Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Yusuf YAVUZYILMAZ


DİNİN TEMEL KAYNAKLARINI ARAÇSALLAŞTIRMAK

Yusuf Yavuzyılmaz'ın yazısı


DİNİN TEMEL KAYNAKLARINI ARAÇSALLAŞTIRMAK

            Tarih boyunca en sık rastlanan olgulardan biri de dinin araçsallaştırılmasıdır. Dini araçsallaştırmak, dini değerleri kendi ahlaki ilkeleri doğrultusundan çıkararak ve bağlamından kopararak bireylerin kendine siyasal, toplumsal, ekonomik bir avantaj sağlamak için kullanılması sonucu gerçekleşen bir yaklaşım biçimidir.

            Dinin araçsallaştırılması, sadece uydurma hadis üzerinden yürüyen bir faaliyet değildir.  Bu faaliyet bizzat Kur’an üzerinden de yürütülmüştür. Bundan dolayı araçsallaştırma kullanılan kaynaktan çok bir zihniyet sorunu olarak karşımıza çıkar. Dini kendi düşünceleri etrafında araçsallaştıran ilk topluluk olan Hariciler, düşüncelerini temellendirirken asla Sünneti (sahih de olsa) kullanmıyor, doğrudan Kur'an'ı temel aldıklarını, Kur'an'dan başka hiçbir kaynak kullanmadıklarını söylüyorlardı. Sadece Kur'an söylemini öne çıkarmaları onların dini araçsallaştırmalarının önüne geçmiyordu. Onlar, Hz. Ali'yi katletmek gerekir fetvasını Sünnetten değil, doğrudan, "Hüküm Allah'ındır" ayetinden alıyorlardı. Dolayısıyla dinin araçsallaştırılmasını sadece Sünnet üzerinden anlamlandırmak doğru bir yaklaşım değildir. Ancak hadis uydurma faaliyetinin büyük ölçüde dinin araçsallaştırılması gayretinden kaynaklandığını da söylemek gerekir.  Şunu unutmamak gerekir: Dinin araçsallaştırılması sadece uydurma hadis üzerinden gerçekleşen bir durum değildir. Hadis uydurmayı dinin araçsallaştırması olarak gören birinin aynı faaliyeti Kur'an üzerinden yapabileceği de açıktır. Dinin araçsallaştırılmasını, kendi çıkarlarını önceleyen ve kendi ideolojik amaçlarını gerçekleştirmek için dinden yararlanmak isteyen her ideoloji yapabilir. Kemalizm, sosyalizm, muhafazakârlık, milliyetçilik, Türk ve Kürt milliyetçiliği, liberalizm, İslamcılık gibi ideolojik anlayışlar çeşitli yöntemlerle dini araçsallaştırmışlardır. Her kim, kendi öğretisini Kur'an yoluyla desteklemek ve meşrulaştırmak amacıyla kullanıyorsa dini araçsallaştırıyor demektir. 

Her Kur'an ve Sünnet’ten bahseden dini araçsallaştırmakla suçlanabilir mi? Kuşkusuz hayır. Dini araçsallaştırmayanlar, dinin ahlaki ve ibadet hükümlerini Allah'a sorumluluk bilinci içinde yapanlardır. Kur'an ve Sünnetten kendi düşüncesini desteklemek için Allah'a sorunluluk bilincini ikincilleştiren, önemsizleştiren insanlar ise dini kendi menfaatleri uğruna araçsallaştırıyorlar demektir.

Dinin araçsallaştırılmasının ölçütü hangi kaynağı (Kur'an ve Sünnet) kullandığı değil, bu kaynağı kullanırken ahlaklı olup olmadığıdır. Dolayısıyla dinin araçsallaştırılması bir kaynak sorunu değil, ahlak sorunudur.

Dindarlığın ölçütü, bireyin Kur'an'ın öğretisine samimiyetle bağlı olmasına bağlıdır. Kendi düşüncelerini değişmez ve doğru olarak gören ve bu anlayışı meşrulaştırmak için Kur'an ve Sünnet’ten ölçütler bulmaya çalışanlar ise dini araçsallaştıranlardır.

Din deyince aklımıza, dürüstlük, yalan söylememe, adil olma, ahlaklı olma, zina etmeme, hırsızlık yapmama, gerçeği gizlememe gelmelidir.
Namaz, oruç gibi ibadetler yukarıdaki özelliklere sahip bir insanı inşa etmek içindir. Namaz kılan, oruç tutan ancak ahlaklı olmayan, kolaylıkla yalan söyleyen kişi dini araçsallaştırmanın eşiğindedir.

Diğer yandan, “din ahlaktır” diyerek namaz, oruç, hac gibi ibadetleri önemsizleştirmeye çalışan anlayışa karşı uyanık olmak gerekir. Din, hem ahlak, hem de Allah'a ve İnsanlara karşı sorumluluğu içerir.

Bir kişiyi Kur'an ve Sünneti araçsallaştırmakla suçlayanlar başka bir araçsallaştırmanın eşiğinde durabilirler. Kur’an ve Sünnet, hiç kimsenin sosyal, siyasal, ekonomik hayatta yaptıklarını meşrulaştırıcı araçlar değildir. Bu faaliyetlerinde uyması gereken evrensel ve değişmez ahlaki ilkelerdir.

Belirli dönemlerde dini hassasiyetlerinden dolayı sıkıntı çeken insanların sorunlarını çözmek amacıyla yapılan girişimlere dinin araçsallaştırılması denemez kuşkusuz. Dinin araçsallaştırılması, dindarların sorunlarını çözmek amacıyla değil, kendi siyasal gelecekleri üzerinden değerlendirenlerin tavırlarından beslenmektedir.

 



YAZARLAR