Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



F. Yılmaz ALTUNÖZ


FETİH İŞGAL DEĞİLDİR

Fetih toprak kazanımı değildir. Öyle olsaydı Mekkeli olan Hz. Peygamber (sav), Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali ve diğer sahabeler; fetihten sonra Mekke’de kalırlardı. Doğdukları yer, evleri, bağları, bahçeleri ve sermayeleri; hepsi Mekke’deydi. Feth edilen; insandı. Zihinlerdi. Gönüllerdi. İnsan ile Allah arasındaki engellerin kaldırılmasıydı. Yani aklın özgürleştirilmesiydi.


Fetih geleceğe dönük bir anlam ve eylem ifade eder. Fethin alt yapısını da bilgi, birikim ve bilinç oluşturur. Ve sevda özlenene/hedefe götürür. Bir özne vardır bir de nesne. Ve Müslüman özne evren nesne.

İslam savaş dini midir? Hayır. İslam Fetih dinidir. İslam işgal dini midir? Hayır. İslam fetih dinidir. Fetih ihya eder/diriltir. İşgal imha eder/yok eder. Fethin bir işgal olmadığını bize peygamberler öğretir. Çünkü Hiçbir peygamber işgalci olmamıştır. Tüm peygamberler muhatap ve muhaliflerinin hep kalbine dokunmaya çalışmışlardır. Topraklarında asla gözleri olmamıştır. Öyleki düşmanları iman ettiklerinde; değil intikam kardeşe dönüşmüşlerdir.

İşte Mekke’nin fethi de bize bunu öğretmektedir. İntikamı değil imkanı öğretmektedir. Yaşama imkanı. Düşünme imkanı. Dönüşme imkanı. Merhamet mekanı Mekke.

Mekke’nin fethi bir öğretmendir. Çağlara öğretmen. Mekke’nin fethi; müfredatı iman, irfan, merhamet, adalet ve özgürlük olan bir okuldur. Ve o öğretmen; Hz. Muhammed Mustafa’dır (sav).

Mekke tarihi bir olgudur. Ama şimdide bize öğrettikleri vardır. Müslüman! Sen tarihinle övünebilirsin ama asla avunamazsın. Bugün yerel ve küresel anlamda sorunların vardır. Unutmaki dünün güneşiyle bu günün çamaşırı kurumaz/kurutulmaz.

Mekke bir coğrafyadır. Ancak 630 yılında Mekke’nin fethini gerekli kılan nedenler şimdi yeryüzünü Mekke haline getirmiştir.Gücün ilahlaştırıldığı, zayıfın kula dönüştürüldüğü bir coğrafya. Mekke fetih öncesi; konuşamayan tahta/taştan yapılmış putların arkasına gizlenerek konuşturulan putlar,  putlaşan insan ve düşünceler. Şirk. Öldürülen Müslümanlar. Kölelik. Irkçılık. Alın terinin karşılıksız kalması. Ahlak ve adalet yoksunluğu. Ticaretin tekelleşmesi. Kumar ve faizin yaygınlığı. Gelir dağılımı eşitsizliği. Zengin daha çok zengin fakir daha çok fakirliği. Savaş ve talan. İnsan onurunun hiçleşmesi ve cinselliğin sokaklara taşması.

21.yy. şehirleri 630 yılındaki Mekke benzeri. Ancak 21.yy’da göklerden gönderilen bir öğretmen (peygamber) yok. Onun yolunu takip edenler de. Halid bin Velid, Eyüp el Ensari, Ömer bin Hattab, Ali bin Ebu Talip gönüllü ve yürekli inananları bekliyor; bu yüzyılın Mekkeleri…

Fetih toprak kazanımı değildir. Öyle olsaydı Mekkeli olan Hz. Peygamber (sav), Hz. Ebubekir, Hz. Ömer, Hz. Osman, Hz. Ali ve diğer sahabeler; fetihten sonra Mekke’de kalırlardı. Doğdukları yer, evleri, bağları, bahçeleri ve sermayeleri; hepsi Mekke’deydi.

Feth edilen; insandı. Zihinlerdi. Gönüllerdi. İnsan ile Allah arasındaki engellerin kaldırılmasıydı. Yani aklın özgürleştirilmesiydi.



YAZARLAR