya Rusya’nın adı haritalarda yer almasın diye bir teklif yok. Neden? Çünkü tarih bu milletlerin bu topraklarda yaşadıkları ve devlet olduklarını kaydediyor. Şayet bu sayılan ülkelerin adı haritalarda yer almasın denilecek olursa; bu teklif ahlaki ve adil olmaz.

            Ancak İsrail’e gelince durum hiçte böyle değildir. İsrail adının haritalarda yer alması ahlaki ve adil değildir. Hatta insani değildir. 1900’lü yıllarda bölgede Arap nüfus Yahudi nüfustan daha çoktur. Yerel mevcut nüfusu yeterli olmayan ve yeryüzünün farklı bölgelerinden; çeşitli vaatlerle göç ettirilerek Filistin’e getirilen; eğer gelmiyorlarsa terör vasıtaları kullanılarak korkutularak – 1960’lı yıllarda Irak’ta uygulanan Halı Operasyonu - zoraki Filistin’e getirilerek; sözde devlet olmak!  Hangi hukukçu bu halin hukuki olduğunu, hangi ahlaki otorite bu durumun ahlaki olduğunu söyleyebilir! 

            Sınırları askerler değiştirirler ama siyasiler sabitlerler. Din adamları meşrulaştırırlar. Sosyologlar birlikte yaşam ilkeleri belirler. Tarihçiler tarihi aidiyet ve kimlik oluştururlar. Sonrada o bölgelerin kendilerine ait olduğunu söylerler. Öldürürler, sürerler, yok ederler, haritalardan dahi adını silerler.

            İşte Filistin’de uygulanan tam da budur. Terör, devlet terörü, katliam, sürgün, işgal ve haritadan silmek. Hatta hafızalardan silerek tarihten silmek. İşte İsral’in kimliği.

            Yalnızca Müslümanlar değil, yeryüzünün erdemli insanları; sosyologlar, ahlaki otoriteler, din adamları, siyasiler ve düşünürler seslerini yükseltmeliler; Yahudiler Filistin’de önceden olduğu gibi bir topluluk olarak yaşayabilirler. Ancak devlet olamazlar. Sosyolojik ve tarihi olarak bunu hak etmiyorlar.

            Hiçbir haritada İsrail adı yer almamalıdır.

 



YAZARLAR