Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Ahmet TAŞ


GENÇLER BAŞI DİK VE MUTLU, EBEVEYNLERİ BOYNU BÜKÜK VE MAHCUP

Yazarımız Ahmet Taş'ın "yeni" yazısı...


Kayserimiz mütedeyyin, inançlarını hayatına yansıtan düğününde, nişanında, bayramında inanç değerlerini kılık kıyafet ve davranışlarına yansıtan insanların yaşadığı bir şehir olarak bilinir.

Acaba son yıllardaki manzara ve uygulamalar bu kanaati yansıtıyor mu, tartışılır. 50'li yaşların üstünde insanların çocuklarını evlendirdikleri düğünlere çoğumuz davetli olarak katılıyoruz. Ebeveyn evladının düğününe eşini dostunu davet ediyor. Kendisi İslami hayatı yaşamaya çalışan davranışı ve kılık kıyafeti ile itiraz edilmeyecek bir insan. Çoğu zaman evladının nikahını bir müftünün ya da belediye başkanının kıymasını istiyor ve onları davet ediyor.

Buraya kadar herşey normal. Salonda misafirler yerlerini alıyor müzik eşliğinde gelin ve damat salona davet ediliyor, misafirler heyecanla gelin ve damadın geldiği yöne bakıyorlar bakıyorlar da aman Allah'ım ne görsünler! Takım elbiseli damat, yarı giyinik yarı çıplak gelini elinden tutup salonun ortasına getiriyor, başlıyorlar oynamaya. Oyunlarına bazen eş dost akrabaları da eşleri ile birlikte iştirak ediyor, onları yalnız bırakmak istemiyorlar. Daha sonra nikah merasimine geçiliyor. Nikah memuru belediye başkanı ya da müftü kim ise nikahlarını kıyıyor, evlilik cüzdanını da yarı giyinik gelin hanıma veriyorlar. Böylece evlilik anlaşması da yapılmış oluyor.

Bir emekli müftümüz anlatmıştı dostlarımız bizi çocuklarının düğününe davet ediyorlar bizde kırmayıp katılıyoruz; ama gördüğümüz gelin ve bazı katılımcıların gayri İslami giyimlerinden utanıp yere bakıyoruz. Bunu gören ebeveyn de hocam kusura bakma çocuklara söz geçiremiyoruz diyor ve başlarını öne eğiyorlar.

Bende son bir ayda davet edildiğim iki düğünde bunu yaşadım. Mütedeyyin Müslüman iki arkadaşın çocuklarının düğününde gelinlerin yarı giyinik yarı çıplak kıyafetlerini ve tüm mahremiyet kurallarını çiğneyerek güle oynaya danslarını görünce babalarının da mahcubiyetine şahit olunca üzüldüm ve dedim ki acaba biz nerede hata yapıyoruz, bizi mahçup edip kendileri şen şakrak umursamaz bu gençleri bizim sofralarımızda yuvamızda kimler yetiştirdi de bizim haberimiz olmadı. Onlara şen şakraklık bizlere boyun eğikliği ve mahcubiyet kaldı.

BU BELEDİYELER KİMİN?

Son günlerde iki belediyenin yaptığı faaliyetler medyada haber olup kamuoyunda yankı buldu. Biri Edremit'in kurtuluşu sebebiyle düzenlenen Kurtuluş programı diğeri İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin festival programı.

Birincide Edremit'in Yunan işgalinden kurtuluşu sebebiyle sanırım belediyenin onayı ile Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği'nin sahnelediği bir tiyatro oyunu vardı. Oyunda siyah çarşafa sarılmış bir bayan efeler tarafından çarşaf kaldırılarak yarı çıplak halde kurtarılarak özgürleştiriliyor. (Bizim tarihimizde  siyah çarşafa sarılarak esir edilmiş yarı çıplak kadın asla olmamışken) diğerinde ise İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin düzenlediği festivalde vücudunun üst kısmı çıplak bir semazen dans ediyor. (Bizde asala çıplak semazen yok iken)

İki manzarada bizim tarihimizde, kültürümüzde yaşanmamış ve karşılığı olmayan milli ve manevi değerlerimize asla uymayan oyun ve sahnelerdir. Acaba diyorum bu kurtuluş ve kutlama programlarını yapan belediye ve diğer yetkililer milletin ve oy verenlerin değerleri ile alay eden bu uygulamaları ile kime hizmet ediyorlar ya da ettiklerini düşünüyorlar. Yazık çok yazık, siyasi basiretten milli ve manevi iklimden yoksunluk anca bu kadar olur diyor ve o şehirlerimiz adına üzülüyor, ilgili belediyelerin danışmanlarını ve partilerini aklı selime davet ediyorum.

Selam ve dua ile



YAZARLAR