Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Seyit Ahmet UZUN


Geççek Tarkan Geççek!

Yazarımız Seyit Ahmet Uzun'un "yeni" yazısı...


İçinden geçtiğimiz şu günlerde Tarkan'ın son şarkısı piyasalarda, sosyal platformlarda bir fırtına gibi esmekte. Tarkan bir dünya starıdır. Şöhretini sanatıyla hak eden bir sanatçıdır. Dünya starı bir sanatçı olması dolayısıyla da şarkısının sözlerinin politik mesaj içeriği taşıyıp taşımadığı epey tartışıldı. Tarkan'ı tanıyanların onun politik duruşunun ne olduğunu bilmemesi mümkün değil. Hem bir sanatçının politik görüşünün olmasından doğal ne olabilir ki?

Muhalif bir duruşundan dolayı şarkı sözlerinin öyle algılanması da tabidir. Ancak bu onun linç edilmesine, yerden yere vurulmasına, hakaret ve küfürler edilmesine bir neden olamaz. Herkesin aynı dünya görüşünün olmasını  beklemek insan doğasına aykırıdır. Dileseydi bütün insanları inanan yapacağını söyleyen yüce Allah bile insan olmamız münasebetiyle tercihi bize bırakmıştır. Bunun sonucunda inanan, inkar eden, onu birleyen ve şirk koşanlar olmuştur. 

Yani insan olmamız aslında farklılığımızdadır. Farklı düşünceler insanlığı geleceğe taşıyan ufuklardır. Bu bağlamda inanca, kutsala, düşünceye hakaret olmadığı müddetçe, insanların farklı söylemlerini bir zenginlik olarak ele almak önemlidir. Bizi sığ düşüncelere mahkum eden anlayış birbirimizin düşüncelerine tahammül edemeyişimizdir. 

Tarkan'ın şarkısında dile getirdiği sözler aslında insan ve toplum hayatının doğal bir döngüsüdür. Bunu ister politik bir güç olarak, ister insanın doğası, isterseniz tüm canlı cansız varlıkların yaşam döngüsü olarak ele alalım fark etmez.

Gücü, zaferi insanlar arasında gidip gelen bir döngü olarak değerlendiren Allah Uhut savaşında yenilen müslümanlar için şöyle buyurmuştu.

"Siz bir yara aldıysanız, karşınızdaki topluluk da vaktiyle öyle bir yara aldı. Böyle günleri, bir ona bir öbürüne, insanlar arasında döndürüp dururuz. Bu, Allah'ın inanıp güvenenleri bilmesi ve içinizden kimilerini şahit tutması içindir. Allah, yanlış yapanları sevmez." Al-i İmran/140

Geççek dediğimiz günler 12 Eylül, 28 Şubat, 27 Nisan e muhtıra, 15 Temmuz vb günler yıllar geride kaldığı gibi daha nice günler ve yıllar da geride kalacak ve geçecektir. Kur'an'da belirtilen Yusuf kıssasındaki yedi yıl kıtlıktan sonra gelecek yedi yıl refah ve bolluk da yılların insanlar arasında gidip gelen bir döngü olduğunu göstermesi açısından önemlidir. 

Çünkü hayat EKG çizgilerinde görüldüğü gibi inişli çıkışlıdır. 

Bazen insan kendi eliyle belayı satın alır bazen de doğal afetler bela olarak gelir. Bunların hepsi gelip geçtiği gibi pandemi de bir gün geçecek.

İnsanın yaptığı işe kendisinin şahitliği önemlidir. Tarkan'ın açıklaması bu şarkıyı pandemiden bunaldığı için yazdığı şeklindedir. İnsana 'hayır sen böyle demedin şöyle demek istedin!' denilmez. Ancak ben de bu şarkıdan yola çıkarak Tarkan'ın şahsında bütün insanlıkla başka nelerin geçecek olduğunu bir şiirle paylaşmak istedim. Şarkının başlığından ilham alarak başta nefsime bir hatırlatma olsun diye bir şiir yazdım.

Geççek geççek bu zamanlar da geççek

Dünya bitcek ahret gelcek

Şan şöhret geççek hesap gelcek

Zenginlik konfor bitcek ölüm gelcek

Gençlik yılları yel gibi escek 

Ömür denilen servet bitcek 

Sahnelerin ışıkları bir bir söncek

Ve insan yalnız başına ölcek

 

Geççek geççek bu yıllar da geççek

Konforunda kaybolduğun yıllar

Ah diyeceğin maziye döncek

Şöhrete taşıyan sesin, sahibine döncek

Ve sesin bir gün hesap vercek

Nice sesler gelcek nice sesler gitcek

Zaman bir döngüdür geççek

Yeni insanlar yeni hayatlar gelcek

Ama herkes bir gün hesap vercek



YAZARLAR