Nejdet DEMİREL


DAVET ve İLETİŞİM SORUNU NASIL AŞILABİLİNİR. 

Necdet DEMİREL'İN Yazısı; İslamı tüm dünyaya anlatmak gibi bir kutsal görevi bulunan Müslümanlar, bu olumsuz tablo karşısında ne yapmalı ve mevcut bu olumsuz gidişatı tersine çevirebilme adına neler yapılabilinir.


Asrımızın kayda değer problemlerinden biri olarak karşımıza çıkan iletişim ve davet gibi kavramlar, içinin boşaltılıp sahte anlamların yüklenmesi sonucunda, küre üzerinde yaşayan insanlığın yanlızlaştırılıp mankurt bir hale dönüştürüldüğüne tanıklık etmekteyiz. İslamı tüm dünyaya anlatmak gibi bir kutsal görevi bulunan müslümanlar, bu olumsuz tablo karşısında ne yapmalı ve mevcut bu olumsuz gidişatı tersine çevirebilme adına neler yapılabilinir. Bu düzlemde ortaya konacak her türlü çalışmaya bir nebzede olsa katkı sağlıyacağını düşündüğüm tespitleri, farklı açılardan ele alarak istifadenize sunacağız. İslam dininin muhataplarına anlatılmasının önemli konu başlıklarından sayılan, davet, irşat ve iletişim gibi kavramlar tercübe ve deneyimlerimiz ışığında anlatılmaya çalışılacaktır. 

Davet ve tebliğ çalışmalarının en büyük ayak saclarından biri iletişim ve diyalogtur. Bu aşamadan sonraki süreç diyalog ve iletişim ile elde edilen güven ortamının sağladığı avantajların pratiğe aktarılması sürecidir. İrşad faliyetlerini değerli kılan bir diğer önemli husus ise, karşı tarafın güven ve itimadını kazanarak işe başlama önceliğinin gerekliliğidir. 

Allah Resülü'nün özellikle Mekke hayatı davet faliyetleri açısından önemli hususlar içermektedir. Peygamber (sav) tebliğ çalışmalarına baktığımızda karşımıza çıkan 3 önemli etken dikkat çekicidir. "Güven itimat ve diyalog"  kavramlarıdır. Davet görevini ifa eden birine, bu kavramlar nasıl bir kazanç sağlar diye bakıldığında, ilk göze çarpan şu olacaktır. Oluşturulan ikili diyalog ve iletişim çabaları, karşı tarafa verilmek istenen mesajın kalıcı bir şekilde aktarılmasının önünü açmasıdır.

Davet planlamasında dikkat edilmesi gereken konulardan biride, iletişim kurulacak insanlar hangi sosyo-kültürel konulara ehemmiyet verip ve hangi konu başlıklarına ilgi duydukları, iyi analiz edilerek, mevcut duruma göre pozisyon alınmalıdır. Muhatap olarak seçilen bireylerin algı ve kavrama gibi becerileri, dikkate alınarak bir yöntemin belirlenmesi yerinde doğru bir yaklaşım olacaktır. 

Ayrıca davet ve tebliğ gibi anlatım sanatı yanlızca zıt kutupta düşünen birilerine anlatılması gereken bir görev gibi görülmemesi gerekir. 

Öyle durumlar hasıl olur ki : 

Günlerce konuşarak anlatılamayan bir mesele, hal diliyle daha etkili bir şekilde anlatılıp başarı elde edilebilinir. 

Muhatabımızın gönlüne girmek ve etkileyici bilgi akışı sunmak veya yapılan bir yanlışı düzeltmek için, yapıcı ve ısrardan uzak bir yol izlenmesi halinde karşı taraf üzerinde daha etkili bir sonuç alınmasına fırsat doğuracaktır. 

Nitekim bu minvalde, gerek Kuran-ı azimşanda gereksede Allah resülünün hayatından fazlasıyla örnekler mevcuttur. 

