Şakir KURTULMUŞ


EDEBİYATIN VE EDEBİ MAHFİLLERİN ŞAKİR KURTULMUŞ’TAKİ İZLERİ

Şakir Kurtulmuş’un 'Edebiyatın İzi' adlı kitabı, portreler, tanıklıklıklar ve edebi mekanlardan hareketle bir edebiyat adamının içinde bulunduğu edebiyat dünyası ile ilgili bakış açısını, yaşadıklarını anlattığı denemelerden oluşuyor. Mustafa Uçurum yazdı.


İnsan, hayatın keşmekeşinde kendisine bir sığınak arar. Derin bir nefes almak için ve içini onarmak için tuttuğu yolun izinde yürüyerek hayatı kendisi için anlamlı kılmaya çalışır. Bir cümle, bir kelime, birkaç harf, bazen birkaç renk; yol ve yoldaş olur kişiye.

Edebiyat; bütün alanlarıyla söz sahibinin en sadık yol arkadaşıdır. Kelimelere tutunarak hayatla olan irtibatını kuvvetlendirme yolunu seçenler bilirler ki söz vardır ve insanın içinin en kıymetli cevherlerinin damla damla terennümüdür.

Şakir Kurtulmuş, edebiyat dünyamızın münbit kalemlerinden. Uzun yıllara varan bir geçmişi var yazın dünyasında. Gazete, dergi, yayıncılık derken yazı hayatının birçok alanında çalışmalarda bulunmuş bir isim Kurtulmuş. Şiir, biyografi ve deneme kitapları var.

Kurtulmuş’un geçtiğimiz aylarda Çıra Yayınları’ndan çıkan Edebiyatın İzi adlı kitabı, bir edebiyat adamının içinde bulunduğu edebiyat dünyası ile ilgili bakış açısını, yaşadıklarını anlattığı denemelerden oluşuyor.

Şairler, yazarlar, dergiler

İnsanın kendisinin de içinde bulunduğu bir ortamı görmesi, anlatması günümüzde çok da rastlanan bir durum değil. Tarif edilmez, anlaşılmaz bir körlük yaşıyoruz. Kendi etrafında olup bitenin bile farkına varamayanlarla birlikte yaşıyoruz. Sadece kendisi ve kendisi ile meşgul bir ruh hali kuşatmış dört bir yanı.

Aynı dergide yazanların bile birbirinden bîhaber olduğu vakitlerdeyiz. Aynı yayınevinin yazarları birbirlerinin farkında değiller. Bu körlük ve sağırlık sadece yoğunluk gibi basit bir bahaneyle geçiştirilemez. Altında birçok duyguyu barındıran bir vurdumduymazlık ile baş başayız.

Şakir Kurtulmuş, Edebiyatın İzi adlı kitabında on bir deneme ile çıkmış okuyucunun karşısına. Şairler var kitapta. Osman Sarı, M. Akif İnan, Mustafa Özçelik, Nurettin Durman şiirleriyle ve davaları ile konu olmuş Kurtulmuş’a.

“Osman Sarı’nın Şiirine Bir Yaklaşım” adlı bölümde Osman Sarı şiirini ele alıyor yazar. “Osman Sarı demek Diriliş demektir. Diriliş ırmağında yıkanmış, Diriliş düşüncesinden beslenmiş bir şair.” diyor Osman Sarı için Kurtulmuş. Osman Sarı’nın okuma serüveninden, Sezai Karakoç ve Nuri Pakdil’le tanışmalarından bahsediyor. Osman Sarı’nın Diriliş ve Edebiyat dergisi ile olan münasebetleri, yayınladığı şiirler de yazıda yer alan ayrıntılar arasında. Yazının son bölümü bizlere Osman Sarı poetikasını sunuyor. “Şiirin doğuşu, geleneklere olan bağları, gelenekle modern olanı harmanlayarak ortaya yeni bir ses çıkartmanın şiire katacağı zenginlik” ve daha birçok ayrıntıdan bahsediyor Kurtulmuş.

Şakir Kurtulmuş isminin yanına yakışan en güzel isimlerin başında Nurettin Durman gelir. İyi bir ikilidir Kurtulmuş ve Durman. İki gönül ve dava insanı, edebiyatımızın gülümseyen iki yüzü. Şakir Kurtulmuş “Üsküdar’da Bir Şair; Nurettin Durman” adlı yazısında Durman’ı biyografi tadında yaptığı çalışmalardan örnekler vererek anlatıyor.

M. Akif İnan’ı anlattığı satırlarda İnan’ın dava adamlığı ve şair kimliğini birlikte ele alıyor. Mescid-i Aksa sevdalısı M. Akif İnan’ın mücadele dolu yıllarına ettiği şahitliği de katarak anlatıyor Kurtulmuş. Mustafa Özçelik de Yunus vâri gönlüyle yer buluyor kitapta. Özçelik’le tanışıklığından başlayıp Özçelik’in şiirlerinden örneklerle anlatıyor şairi. Ramazan Dikmen var aramızdan erken ayrılışının hüznüyle kaleme alınmış bir deneme ile. Okuyan, yazan, öyküleriyle yaşayan, gönüller kuran Ramazan Dikmen. Hasan Aycın çıkıyor karşımıza. Her çizgisi ile ümmetin sesi, soluğu olan Hasan Aycın. İlk çizgilerinden günümüze kadar yaşadığı çizgilerle kurulu dünyayı anlatıyor Şakir Kurtulmuş. Çok yakından tanıdığı bir dostu anlatmanın sevinci ve heyecanı var satırlarında.

Mekânlar geçer hayatımızdan

“Benim Edebi Mekânlarım” başlıklı yazı kitapta bir yol rehberliği yapıyor okuyucuya. Hayatımızdaki mekânların bizi nasıl olup da etkilediğinden, düşünce dünyamıza mekânların yaptığı katkıdan örneklerle bahsediyor Kurtulmuş. MTTB, Birlik Vakfı, Türk Ocağı, Aydınlar Ocağı, Kubbealtı, Gazve Kitabevi, Çınaraltı Kahvehanesi, Çorlulu Ali Paşa Medresesi ve daha birçok mekân Şakir Kurtulmuş’un hayatında önemli yere sahip. Orada buluşup sohbet ettiği kişiler, konuştukları her şey Kurtulmuş’un hayatında bir iz olarak kalmış ve bunların etkisi hiç geçmemiş.

Edebiyatın İzi aslında yaşamın iziyle eş bir çizgide. Önemli olan fark etmek, hissederek yaşamak ve gönül teline dokunan en küçük nağmeleri dahi aziz bir hatıra olarak yâd edebilmek. Şakir Kurtulmuş’un terennüm ettiği edebiyat işte tam da bu havaları yaşatıyor bizlere.

Şakir Kurtulmuş, Edebiyatın İzi, Çıra Yayınları

_________________

Kaynak: Dünya Bizim



YAZARLAR