Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Mahmut Olgun


Din ile dünya avına çıkanlar

Mahmut Olgun'un yeni yazısı;


 

Herhangi bir meselede anlaşmazlığa düştüğümüzde bize yol gösteren kılavuz, rehber, Kur’an’dır. Kur’an ve peygamber Müslümanları Kur’an ve peygamber dışında herhangi bir yere müracaat etmezler, onların temel referansları Kur’an, sünnet ve aklıselimle harekettir. Tarihte bu minval üzere hareket eden birçok şahsiyet vardır. Bunlar her türlü din istismarına, Kur’an ve Sünnet’e ters düşen anlayış, görüş ve eylemlerden uzak durmuş, Kuran ve Peygamber Müslümanı olarak tevhid bayrağını dalgalandırmışlardır.

O günlerden bir gün kendisine elbise vs. almak için bir manifatura dükkânına girer.

O anda dükkânda bulunanlardan biri onu tanır ve dükkân sahibine:

Siz bu adamı tanıyor musunuz? Bu meşhur din bilgini ve Allah dostudur”

O adam bu sözü duyunca, hemen kalktı:

“Biz buraya paramızla bir şeyler almaya geldik, dinimizle değil!.” der ve o dükkanı terk eder.

Dinini ticaretine sermaye yapmadı. Dükkân sahibinin kendisine özel muamele yapmasına ve aşırı saygı göstermesine fırsat vermedi. “Ben Allah dostuyum. İnsanlar beni iyi bilsinler, hürmet etsinler. Bu artık benim hakkımdır da” demedi.

Öyleyken bile öyle davranmadı.                                

Ve işte fırsat bu fırsat deyip poşetini doldurmaya kalkışmadı.

Herkes şunu bilmelidir ki;

Aşırı dürüst, aşırı titiz ve aşırı duyarlı davrananların başımıza ne tür çoraplar ördüğünü hep birlikte gördük ve görüyoruz. Aşırı dürüst olmaları ve din adına hareket etmeleri meğer bir kılıftan ibaretmiş. Böyle davranışların mutlaka çürük yanları vardır. Önemli olan çürüğü tespit edip tedbir almaktır.

Bu zamanın dinsiz ve münafıkları olan kötüler, ehli ilmi ve dindarları, dini ve ilmi kendilerine şahsi menfaat temin etmekle itham edip, suçluyorlar.

Eğer ehli ilim ve dindarlar böyle bir yanlışlığa taraf değillerse ve bu yanlışlığı yapmıyorlar ise, bu durumu davranışlarıyla gösterip, ispatlamaları ve kötüleri yalanlayıp susturmaları gerekir. Yok eğer yapıyorlarsa, demek ki kötülerin eline iyiler kendilerini vursunlar diye onların ellerine ciddi bir silah vermişlerdir. 

Hiçbir hakiki Müslüman, dinini beş paraya satmaz. İnancını alay konusu etmez. Ve din ile dünya avına çıkmaz. Hakkı üzmez, hakikati daraltmaz. Bu tür davranışlarda bulunanlara karşı tedbirli olmak en akıllı davranıştır. Çünkü bu türdeki yanlış davranışların zararları önce dine sonra da dindarlaradır.

Kimsenin “Hakkı” üzmeye, kötüleri üste dizmeye, onları haklı göstermeye ve ellerine koz vermeye hakkı yoktur.

Çünkü “Hakkın hatırı alidir, (yüksektir) hiçbir hatıra feda edilmez.”

Nerede

Çok aşırı bir dürüst(!)

Çok aşırı bir titiz(!)

Çok aşırı bir namuslu(!)

 Çok aşırı bir hatip(!)

Çok aşırı bir dindar(!) görürseniz hemen Kur’an ve sünnete başvurup akıllıca hareket edin.

Kişinin dindarlığı için namazına orucuna bakmayın kadın ve para ile olan muhabbet ve münasebetine bakın.

Öyle balıklama atlamayın yoksa hem istismarcılara hem de karşı cenaha yem olursunuz.

Dinde aşırılık ve istismar olmamalı.

Dinin müntesiplerinde de olmamalıdır.

Zaten özellikle bu zamanda, yeryüzünde halklara zulmeden zalimler başlarına adalet külahını takmış, zulümlerini o külah altında daha kolay ve tepkisiz bir şekilde icra ettikleri de ayrı bir gerçektir. Basiret temennisiyle!..

YAZARLAR