Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Seyit Ahmet UZUN


Her Kadın Anne Olabilir mi?

Yazarımız Seyit Ahmet Uzun'un "yeni" yazısı...


Annelik, cennet ayakları altına serilecek kadar yüce bir mertebedir. Bu açıdan duygu,  düşünce ve eylemleriyle ailesine cenneti yaşatabilenler annelik değerine sahip olabilir. 

Annelik her şeyden önce sorumluluk bilinci üzerine inşa edilir. Çocuğunun sorumluluğunu üstlenebilme erdemine sahip olamayan kadınlar ne kadar biyolojik açıdan çocuğu doğurmuş olsalar da annelik değerine ulaşmış olamazlar. 

Doğurduğu çocuğunu çöplere, denize, hastane ve cami avlularına bırakanlara anne denilemeyeceği aşikardır.

Doğurduğu çocuğunun istismarına sessiz kalanların, derisinde sigara söndürenlerin, gözlerindeki yaşları ve hüznü anlayamayanların anne olması söz konusu olamaz  

Annelik kucağında bir okul inşa ederek  çocuğunu dünyaya hazırlayabilmektir. 

Onu her türlü kötülükten ve kötülerden koruyabilmektir.

Annelik, çocuğun dünyayı okuduğu bir kitaptır.

Anne, çocuğunu duygu,  düşünce ve inanç eğitimiyle hayata hazırlayandır.

Annelik de babalık gibi sorumlulukla mümkündür. Ailesine karşı sorumluluğunu kaybedenin annelik tacını başına takarak ailesinin sultanı olması söz konusu olamaz.

Eşini aldatan, ihanet eden ve yuvasını yıkanların ayaklarının altında kaynayan cehennem aileyi  ateş çukuruna çevirir. 

Anne sadakattir. 

Anne şefkattir.

Anne inançtır.

Anne rahmettir.

Anne adalettir. 

Anne, çocukları arasında ayrım yaparak kardeşlerin birbirini kıskanarak kalplerinde kin ve nefretin oluşmasına neden olmamalıdır. 

Birini kucağının cennetinde yaşatırken diğerine hayatı cehennem etmemelidir.

Son yıllarda insanlığın yozlaşmış yüzünün yansıdığı programlarda kanalizasyon çukuru gibi pis kokular yayanların anneliğinden bahsetmek mümkün değildir. 

Annelik çelik gibi bir irade, kaplan gibi bir yürek ister. Çocuğunu her türlü kötülükten koruyacak bir cesaret ister. 

Annelik çocuğu doğurmak değil onu hayata hazırlamaktır. 

Hayata hazırlayamayacağımız bir bireyi dünyaya getirmek büyük bir suçtur. 

Gözlerinde rahmeti, kucağında cenneti, yüreğinde şefkati yaşatabilecek olandır anne. 

Çocuğunun acemi duygu sürücüsü olduğunu bilerek  onun yanlışlarını yol göstericiliğiyle düzeltmeye çalışandır anne. 

Anne, bir çocuğun gözlerinde dünyanın anlamıdır. Bunun için annelik kariyerden önce gelir ve çok önemlidir.

Evet annelik saygıyı gerektiren yüce bir mertebedir. Ancak şu unutulmamalıdır; saygı, sevgi bahçesinde açan bir güldür. Sevgisini soldurduğunuz bir bahçede saygı güllerinin açılmasını beklemek boş bir hayalden ibarettir. 

Aslında günümüzde gençliğimizin nereye gittiğini sorarken şu önemli hususu gözden kaçırdığımızı düşünüyorum; anne babalık nereye gidiyor? 

Her şeyin para, kariyer ve şehvet putlarına kurban edildiği bir zamanda çocuğun duygu eğitimini önemsemek ve bunun için fedakarlıkta bulunmak çok ama çok daha önemlidir. 

Çocuğu doğurup, saldım çayıra Mevla’m kayıra mantığıyla büyütmeye kalkarsak çocuğun annesi sokaklar olacaktır. 

İhmal edilen çocuğun aileye ve insanlığa sorun olması kaçınılmazdır. Burada sorun çocuk değil, çocuğu o hale getiren ortamdır. Biliyoruz ki dünyanın en azılı katilleri, hırsızları, dolandırıcıları bir zamanların masum bir çocuğuydu. O halde burada sorunun temeline inerek onun yetişme kültürüne bakmamız gerekmektedir. Ve burada da karşımıza ilk kucak, ilk besin ve ilk sıcaklık çok önemlidir. Annenin sıcaklığını, sevgisini, şefkatini hissetmeyen bir çocuk kendisini  boşlukta hissedilecektir. İşte çocuğun hayatında kırılma noktası burasıdır. Bütün suçlulara bakın çocukluğunda yaşadığı istismar, şiddet, sevgisizlik, terk edilmişlik gibi insanın hayata ve insanlığa olan güvenini sarsan psikolojik unsurları görebiliriz.

Bunun için diyoruz ki anne babalık başlı başına bir sorumluluktur. Bakamayacağınız, sorumluluğunu üstlenemeyeceğiz, sevginizi ve şefkatinizi veremeyeceğiniz çocukları dünyaya getirme hakkınız yok. 

Annelik salt biyolojik bir fonksiyon değildir. Gece uykusuz kalma, çocuğunun kakasıyla çişiyle ilgilenme,  hastalığında yanı başında olma, ağladığında bağrına basma, ninnilerle, masallarla uyutma, parklarda oyununa eşlik etme, sevgisini, merhametini hissettirerek yarınlara çocukluğunu yaşamış olarak yetiştirme, inancını, kültürünü, geleneğini öğretme annenin en önemli görevlerindendir. 

Anne bencil arzularının kölesi olarak çocuğu kendisi için bir yük olarak görürse, o çocuğun insanlığının celladı olur. İnsanlığı katledilmiş bir çocuğun insanlığa karşı merhametli olmasını beklemek saf bir iyimserlikten başka bir şey değildir. Ve bu çocuğun gelecekte işleyeceği bütün suçların cezası böyle anne babalara kesilmelidir. 

Bakamayacaksan, ilgilenemeyeceksen, sevgini,  şefkatini veremeyeceksen doğurmayacaksın kardeşim! 

Annelik, sorumluluktur, sabırdır, sevgidir, merhamettir, terbiyedir.

Zengininden, fakirine, ünlüsünden, ünsüzüne, çalışanından, çalışmayanına bütün kadınların anne olabilmesi için her şeyden önce anne sorumluluğunun ne olduğunu, bir çocuğu dünyaya getirmenin ne gibi bedelleri olduğunu iyi öğrenmesi gerekir. Çünkü ANNE ürünü insan olan bir sanatkardır. Şayet ürün hatalı yetişirse bunun bedelini başta kendisi olmak üzere bütün insanlık ödeyecektir. 



YAZARLAR