Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



F. Yılmaz ALTUNÖZ


EN UZUN YÜZYIL*

F. Yılmaz ALTUNÖZ'ün kitap değerlendirmesi;


 

 

            Makalemin başlığı Sayın Altan Tan’ın kitap başlığına ait. Kitabı önemseyerek okudum. Her kitap okuyuşumda olduğu gibi satır altlarını çizerek. Satır aralarını doldurarak. Kısa soluklu bir tarih kitabı gibi. Bilimsel olmaya yakın ama tam değil. Çünkü her konuda objektif olamamış. Yer yer subjektif. Eğer kasıt yoksa bu da kaçınılmaz bir şey denilebilir. Doğrudur insanın çevreden bağımsız bir üretim ortaya koyması çok zordur.

Okuyucu kitabın yazarını tanıyorsa bir beklenti söz konusudur. Benim de Altan beyden beklentim daha İslami/adil bir duruş. Ama yazarın doğup büyüdüğü ortam, sosyal ve siyasal gelişmeler haliyle etkilemiş olmalı. Genel içeriğe göre kitap da birkaç yerde seviye düşmüş. Ama yine de özellikle genç kuşağın okuması ve üzerinde düşünmesi gereken bir kitap.

Kitapta var olan konuların tamamı üzerine konuşmak mümkün değil. Yazarın subjektif yaklaştığını düşündüğüm “Ermeni Soykırımı” başlıklı bölüm üzerine birkaç şey söyleyebiliriz. Yazar ulaştığı bilgileri indi yorumuna tabi tutmadan, okuyucuya sunup; okuyucunun bu bölüme başlık koymasını bekleyebilirdi. Ama öyle olmamış. Her taraf olmuş aynı zamanda savcı ve hakim. Ve kalemi kırmış!

Tarafı Müslümanlardan yana olan ve Allah’ın verdiği “Müslüman” isim/unvan ile onur duyan biri olarak söyleyeyim ki; “Ermeni Soykırımı” tanımlaması gerçekçi olmadığı gibi hukuki bir sonuçta değildir. Yazarın ortaya koyabildiği bilgilerden hareketle; devlet olarak Osmanlı’nın olayları sevk ve idaresi; Ermenilerin yerelde ve uluslararası alanda; “öldürme, sabotaj, terör, işgal, öncelikle Rusya olmak üzere düşman kuvvetleri ile beraber devletin varlığına kast etmesi, Anadolu’nun hiçbir ilinde nüfus olarak çoğunluk olamadıkları halde; yani nüfusun yalnızca % 20’ni oluşturdukları halde; bağımsız Ermenistan girişimleri; ayrıca savunmasız sivil halkı katletmeleri, valileri, paşaları öldürmeleri; devlet başkanına suikast düzenlemek gibi faaliyetlerine bakıldığında; tüm bunların sonucunda devletin “Ermenilerin Tehcir Kanunu” uygulaması; nasıl “Ermeni Soykırımı” olarak tanımlanabilir? PKK gibi Ermeni Taşnak Kara Haç Çetesi, Hıncak ve diğerleri;  kendilerine destek vermeyen Ermenileri öldürerek, alınlarına bıçakla Haç çizmesi ve tüm Ermenileri isyana sürüklemek istemesine karşın; Osmanlı Devleti nasıl karşılık vermeliydi. Varlık ve yokluk mücadelesi veren Osmanlı İslam Devleti; o günkü yerel ve küresel atmosfer içerisinde “tehcir” yerine başka karar alabilir miydi?

Yazarın tespiti ile “1275 yıl beraber yaşamış” sosyal statüleri yüksek, “devlet katında yüzlerce Ermeni; kaymakam, mutasarrıf, vali, milletvekili, bakan ve büyükelçi oldu. Osmanlı’da ilk Ermeni bakan; 1886 yılında Postahane Nazırı olan Krikor Ağaton Efendi’dir.” Osmanlının kendilerini “milleti sadıka” diye tanımladığı bir etnik grup; tamda ahde vefaya İhtiyaç duyulduğu bir zaman diliminde; Kürt yazar Koyi’nin dizesiyle “Kürtlerden tek kişi bile kalmaz hele bir kurulsun Ermenistan” tespiti ile yazar keşke dedelerinden Ermeni mezalimini de, dramatize ederek okuyucusuna aktarsaydı.

1275 yıl sonra tehcir yasası kendiliğinden çıkmadı. Muhatapları “kan dökmeden hürriyet elde edilmez” diyecekler ve muhalif gördükleri (Türk, Kürt, Ermeni) herkesi öldürecekler. Ve siz sonra kalkıp bu katilleri durdurma girişimlerine “soykırım” diyeceksiniz. Ahlaki ve sosyolojik olarak bunu kabul etmek mümkün değildir. Başta tehcir yasası olmak üzere yaşanan tüm olaylar tartışılabilir. Adı konulabilir. Evet, bunun cevabını; ahlak ve adaleti kuşanmış vicdanlar vermelidir. “Yakınlarının aleyhine de olsa adil olmak” duruşu gereğince.

Yaşanan olayları Ermeniler Büyük Felaket (medz Yeğren) olarak isimlendirirken; Birleşmiş Milletler soykırım kabul etmemesine rağmen; yazarın ısrarla “soykırım” demesi anlaşılacak ve kabul edilebilecek bir şey değildir. Yazarın yaklaşımının en hafif ifadeyle adil ve ilmi olmadığını söylemek, pekâlâ mümkündür.

 

   

 

 



Mahmut Sungur
7.09.2020 11:45:07
Teşekkür ederiz Hocam güzel ve kibar bir eleştiri olmuş.

YAZARLAR