Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Nejdet DEMİREL


CORONAVİRÜSÜN FAYDALARI

Yazarımız Nejdet DEMİREL'İN 'YENİ' YAZISI...


Küresel bir salgın olarak nitelendirilen Kovid-19 pandemisi, kıtaları aşarak tüm insanlığa korku ve panik yaşatmaya devam etmektedir. Devletleri aciz bırakarak sosyal faciaya dönüşen koronavirüs ile ilgili kaleme aldığımız iki yazı ile Kovid-19'un farklı boyutuna dikkat çekmeye çalışmıştık. 

Bugün ise koronavirüs (Kovid-19) salgınının faydalarına değineceğiz. İlk bakışta tuhaf gibi gözüken bu söylemi biraz açmak istiyorum. 

Kovid-19 salgını, zengin, fakir, ayırt etmeden her kesimden insanı etkilemesi belkide koronavirüsü diğer salgın hastalıklardan ayıran en büyük özellik olsa gerek. Alemlerin Rabbi ile bağımızın en güçlü işlevi olan "ölüm gerçeği" hayatımızdan neredeyse tamamen çıktığı bir ortamda virüs ile tanışmış olduk. Hayatın asli unsuru olan ölüm ve sonrası hayat, toplumların yaşamları içerisinde kendine fazla yer bulamadığı gibi gündem dışı kalarak hayatın dışına itilmişti. İnsanlar ölümü unutmak onunla canlı bir ilişki kurmamak adına, mezarlıklar yaşam alanların çok ötesine çıkartılıp atılmıştı. Kovid-19 salgını ile ölümü ensemizde hissedip ona azıcık da olsa yakın olma fırsatı yakaladık. 

İş güç derken düşünmeyi kendimize zaman ayırmayı unuttuk. Allah'ın Resülü düşünmeyi tefekkür etmeyi ibadet saydığını hep gözden kaçırdık. Kendimizi ihmal ettiğimiz gibi aile efradımız başta olmak üzere dost, akraba ve sevenlerimizi de fazlasıyla ihmal ettik. Panel, konferans, toplantı çalışma hayatı derken en fazla zaman ayırmamız gereken eş ve çocuklarımızla muhabbet etmeyi beraber birşeyleri paylaşmayı unuttuk. Aynı inancı paylaştığımız kardeşlerimizle bir araya gelmek, tokalaşmak, sarılmak muhabbet etmek gibi, Allah cc indinde değerli olan bu güzel amellerin değerini şimdi bu virüs salgını vasıtasıyla tekrar idrak etmeye başladık. 

Camiileri boş bıraktık, cemaatle kılınan namazlara burun kıvırdık, bu güzel hasletlerden istifade etmeyi ihmal edip durduk. Şimdi anlıyoruz ki kendimize ne kadar yazık etmişiz ve farkında olmadan nelerden mahrum olduğumuzun geçte olsa bilincine vardık. 

Yaratıcının bizlere bahşettiği pek çok nimetin değerini bilemedik. Bizden daha iyi şartlarda yaşayanlarla kendimizi kıyaslayıp mutsuz olmayı zorda olsa becerebildik. Her şeyden şikayetçi olup eleştirmeyi ahlak haline getirdik. İslâmın bize hedef gösterdiği şükür etmeyi bir türlü anlayamadık. Yer yüzünde sağlık gibi bir nimet yoktur dedik, ama bunun bir türlü hakkını veremedik ve küçücük şeyler için şikayet edip durduk. Milyonlarca insanın ulaşamadığı sağlık hizmetlerine çok kolay ulaşmamız bizleri şımarttı ve nankörlüğe sevketti. Şimdi bakıyoruz ki: Sağlık, sıhhat ve huzur gibi kavramlar hayatımızda yoksa, dünyanın en zengini, en popüler insanı ve ülkeler yöneten devlet başkanı da olsan, bunların hiç bir kıymeti harbiyesinin olmadığını gördük. Çünkü virüs salgını karşısında sahip olunan hiç bir imkanın bir değer ifade etmediğini anladık. Kısacası aciz olduğumuzu gördük, bunun üzerinde ciddi düşünme tefekkür etme fırsatı bulduk daha ne olsun. 

Koronavirüs (Kovid-19)'un birazda tüm insanlığı ilgilendiren global faydasından bahsetmek istiyorum. İnsanların doyumsuz bitmek tükenmek bilmeyen istek ve arzuları sayesinde, yeryüzü kaynakları bilinçsizce kullanılıp tüketildi ve bu durum halen devam etmektedir. 