Musa (as) firavuna karşı takınmış olduğu tavır (Taha süresi, 44)

Allah resülü'nün etrafındaki insanlara karşı sergilemiş olduğu yumuşak davranış biçimi (Âl-i İmrân Sûresi, 159) Kura-n'dan verilecek örnekler arasındadır. 

Peygamber (sav) 23 yıllık risalet görevi süresince, benzer söz ve davranışlarına şahit olmaktayız. 

“Yumuşak davranamayan kimse, bütün hayırlardan mahrum kalmış sayılır.”

(Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî, İbni Mâce)

"İnsanlara derecelerine göre muamele edin." (Ebu Davud) 

"Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz; müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz." (Buhâri)

Bir diğer önemli konu ise : 21.yüzyılın en büyük sorunlarından biri olarak gösterilen, dijital teknoloji ve onunla beraber hayatımıza giren sosyal medya ve kullanım alanlarıdır. Farklı yaş grubuna ait insan profilinin bağımlılık derecesinde kullanmış olduğu, dijital cihaz ve yazılımlar, davet ve irşat çalışmalarında en çok baş vurulacak yöntemlerin ilk sırasında yer alması gerekir.

Davet çalışmalarında istikrarlı bir hedef oluşturmak isteyen kardeşlerimize, tavsiye ve önerilerimizi somut bir hale getirmek için, konuyu maddeler halinde aşağıda anlatacağız. 

 

Hiç bir karşılık beklemeden irşat ve eğitim işi ile meşgul olan kişiye duyulan güven duygusunu, doğru bir planlama ile daha ileri noktalara taşımak gibi bir kaygımızın varlığı her an gündemimizde olması gerekir. Bu şekilde hareket edilmesi büyük kitlelere ulaşmanın da önünde duran engellerin aşılmasını kolaylaştıracaktır. Geçmiş dönem deneyim ve tercübelerimizden yola çıkarak, saha çalışmasında izlenecek yol ve yöntem nasıl olmalıdır diye maddeler haline dönüştürerek sıralıyalım. 

. Siyasi görüş ve tartışmalardan şiddetle kaçınılması gerekir.

. Muhatabın kapasite, bilgi ve sosyo-kültürel durumu nazar-ı itibara alınmalıdır. 

. İlk etapta hedefimiz bir şey anlatmak değil, kişinin bize güven duyacağı bir ortam ve zemini sağlamak olmalıdır. 

. Karşı tarafın içinde bulunmuş olduğu maddi veya manevi ihtiyaçlara duyarsız kalınmamalıdır. 

. Toplumu tanımak ve ona göre bir davranış metodolojisi sergilemek için, siyasi ve sosyal gündem konularına hakim olunmalıdır. 

. Olumsuz tepkilere karşı sabır ve tahammül gösterilmelidir. 

. Kaba ve sertlikten uzak, tatlı dilli ve güler yüzlü olmaya özen gösterilmelidir. 

Yukarıda sıralanan tavsiyeler, tebliğ çalışmalarını insanlara ulaştırılmasını kolaylaştıracağı gibi, nihai hedefte islami kardeşliğin oluşmasınada zemin hazırlayacaktır. 

Davet faaliyetlerinin önemli aparatlarından biri sayılan tanı ve teşhis gibi temel parametreler, olgunlaşmadan harekete geçilmesi, karşı tarafa fayda yerine zararda verilebilineceği gerçeği gözardı edilmemelidir. 

Bu bağlamda derdine ortak olunmayan, değer verilmeyen, bir tatlı söz ve tebessümün eksik edildiği bir insan, Allah’ın kelamından pasajlar aktarsanız dahi, sizi istenilen düzeyde dinlemeyip ilgi göstermiyecektir. 

. İnsanları geçimsiz yapan sevgisizliktir.

. Birbirine düşman eden iletişimsizliktir.

. Güzellikten yana ne varsa yok eden ilgisizliktir.  ("Konfüçyus") 

Selam ve Duayla 



YAZARLAR