Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Engin GÜLTEKİN


DİJİTAL, SOSYOLOJİK SAVAŞ... KİM, KİME NE SÖYLER

ENGİN GÜLTEKİN'in yeni yazısı;


 

Söylemlerinde Allah, peygamber diyen Müslümanlar eylemlerinde şeytanı takip ediyorlarsa iman etmiş olamazlar. Eylemlerinde Allah, din diyenler, sözlerinde şeytani söylemler dile getiriyorlarsa onlarda iman etmiş olamazlar.

İman, söz ve eylem birliğidir. Sözde Allah diyenler, eylemlerinde de Allah derlerse, işte hakiki iman budur.

"İman hem nurdur. Hem de kuvvettir. Hakiki imanı elde eden dünyaya meydan okur."

Artık eyleme dökülmeyen dökülemeyen ve dökemeyeceğimiz sözleri söylemekten vaz geçmeliyiz. Bu durum farklı bir din algısının ve anlayışının oluşmasına neden oluyor. Mevcut sosyolojik durumu analiz ettiğimizde bunu rahatlıkla görebiliriz.

Tuzu kuru olanların, derdi dağlar kadar olanlara söyleyecek bir sözleri olamaz.

Fikrin hamallarının fikir çilekeşlerine söyleyecek sözleri olamaz.

Dünyanın lezzetine dalmış olanların dünyadan el etek çekmiş olanlara sözü olamaz.

Konjonktürel davrananların "Kızım Fatıma olsa bile onunda elini keserdim" diyen peygamberin inanç ve samimiyetinde olanlara söyleyecek sözü olmaz.

Kendi taraftarlarından gelen haksızlıklara göz yumanların, babası olsa bile hakkı söyleyenlere bir sözü olamaz.

20 yıl aynı yerde çakılıp kalanların, hakkı savunduğu için her yıl yer değiştirme zorunda kalanlara söyleyecek sözü olamaz.

Oturduğu koltuğa verdiği tavizle gelenlerin, bir inanç değerimi bile bu koltuğa oturmak için feda edemem diyenlere söyleyecek sözü olamaz.

Çok konuşan, attığı taş ile bir kurbağayı bile ürkütemeyenlerin, bedelini ödeyerek söz söyleyen ve bunu eyleme dökenlere söyleyecek sözü olmaz.

Kadını işe, çocuğu kreşe gönderen, evini otele çevirenlerin, modernizme inat haremlik- selamlık hayatı yaşayanlara söyleyecek sözü olamaz.

Amaca ulaşmak için her yol mubah anlayışında olanların, "yüksek hedeflere gayri İslami yollarla ulaşılamaz" diyenlere söyleyecek sözü olamaz.

Dünya lezzetine dalanların, dünya lezzeti namına hayatında bir şey görmeyenlere bir sözü olamaz.

Namaz kılmayan nesilleri yetiştirenlerin  ve namazsız nesillere sessiz kalanların "Namaz kılmayan haindir. Hainin hükmü merduddur." diyenlere söyleyecek sözleri olmaz.

Ellerini buruşturarak makam sahibi olanların "Bir Müslüman asla bir kâfirden af dilemez" diyerek dik duranlara söyleyecek sözü olamaz.

Seküler ve laik bir mantıkla iktidarını sürdüren, laiklik üzerine yemin etmeyi daha meclise gelmeden kabul edenlerin, programlarında hakkı eğip bükmeden, olduğu gibi görünen ve göründüğü gibi olan muvahhit Müslümana söyleyecek sözü olamaz.

Hâkimiyeti kayıtsız şartsız millete verenlerin, "Hâkimiyet kayıtsız şartsız Allah'ındır." diyenlere söyleyecek sözleri olamaz.

Sistemle ters düşmemek için plan ve programlarını yapanların "Gayemiz Allah, Önderimiz Resulullah, Anayasamız Kur'an,  yolumuz cihat..." diyenlere söyleyecek sözleri olamaz.

Sallabaşı, al maaşı iş yapanların  trenlerde Kur'an öğretenlere, bütün zorluklara göğüs gererek Kur'an okutanlara söyleyecek bir sözü olamaz.

Her gün bir putun önünde saygı duruşunda duranların, "Namazda Allah'ın birliğini tasdik eden parmağım, hiç bir tağuti sistemin hükmünü onaylamayacaktır." diyenlere söyleyecek bir sözü olamaz.

Emir kulu olduğunu söyleyip her şeye evet diyenlerin, Allah'ın kulu olduğunu söyleyen, Allah'ın razı olmadığı hiç bir şeyi yapamayız diyenlere söyleyecek sözleri olamaz.

Allah'tan çok kullardan, sistemlerden, geçim kaygısından korkanların "Düşmanlarım bana ne yapabilir. “Hapsedilmem halvet, sürgün edilmem seyahat, öldürülmem şehadettir." diyenlere söyleyecek sözü olamaz.

O zaman kim ne söylüyor dönsün ona bir baksın.

Hayatta karşılığı olmayan eylemlerin, sözlerin vebal yükünü yüklenmeyin,

Şunu belinki; size verilen her imkân, sizden alınan bir şeyin karşılığıdır.

Köleleştiren sistemler artık özgürlükler karşılığında insanlara imkânlar sunuyor.

Dünya artık eski dünya değil, algılar, ütopyalar, hayaller, idealler, kavramlar, anlayışlar değişti.

Eğer din ve din anlayışının sağlaması iyi yapılmazsa, Din ve din algımızda değişecektir.

İnandığımız din Allah'ın Resulleri aracılıyla bize gönderdiği din olmaktan çıkarılmak üzere..

Diller, Dini tarif etmekten aciz duruma düşürülmek için çalışılıyor.

Dijital bir nesil için dijital eğitim, plan ve programları yapılırken, buna paralel olarak Dijital Din anlayışı geliştiriliyor.

Sosyolojik savaş bütün boyutlarıyla başlamış durumda...

Mezkûr savaşın işaretlerini bir daha ki yazımda değerlendireceğim inşallah.

Selam ve dua ile...

 

Engin GÜLTEKİN



YAZARLAR