Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Mehmet CÖMERT


Dervişe Sorular

Yazarımız Mehmet Cömfetg'in "yeni" yazısı...


Sormuşlar dervişe;

Hayat nedir?

Demiş ki;

" Hayat, vav (و) gibi gelip, elif (ا) gibi gitmektir”

 

Dervişe sormuşlar: “Hayatı, yaşadığımız anı ve günü nasıl yaşamak, değerlendirmek  gerekir?” Derviş demiş ki; “Her gün ölebileceğini düşünerek yaşamak gerek. Her gün son gününmüş gibi yaşa.

 Say ki öldün !

Yalvardın, yakardın sana bir gün daha verdiler.

Bu günü o son gün gibi yaşa, kıymetini bil”.

 

Dervişe sormuşlar; “ Zamanlarını boşa harcayan şu gençlere bir nasihat eder misin?  "

Derviş demiş ki;  “ Gençlik bilse, ihtiyarlık yapabilse”                   

Dervişe sordular “Nasıl olalım?”

Derviş dedi ki;

“Musibet karşısında; metanetli

Cehalet karşısında; marifetli

Husumet karşısında; mağfiretli

Kötülük karşısında; hayır sahibi

Kabalık karşısında; letafetli ol ki

Yaradan seni sabrından ötürü sevsin...”

 

Dervişe sormuşlar;

"Evlilikte 70 yılı nasıl geçirdiniz" diye;

Cevaplamış derviş: “O deli olduğu zaman ben veli oldum, ben deli olduğum zaman o veli oldu..."

 

Dervişe sormuşlar;

“Nasıl insan oluruz?” diye...

Derviş "Üç adım atmakla” diye cevap vermiş;

"Önce sana kötülük yapanlara kötülük düşünmemen gerekir. İnsanlığa attığın ilk adım budur. Sana kötülük yapanlara iyilik yapabildiğin an ise, ikinci büyük adımı atar ve hakiki insan olmaya başlarsın. Nihayet, sana iyilik yapanla kötülük yapan arasında bir fark hissetmeyecek hâle geldiğin zaman ise insan olursun.”

Derviş’e demişler ki; “En çok kimlere şaşarsın?”

 Derviş de demiş ki; “Şaşarım o kimselere ki, hastalık korkusundan şüpheli yemeklerden kaçınırlar da, ateşin korkusundan günahlardan kaçınmazlar”       

Derviş’e sordular: “Başımızdan belalar neden eksilmiyor?”

Derviş dedi: “Pişene kadar aşı ateşte bırakırlar. Ders, siz öğrenene kadar devam eder”.

 

Dervişe sormuşlar “Huzuru nasıl buldunuz?” Cevabı:

“Rızkımı kimsenin yemeyeceğini anladım sakinleştim... Allah’ın beni her daim gördüğünü anladım haya ettim... İşimi kimsenin yapmayacağını anladım işe koyuldum... İşimin sonu ölümdür ona hazırlandım... İyilikleri çoğalttım, kötülükleri azalttım...”

Dervişe sormuşlar “Kimden isteyelim?”

Derviş dedi ki; “Bir şey istersen insandan isteme;

verse minnettir, vermese zillettir...

Sen Allah'tan iste,

verse nimettir, vermese hikmettir...”

 

 

Dervişe sormuşlar “En iyi sonuca nasıl ulaşırız?”

Derviş dedi ki; Her şeyin düzeleceğine inanarak dua et.

 Her şeyi düzeltebileceğine inanarak mücadele et.

 Her şeyin biteceğine inanarak sabret.

Unutma bu üç şey her zaman seni en iyi sonuca ulaştıracaktır...

 

Dervişe sordular “Zaman değişmiş, insanlar menfaatperest olmuş. Kiminle oturup kalkalım, kimlerle beraber olalım?”

Derviş:

“Din ehlini, kin ehlinden ayır. Hakk ile beraber olanı ara, onunla otur.”



YAZARLAR