Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Ahmet TAŞ


ERKEKLERİ SOKAĞA MI ATIYORUZ?

Yazarımız Ahmet Taş'ın "yeni" yazısı...


2011 yılında TBMM’de kabul edilen (İktidar ve muhalefet milletvekillerinin ittifakla ve çoğunluğu neye oy verdiğini bilmeden oy verdiği) İstanbul Sözleşmesi ve ardından buna uygun olarak çıkarılan yasalarla sözüm ona kadınlar korumaya alındı.

Bu sayede kadına yönelik şiddet önlenecek ve hayat güllük gülistanlık olacak, toplumun yarısını oluşturan erkekler kadının tek taraflı beyanı ile sorgusuz sualsiz suçlu ilan edilerek toplumda huzur sağlanacaktı.

Kanun yürürlüğe girince istismarlarda başladı. Çalışmayan öğrenci öğretmeni, otobüste yolculuk yapan kadınlar yer vermeyen vatandaşı, pazarda alışveriş yapan kadınlar biraz sert davranan pazarcıyı şunu niye yaptın diye sesini yükselten erkeğin hanımı kocasının tacizci diye şikayet etmeye başladı.

Sonuçta on binlerce erkek eşi veya hiç tanımadığı kadınlar ya da çılgın öğrencileri tarafından tacizci diye suçlanıp şikayet edildi. İtibarları, aile ve iş hayatları zarar gördü, toplum hayatları çekilmez hale geldi. Kadınların tek taraflı beyanı ile sorgulama ve inceleme yapılmadan erkeği suçlu sayarak uzaklaştırma cezası verilmesi, evliliklerin sona ermesi, çocukların yetim eşlerin dul kalmasına yıllarca süren boşanma davaları ile kutsal aile hayatının büyük zararlar görmesine de sebep oldu.

Emniyet kaynaklarından alınan bilgilere göre eşi tarafından yapılan şikayetle evden uzaklaştırılan erkeklerin kahir ekseriyeti ya boşanma davası ile evliliğini sonlandırıyor ya da eşine şiddet uygulayarak ölüm ve yaralanmalarına sebep oluyormuş.

Sahi boşanmış ya da sahipsiz kalmış kadınları korumak için kadın sığınma evi açıp hizmete koyan idarecilerimiz neden evinden uzaklaştırma cezası alan erkekler için barınma evi düşünmez. Evden uzaklaştırılan erkek nerede kalacak, durumunu kimlere izah edip yardım isteyecek, gurur meselesi yapıp durumunu açıklayamayınca hangi suça yönelecek. Kanun koyucular ve idareciler bunu nasıl akletmezler, anlayana aşk olsun.

Kadın nasıl anamız, ninemiz, bacımız, kızımız ise erkek babamız, dedemiz, ağabeyimiz, amcamız dayımız, oğlumuz değil mi? Onlar olmasa nesiller nasıl devam edecek. Dağda, bayırda, havada, karada ülkeyi kim koruyacak? Tek taraflı beyanı kanun olan kadınlar mı?

Devlet! Adaletle ve kendi insanı arasında ayrım yapmadan idare edilirse anlam kazanır saygı ve sahiplik görür. Hiçbir devlet yetkilisinin hiçbir millet meclisinin ülkenin vazgeçilmez gerçeği olan kadın ve erkek vatandaşlar arasında ayrım yapmak, kadını korurken erkeği sokağa atma hakkı yoktur olamaz da. Tüm siyasi partiler el ele vererek bu ülkede yaşanan garip uygulamaya bir an önce son vermelidirler vesselam.

Selam ve dua ile

Kaynak: Her Taraf



YAZARLAR