Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Seyit Ahmet UZUN


Fetih mi İşgal mi? 

Seyit Ahmet Uzun 'un yazısı;


 
Kendi tarihinin en şanlı zaferlerinden birisini haçlı zihniyet gibi işgal olarak
değerlendirmek ne garip bir anlayış değil mi?
Bu anlayışa sahip insanlar ya kendilerini haçlı zihniyetin bir müntesibi olarak
görmektedir ya da tarihinden utanmaktadır.
Her iki halde faciadır. 
Yunanistan'ı, İngiltereyi, Fransa'yı, Almanya'yı ve dahi İstanbul'u
Konstantinopolis olarak gören Hıristiyan dünyasını anlayabiliriz.
Çünkü onlar Kudüs fethedildiğinde de üçüncü haçlı seferini ilan ederek
Selahaddin Eyyubi'ye karşı savaş ilan etmişlerdi.
Kutsal mekanlarının Müslümanlar tarafından ele geçirilmesini içlerine
sindirememişlerdi.
Tabi bu onların hakkıdır. Bunun için mücadele edebilirler;
Çünkü onlar Hıristiyan. 
Peki bu anlayışa sahip Türkiye içindeki zevat kendilerini nerede
konumlandırıyorlar acaba?
Zulüm 1453 te başladı diyen insafsızların Aslan Yürek olarak anılan alçak
Richard'ın Akka'da yaptığı zulüm hiç görülmez.
Aslında Haçlıların yaptığı büyük zulümlere kör olanlara ne denebilir ki?

 

ABD Cehennemi 

Adı konulmamış, bilinç altında sürekli semiren ırkçılık canavarıyla yaşayan

ABD polisi, son olarak George Floyd adlı siyahi bir vatandaşını göz göre göre

öldürmesiyle gündeme geldi.

Yaşadığı Korona virüs faciasını bile geride bırakacak kadar büyük bir faciayla

karşı karşıya. 

Ve ABD şu an korona virüsten daha büyük bir faciayla karşı karşıya; ırkçılık virüsü. 
Dünya televizyonları canlı yayınla yaşanan cinayete karşı halkın eylemlerini
vermek için kameralarını kurmamışlar.
Direnişçi eylemcilerin cesur girişimleri talan  ve yağmacılıkla suçlanınca
siyahi aktivist Tamika Mallory’i “Yağmacı olan sizlersiniz.
Yağmacılığı ve şiddeti sizden öğrendik.

İnsanlarımızı öldüren polisleri tutuklayın” diyerek aslında yağmacılığın

ülkedeki kaynağına işaret etmektedir. 

Öldürmeyi ve şiddeti siyahilere karşı doğal bir eylem gibi gören polislerin
cezalandırılması istenmektedir. 
Bu şekilde faşist ve ırkçı bir anlayışın ülkeyi nereye götürebileceği de gözler
önüne serilmektedir. 
Gezi eylemlerinde kameralarını canlı yayınla Türkiye'den dünyaya
doğrultan ülkelerin, yayınlarını aynı hassasiyetle ABD'den yaptıklarına
şahit olamıyoruz. Yoksa Hayvan Çiftliğinde karşıtlığını bulan
anlayış burada da mı geçerlidir. Bazı  ülkelerin halklarına uyguladığı
baskı ve şiddet insanidir bazılarının ki ise büyük bir haksızlık.
Yaşasın Büyük Birader!
 
Ayasofya'da Fetih Suresi 
Bir Müslüman olarak Ayasofya'da Fetih süresinin okunmasından dolayı
büyük bir mutluluk duydum.
Çünkü Ayasofya fethin kılıç hakkı olarak Fatih Sultan Mehmet Han
tarafından Camiye çevrilmişti.
Bunu da bir vasiyet olarak bırakmıştı. 
Bir camiide Kur'an okunmasından daha doğal ne olabilir ki?
Ancak Fethi işgal olarak değerlendiren zihniyet yine ayağa
kalkıp feryat ediyor.
Ayasofya'da Kur'an okundu, sesi Yunanistan'dan geldi. Bunu anlayabiliriz.
Çünkü bu onlar için bir kuyruk acısıdır.
Ama Türkiye' de yaşayıp bu ülkenin nimetlerinden nemalanan insanlara
ne demeli? 
Darısı okunan Kur'an'ın Ayasofya minarelerinden tüm
İstanbullulara dinletilmesine... 
Ve vasiyetine uygun bir şekilde yine içinde namaz kılındığı günlere...
 
 
 


YAZARLAR