Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Cafer AKDENİZ


Cuma Namazı

Allah yeryüzünde Müslümanlar´ı tarif ederken siz insanlık için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz diyor. İyliği emreder kötülükten alıkoyarsınız. İşte bu eksende yol almayanlar hem kendilerine hem de dine bir iylik etsinler... İslam´ın yakasını bıraksınlar


Dünyada insanlar arasında en iyi ve en kalabalık insan kitlesinin örgütlendiği hareketlerin başında Müslüman´ların toplu olarak kıldıkları Cuma Namazı gelmektedir. Dünyanın değişik ülkelerinde cuma namazında bulunan biri olarak, bunların başında Belçika, Hollanda, Almanya, Mekke, Medine, Kuzey Irak, Suriye ve İran´da kıldığım cuma namazları bunların başında geliyor. Hele İran´ın başkenti Tahran´da tek bir yerde milyonlara varan kadın, erkek, askeri, sivil personelin hep bir ağızdan Amerika´ya ölüm, İsrail´e ölüm sloganları atılırken cumanın ayrı bir tadı vardı. Ama ne yazıkki oralarda ve ülkemizde kılınan bu namazlarda İslam´ın emri olan insanlara iyliği emir, kötülükten men etme emrini hatırlatmalarına rağmen, piyasadaki insanların yaşamları bu istikamette olmuyor.

Türkiye´de yine günlerden cuma, Kuran´ının cuma ile ilgili ayette emrettiği gibi cuma namazına gittik. Gittiğim cami imamı vaazı Kürtçe ve Türkçe  veriyordu. Ben niyetimi Zazaca getirdim, namaz surelerini Arapça okudum. Allah tüm dilleri ve niyetleri bildiği için yaradanın yanında bunların hiçbirinin sorunu yoktur. Keşke şartlar el verse de gelen ilahi mesajı, tüm insanlar olarak aynı dilde öğrenebilseydik ama maalesef bunu yapamadık. Cami içersinde imam vaaz verirken, insan öldürmeyin,yalan söylemeyin, iftira etmeyin, bozgunculuk yapmayın, insanlara iylik edin, yardım edin, rahmet edin, merhamet edin, kimseye haksızlık etmeyin, kimsenin kuyusunu kazmayın, haksızlık görünce engel olun diyordu. Hazır bulunan cemaatın tümü de ah vah ederek o manevi havada imamım söylediklerini, kimi mırıldanarak kimi başını sallayarak onayladığını görüyordum. Bu durum bir aşağı bir yukarı bazı istisna camilerimiz dışında sayıları 80 bine varan tse´li veya tse´siz hocalarımızın tamamı bu şekildedir. Allah bunların niyetlerine göre hayırlarını ve sevaplarını kabul etsin diyoruz. Ama gelinen aşama ve çağda, modern hayatın dayattığı yaşam koşullarında, benim için devletin imamı, halkın imamı, cemaatların imamı, ideolojisinin imamı, fark etmez doğru konuşan herkesi dinlerim. Çünkü doğrular tüm insanlığın yitik malıdır, nerde bulunursa alınması gerekir, almakla yeterli olmaz, aldıklarımızı başkasına aktarmakla yani tebliğ etmekle mükellefiz. Ama gelin görün ki bu kadar iylik sunan ortamlarda ayrılan cemaat yeryüzüne dağılınca pek azı hariç, pratikte söylenenleri yaşayan insan sayımız yok gibi. İylik yerine kötülük, doğruluk yerine yalan, insan kurtarma yerine, insan harcama gibi meziyetlerin ön plana çıktığını görmekteyiz. Allah´ın ipine sarılın, yerine kulların, liderlerin şeyhin, abilerin, paranın aşkın, ipine sarılmaktadırlar. Peygamber ve sahabe döneminde hep kafirlere din götürülürken bugün kâfirleri bıraktık, dindaşlarımıza dini götürmekle uğraşıyoruz. Allah yeryüzünde Müslümanlar´ı tarif ederken siz insanlık için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz diyor. İyliği emreder kötülükten alıkoyarsınız. İşte bu eksende yol almayanlar hem kendilerine hem de dine bir iylik etsinler... İslam´ın yakasını bıraksınlar ki insanlık gerçek İslam´la buluşma tadına varabilsin.



YAZARLAR