Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Seyfi Pınarbaşı


DÖNÜŞÜM   

Yazarımız Seyfi PINARBAŞI'NIN "YENİ" YAZISI...


 

Dinde zorlama yoktur. Artık doğru, yanlıştan ayrılmıştır. O halde tâğûtu/insanı Allah'tan uzaklaştıran her şeyi inkâr edip Allah'a inananlar, hiçbir zaman kopmayacak en sağlam kulpa tutunmuşlardır. Zira Allah her şeyi işitendir; her şeyi bilendir bakara.2/256                                                               

Bu ayeti dönüşüm ayeti olarak anlayabiliriz rüşt yolu gayy yolundan ayrılmıştır. Özgür iradenle dönüş ve tercih yapman isteniyor döndüğünde ise dönmenin gerekliliklerini yerine getirmen gerekiyor. Dönüşüm, kelime olarak olduğundan başka bir biçime girme, başka bir durum alma anlamına gelmektedir. Türk Dil Kurumu dönüşüm kelimesinin eş anlamı olarak transformasyon sözcüğünü göstermektedir. Transformasyon, aslen Fransızca bir kelimedir. Sözcük, trans ve formasyon kelimelerinin birleşmesiyle meydana gelmektedir. Trans kelimesi, bir taraftan diğer tarafa geçmek anlamındadır. Formasyon ise, form yani şekil almak demektir. Kelimeler birleştirildiğinde, bir taraftan diğer tarafa geçerken şekil alma anlamı ortaya çıkmaktadır. Anlam incelendiğinde her şeyden önce bir sürecin söz konusu olduğu anlaşılmaktadır. Süreçte bir şekil değiştirme söz konusu olmaktadır. Dönüşen rüşt yolunu seçen insan bunun gereklerini yerine getirmelidir. Çünkü rüşt yolu aynı zamanda karanlıktan aydınlığa çıkışın, müjde ve mutluluğa erişin, bol rızık ve doygunluğun, Yaratıcı ‘ya şükrü eda edişin, Sevgi ve rahmetle doluşun yoludur

Hayat alışkanlıklar ve alışılanlar üzerine kurulan çetin bir imtihandır. Nasıl bir hayat yaşadığınız ve nasıl bir kimlik oluşturduğunuz bu imtihanın sonucunda ortaya çıkacaktır. İçinde yaşadığımız coğrafyada hırslarımız, sonu gelmeyen istek ve arzularımız, kin ve nefretimiz bizi asli unsurumuzdan, fıtratımızın gereği olan insan kalma gerçeğinden uzaklaştırıyor. 

Hayat, bir sorun çözme sürecidir ve günlük yaşam, bu sorunları çözmek için gösterdiğimiz çabalardan oluşur sorun çözerken insanları değil problemleri karşımıza almalıyız yoksa çatışma süreci başlar.                                                                    

Neden dönüşüm? Çünkü iç dünyamızı halletmeden dış dünyada yapabileceğimiz hiçbir şey yok. İnsan kendiyle kavga ederken, ne yaşadığını, nereye gittiğini ne yapabileceğini bilmiyorken dışarıya ne anlatacak, ne verecek? İnsan daha kendini tanıyıp sevmiyorken kimi sevecek? Kendisiyle barışık değilken dışarda kiminle barışık olacak? Bundan dolayı önce içeriyi halletmemiz lazım. Kişisel gelişim sanat, edebiyat, psikoloji olmadan olmuyor. Yaşamın devamı için önce insan olmamız lazım.                              


 
 

 

 


YAZARLAR