Hergün binlerce insan trafik kazasında hayatını kaybediyordu, koronavirüs dolayısıyla bu ölümlerin çoğu artık yaşanmıyor. Dünya genelinde trafik kazaları ve cinayetler sonucu ölenlerin sayısı, Kovid-19 salgınından ölenlerin sayısından çok daha fazla olduğunu hemen söyleyelim. Artık eskisi kadar fabrika bacaları tütmüyor. Hava kirliliği en az değerlere kadar düşmüş durumda. Hayvanlar eskisi kadar zehirli atık maddeleri nedeniyle ölmüyor. Köprüler yollar kısa bir süreliğinede olsa dinlenme fırsatı buldular. 

Yeri gelmişken küçük bir parantez açalım. Dünya'yı kendi çıkarları doğrultusunda sömüren, Rothschild, Rockefeller, Morgan, DuPont ve Bundy gibi aile şirketleri, ülkelere yön veren ailelerden sadece bir kaçıdır. Bu ailelerin tamamı ulusal ölçekte faaliyet gösteren bir çok ezoterik tarikatları da kurup yönetmektedirler. Dünya'yı kendi çıkarları için sömürüp yönetmek isteyen bu oluşumlar, nükleer denemelerini başını çektiği kimyasal ve biyolojik çalışmalar gerçekleştirerek gezegenin adeta çöplüğe dönmesine neden oldular. Yer kürenin ekolojik dengesi bozuldu. Uluslararası medyada bunlar tartışılırken Kovid-19 sahneye çıktı. Ve virüs salgını nedeniyle belli bir sürede olsa, savaşlar, nükleer denemeler ve atık ilaç sanayi endüstrisi gibi çalışma alanları durma noktasına geldi. Hareket eden milyonlarca kara, hava ve deniz aracı gibi ulaşım araçları faaliyetlerini büyük ölçüde durdurmak zorunda kaldı. Farkındamısınız? bilemem, ömrü gün be gün azalan kaynakları yok olmanın eşiğine gelen  dünyamız, rahat bir nefes aldı ve kendini yenileme onarma fırsatı buldu. 

Koronavirüs (kovid-19) salgını hayatımıza kattığı en büyük değerler nedir derseniz? 

özetle şunları söyleyebilirim :

. Aciz olduğumuzu hatırladık 

. İyi veya kötü her şeyin bir yaratıcısı olduğunu kabullenmek zorunda kaldık. 

. Kariyerimiz her ne olursa olsun, ölümün bize çok yakın olduğunu hissettik. 

. Sahip olduğumuz parasal değeri olan her şeyin, önemini yitirdiğine ve belli bir zaman sonra işe yaramadığına şahit olduk. 

. Sağlık dahil bize bahşedilen nimetlerin değerini anladık. 

. Tüm insanlığın birbirine muhtaç

 olduğunu gördük.

. İslam inancının olmassa olmazı kabul edilen, temizlik ve hijyen gibi tavsiyelerin ne kadar hayati bir öneme sahip olduğunu idrak ettik. 

. Hristiyanlar başta olmak üzere diğer din mensupları tarafından, Müslümanlara karşı düşmanca beslenen tavır ve öfkenin yerine, sükunetin hakim olduğunu hep beraber müşahede ettik. Yaşananlar bununla da sınırlı kalmadı. Avrupa başkentlerinde ezan sesleri duymaya başladık. 

Şahsen Kovid-19'un faydalarını saymakla bitirilemiyeceğini düşünüyorum. Merhametlilerin en merhametlisi hiç bir şeyi boş yaratmadığı gibi, bu salgın virüsü de boş boşuna yaratmayacağına olan inancımızı tekrar gözden geçirelim. Her hastalığı O yarattığı gibi çaresinide yine ondan murat edelim. Bize şah damarımızdan daha yakın olan alemlerin Rabbine, dua ve yakarışlarımızın kabul olunması için, gönülden ona yönelelim. Hata ve günahlarımızdan dolayı tövbe ve istiğfarda bulunalım. Zaman kaybetmeden hemen şimdi bunu yapalım. 

Her şeyin yegane yaratıcısı Allah cc şöyle buyuruyor :

Andolsun ki, biz, senden önce bir takım ümmetlere peygamberler gönderdik; dinlemediler de, onları, şiddet ve zaruretlerle kıvrandırdık. Olur ki yalvarırlar, (tevbe ederler, diye). Hiç olmazsa, böyle şiddetimiz onlara geldiği zaman, bâri yalvarsaydılar! Fakat kalbleri katılaşmış, Şeytan da bütün yaptıklarını, kendilerine süslü göstermişti. 

(En’am Suresi, 42-43)

Selam ve Duayla 



YAZARLAR