Seyfi Pınarbaşı


GENÇLİK VE İMKÂN

Yazarımız Seyfi Pınarbaşı'nın "konuya dair" analizi...


Evinde kalmakta olduğu kadın, ondan Murad almak istedi ve kapıları sımsıkı kapatarak: İsteklerim senin içindir, gelsene' dedi. (Yusuf) Allah'a sığınırım dedi çünkü kocanız benim efendimdir, yerimi güzel tutmuştur. Gerçek şu ki, zalimler kurtuluşa ermez. (Yusuf 23)                                                                                  

Andolsun kadın onu arzulamıştı, eğer Rabbinin(zinayı yasaklayan burhanını gerçeğe dikkat çeken delilini görmeseydi o da (Yusuf da) onu arzulamıştı. Böylelikle biz ondan kötülüğü ve fuhşu geri çevirmek için (ona delil gönderdik). Çünkü o, muhlis kullarımızdandı. (Yusuf 24)                                 

Ayette geçen burhan kelimesi anahtar konumundadır. Kesin kanıt diye tercüme edilen burhan kelimesi, bilimsel ve felsefî bir terim olarak "doğruluğunda asla kuşku bulunmayan ve kesin bilgi sağlayan delil" anlamında kullanılmaktadır. Arapça ‘da "berraklaştırmak, açıklığa kavuşturmak; delil getirmek" anlamındaki "b-r-h" kökünden türediği kabul edilmektedir. Kur’an-ı Kerîm'de "hak ile bâtılı birbirinden ayıran kesin delil" karşılığında kullanılır. Bütün şüpheleri ortadan kaldıracak açıklıkta ve itirazlara yer bırakmayacak kesinlikte bir delil olduğuna işaret edilmiştir, bundan dolayı bir iddianın kabulü veya reddi, kuruntulara değil, bir kanıtlamaya bağlanmıştır. Kıssada Yusuf (as) üzerinden gençleri ilgilendiren bir olay anlatılıyor. Gençleri Allahın burhanını gerçeğe dikkat çeken delilini görecek bir eğitimden geçirmeliyiz.                                                                                                                   

Hedonistçe bir yaşama yönlendirilen sürekli oyun oynayan ve eğlenen, bir gençlik var. Onlara Gelişimini tamamlamış her türlü hazırlığını yapmış doğru örnekler lazım. Çocuklarımız Okuyan okuduğunu anlayan akıllı, kendisi olmayı başarabilen gençlerle arkadaşlık ortamı oluşturduklarında kendilerini geliştirir. Çünkü bu arkadaşlıkta sahtelik değil doğallık ön planda olacaktır.                                                                                                                                                

Materyalist bir dünyada yaşıyoruz. Gençlerin kendini koruyabilmesi, yolunu bulması çok değerli insanlarla sohbet etmesi ile mümkündür. Ancak okuduğunu anlayan bu örnek şahsiyetli gençlerle çocukları yüksek bir istekle kendilerini bulabilecekleri mekânlara çekebiliriz.                                                                                                                                                                                              

Gençlerimizi kendi kökleriyle buluşturup sağlıklı bilgi almalarını sağlayacak projeler ortaya koymalıyız. Gençler kendi köklerinden sağlıklı bilgi alamadığı için özündeki bilgiyi güncelleme yapamıyor ve bilgiyi doğru yorumlama şansı da olmuyor.                                                                                         

Okuyan, merak eden, sorgulayan, Sürekli kendini geliştiren, büyük fotoğrafa bakan ve hayata katkı sağlayan, bu amaçlar için uğraşan gençler yetiştirmek için çaba göstermeliyiz. Yaşam, yerini bulma uğraşıdır. Yerini bulamayan gençlerimize pusula olmak gerekir yönünü kaybedenin yön duygusu zayıf olur. Nereye gideceğini, ne yapacağını bilemez. Ortada kalır.                                                    

Çocuklarımız sokağa inmeden, bir hikâyesi olmadan büyüyor, hayata dokunamadan, Televizyona, tablete, bilgisayara, cep telefonuna dokunuyor. Yaşanması gereken hayatın ve insanın uzağında. Bu yüzden mutsuz, dirençleri çok zayıf. Kolayca her istediklerinin olacağını düşünüyorlar.                                                                                                                                               

Hedonizme (duyu organlarıyla alınan keyf hali) kaptırdığımız gençlerimizin gelişmesi için düşünme ve sorgulama üzerine kurgulanan bir yaklaşımla, keyfi doğru şeyleri yaparak Sanat, bilim, İnsanlık ve dinler tarihini tüm detayıyla ve gerçekliğiyle öğreterek zihinlerinde kendilerini mutlu hissedecekleri yolları keşfettirmeliyiz. Çünkü Gençlik toplumlar için, doğru değerlendirilmesi gereken, önemli bir imkândır.                                                                                                      

Gençler Kendilerini özgürce ifade etmeli, korkmadan sorgulama yapmalı, özgüven problemi yaşamamalı. Sorunları çözmek istiyorsak uçlara savrulmayacak vizyon sahibi gençler yetiştirmeliyiz. Zira dönemin ruhunu yakalamak, ancak gençlerle mümkündür.

Elimizdeki Gençlik gibi büyük bir imkânın, hem bireyler, hem stk lar hem de toplumlar için, bir imtihan olduğunu unutmamalıyız. Her imkân, bir imtihandır. Bu imtihandaki başarımız bu imkânı nasıl ve hangi yönde değerlendirdiğimiz sorusuna, eylemlerimizle ortaya koyduğumuz cevapta saklıdır.



YAZARLAR