Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Seyit Ahmet UZUN


ÇOCUKLUK

Yazarımız Seyit Ahmet Uzun'un "yeni" yazısı...


ÇOCUKLUK

N.L. Tolstoy/ Türkiye İş Bankası Yayınları

İnsan hayatında önemli bir dönüm noktasıdır çocukluk. Tolstoy bu kitabında çocukluk anılarına yer vermektedir. Eğitiminden, çocukluk anılarına ve hayatındaki önemli insanlara kadar birçok konuyu ustalıkla ele almaktadır.

Öğretmeni Karl İvanoviç, annesi  Maman ve dadısı NatalyaSavişna hayatında etki bırakan üç büyük insandır. Çocukluk döneminde din eğitiminin ne kadar önemli olduğunu onun yaşamında gözlemleyebiliyoruz.

“Tanrım, babamı ve annemi koru,” derken ne harika bir duyguya kapılırım.” Sf.71

“Tanrı’nın herkese mutluluk vermesi, herkesin hoşnut olması ve ertesi gün gezebilecek kadar iyi olmadı için biraz daha dua ederim ve öbür tarafa dönerim, düşünceler ve hayaller birbirine karışır, yüzüm gözyaşlarından hala ıslak, sakin rahat uyurum. Çocuklukta sahip olduğum bu tazelik, bu kaygısızlık, bu sevilme isteği ve inanma gücü başka bir zaman gelir mi?” Sf.71

Aslında bu düşüncenin hayatında etkili olan anne ve dadısından geldiğini çok iyi görebiliyoruz. Çünkü annesi iyi bir dindar Hristiyan’dır. Onun Tanrıyla olan ilişkisini de satır aralarında şöyle dile getirmektedir: “Tanrı, duamı şimdiye dek hep gerçekleştirdi…” Sf. 129

“Bu felaketi Tanrı’nın merhametini umut ederek ve metanetle atlatmaya çalışalım. Onun isteğine boyun eğelim.” Sf. 130

“Tanrı, bizi ayırmayı daha uygun görürse ölümümden sonra bunun asla olmayacağına söz ver.” Sf. 130

“Orada Tanrı’dan seni ödüllendirmesini isteyeceğim.” Sf. 131

Aslında kitabın bütünlüğü içinde dini ve kiliseyi ve din eğitimini oldukça fazla görmekteyiz. Tolstoy bu eğitimi aldığından ve bu eğitimin kötülüğünden bahsetmez. Din onun hayatında önemli bir yer edinmektedir. Mesela bizlerin ölünün üzerinde Kur'an okuması gibi onlarda Zebur okumaktalar.

“Kapı gıcırdadı ve Zebur okumakta olan papazın yerini almak için başka bir papaz içeri girdi.” Sf. 138

Onun hayatındaki önemli kişilerden NatalaySavişna’nın dini duygularını ise çok daha net bir şekilde dile getirmektedir. Bu da bize şunu öğretmektedir; çevremizdeki insanların hayata bakışları, yaşam tarzları, duygu, düşünce ve inançları bizim kişiliğimiz üzerinde önemli etkiler bırakmaktadır. Natalya’nın dini düşüncelerinden bazılarını şöyle paylaşmaktadır.

“Tanrı’nın yüce iradesi işte! Tanrı, onu oraya layık gördüğü için aldı, Tanrı’ya iyiler gerekli orada.”

“Dini bütün bir insanın ruhu cennete girmeden önce kırk çileden geçer yavrum, kırk gün daha kendi evinde kalabilir…”

“Ruhu cennete gidince orada sizi sevecek, sizin için sevinecek.”

“Bu hareketle ne demek istiyor Tanrı bilir. Ben, sizi uzaktan kutsadığını sanıyorum.”

Ve Natalay’ın ölümünü hissederek ona hazırlandığını anlatan satırlar ise yüce dini duyguya sahip bir insanın Tanrı’ya olan hissini göstermesi açısından oldukça önemliydi.

Tolstoy çocukluğunda kendisinin Nikolenka olarak çağrıldığını belirtmektedir. Çocukluk anılarında beni en çok etkileyen hususlardan birisi çocukluk döneminin hiç de masum olmadığını anlattığı satırlar olmuştu. Bir arkadaşlarına karşı yaptıkları acımasız şakalar ve aşağılamalar aslında çocukluğun masum dünyasına yapılan bir yolculuk olarak değerlendirilebilir. Bu olayı hatırladığında söylediği söz ise önemlidir; “Çocukluk anılarımın arasında tek kara leke bu olmuştur.” Sf.100

Her zamanki gibi insan tasvirleri ise harika!

Annesinin mektubu ise oldukça duygusal bir yoğunluk oluşturmaktadır.  Ölümünü hisseden bir kadının eşine ve çocuklarına duygularını çok içten anlatışı etkileyiciydi.

Annesinin ölümü sonrası hayatın kaldığı yerden devam ettiğini görmesi ise çocukluk duygularında büyük bir şaşkınlık oluşturmaktadır. “Maman artık yoktu, yaşantımız ise her zamanki gibi devam ediyordu.” S. 143

Kitap aslında Tolstoy’la çocukluğa bir yolculuk olarak görülebilir. Ama Tolstoy’un kitaplarını okuduğumda onun dini hayata verdiği öneme hayran olmaktayım. Kendi dinini karalamadan onunla nasıl olgunlaşılacağını anlatması usta bir kalem için gerçekten önemli. Ancak okuyanlar bu özelliğini sanıyorum özellikle görmezlikten gelmek istiyorlar.



YAZARLAR