Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz


Seyit Ahmet UZUN


Evlilik de ve Boşanma da Medeniliği Gerektirir

Seyit Ahmet Uzun'un yeni yazısı;


 

Evlilik medeni bir hâldir. İnsanın yalnız yaşamaktan birlikte yaşamaya geçiş için verdiği sözün hayatiyet bulduğu yeni bir dönemdir. Evlilikler genelde sevgi üzerine kurulur. Birbirini seven insanlar, birlikte bir hayat süreceklerine olan inançlarının sonunda resmi birlikteliği sağlayan nikahla bir aile olurlar. 

Burası önemli bir husustur. Bir aile olmak beraberinde sorumluluğu, güveni, sadakati, sevgiyi, saygıyı gerektirir. 

Bu aşamada sevgi iki tarafın özgür iradesinin farkındalığıyla alakalıdır. Bur tarafın iradesinin yok sayıldığı ilişki türü bir nevi köleliktir. 

Medeni insan, kendi hak ve özgürlükleri kadar, eşinin de hak ve özgürlüklerine saygı duyan ve onları destekleyen kişidir. 

Günümüzde kadın cinayetlerinin en önemli sebeplerinden birisinin temeli de burada yatmaktadır. 

Erkek kadını kölesi, eşyası, malı yani iradesi olmayan her haliyle kendisine ait bir eşya gibi görüyor ve onu kaybetmeyi içine sindiremiyor. Malının başkasının olmasını kabullenemiyor. 

Sevgi nasıl ki doğmasına neden olan olayların sonucunda başlıyorsa, ölmesine neden olan olayların sonucunda da biter. Ama patolojik ruh haline sahip mahluklar bunu bir türlü içlerine sindiremiyor.

Evlilik nasıl ki medeni bir olaysa boşanma da bir o kadar medenidir. Bunu kabullenmeyenler yoz, kaba, barbar ve ilkel insanlardır. Bunların kravatlı, takım elbiseli, unvanlı, şöhretli olmaları bir şey değiştirmez. Ruh hastasıdırlar. Bunun kadın ve erkek olması da bir şey değiştirmez. 

Evliliği köle edinme ritüeli olarak görenler aslında sevdiğini değil kölesini, malını kaybetmenin acısıyla onun başkasının olamayacağına kanaat getirerek, ya benimsin ya da kara toprağın barbar repliğiyle sözde sevdiği kişiyi öldürmektedir.

Sevgi nedir? Sevgi incitmemektir. Barbar insanlar ise sevgiyi tek taraflı incinmemek olarak algılıyorlar. Kendileri incitebilir, kırabilir, acı verebilir, ihanet edebilir, sorumsuz olabilir ama mesele kendilerinin incinmesi olunca tahammül edemezler. 

Evliliği kaprislerimizin çekileceği, ihanetlerimizin hoş görüleceği, sorumsuzluklarımızın tolere edileceği, kabalığımızın sonsuza kadar sabırla karşılanacağı bir birliktelik olarak görüyorsak yanılıyoruz. Bunlar bir noktaya kadar aile birlikteliğinin devamı, çocuk varsa onların sağ duyulu bir ortamda yetişmesi için gereklidir.

 Ancak üzerinde durulması gereken önemli husus şudur; Çocuklar anne babanın boşandığı bir ailede mi yoksa ne zaman birbirine zarar vereceği belli olmayan, sürekli hakaret, kavga ve tartışımanın olduğu bir ortamda mı daha sağlıklı büyür.

Boşanmayı da evlilik gibi medeni bir olgu olarak gören yetişkinler ayrılsa da çocuklarıyla belli zamanlarda birlikte vakit geçirip sevgi ve saygı eksenli ilişkiye devam edebilirler. Ama boşanmamak için direnen, diğer tarafın sevgisinin bitmesini bir türlü içine sindiremeyen zavallı ruh hastası hem kendisine hem eşine hem de çocuklarına zarar verecektir.

Medeni olmayan barbar insan mantığıyla değil salt duygusuyla hareket ettiği için kendisinin katil, eşinin ölü, çocuklarının sahipsiz ve yetim kalmasına neden olacak bir ahmaklığa yönelir.

Medeni insanlar yıpranan evliliğin onarılması için adım atar ve bunu sağlamaya çalışır. Bu asla tek taraflı olmaz. Bir adım erkek atıyorsa bir adım kadın, bir adım kadın atıyorsa bir adım erkek atmalıdır. 

Ancak dediğim dedik çaldığım düdük hesabı atılan adımları umursamayan ve kendisinin yanlışlarına, kaprislerine sonsuza kadar tahammül bekleyen taraf terk edilmeyi hak ediyor demektir. Bunun sonucu ise yine medeni bir olgu olan boşanmadır. İste bu aşama kişinin medeni mi barbar mı olduğunu gösteren turnusol kağıdıdır.

Sağlıklı bur aileye ne zaman sahip oluruz?

Sorumluluklarımızın farkında olduğumuz kadar sorumluluklarımızı yerine getirdiğimizde. 

Seyit Ahmet Uzun


 

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

YAZARLAR