Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz


Cafer AKDENİZ


CEP TELEFONU VE ÇOCUKLARIMIZ

Yazarımız Cafer Akdeniz'in "yeni" yazısı...


Çocuklarımız elden kayıp gidiyor. El kadar cep telefonuna dünyayı yüklerken yanında şeytanın insanı yoldan çıkardığı, ahlakını bozduğu her şeyide yüklemişlerdir.

Günümüzde uzun süre eline telefon verdiğimiz Çocuklarımız babasına annesine isyan eder oldu.
Dünyanın imarı insan neslinin ıslahını düşünmeyen bu cihazların beynine hüküm eden insanlar çocuklarımızı aileden ahlaktan Allah’a yönelişten alıkoymakta..

Çağımızın haberleşme aracı olarak kullanılan cep telefonu aile içerisindeki çocukların elinde hiç düşmez oldu, fayda yerine zarar vermeye başladı. Yeni nesil insanlarımıza zarar vermeye başlayan bu cihazlara yüklenen bilgilerin önü alınmadığında toplumsal bir felaketle karşı karşıyayız.

Toplumun yeni yetişen gençliğini tarumar etmekle kalmayıp, aile içersinde büyüğü dinlememe, büyüğe baş kaldırma asabiyete mensup bir gençlikle karşı karşıyayız.

Cep telefonu gerek özellikleri gerekse tasarımı açısından oldukça karmaşık ve çok fonksiyonlu cihazlardır. Bu cihazların çocuklarınıza vereceği zararlar da bir o kadar çok yönlü ve karmaşıktır. Doğru ve yeteri kadar kullanılmadığında çocuklara bedenen, ruhen, sosyal yönden ve akademik açıdan çok sayıda zararı mevcuttur.

Büyüklerini dinlemeyen bu çocuklarda ödev yapmama, bir işe ya da oyuna odaklanamama, sürekli aklı başka yerdeymiş gibi olaydan ve ortamdan kopma, başladığı işleri bitirmeme, yaşıtlarına göre fazla hareketli olma, çok konuşma, çok soru sorma fakat sorduğu soruların cevaplarıyla pek de ilgilenmeme gibi sonuçlarla karşı karşıya kalıyoruz.               

İzlediği içerikler ya da oynadığı oyunlar şiddet içerikli ise çocukta saldırgan davranışlar görülmeye başlar. Bu da sürekli kavgacı ve şiddet yanlısı davranışlara neden olabilir.

Telefonun sanal dünyasına kendini fazla kaptıran çocuk gerçek hayattan zevk almayarak, gerçeklikten uzaklaşır, depresyona girebilir. Sürekli telefonda zaman geçiren çocuk, arkadaşları ile nasıl iletişim kuracağını bilemez. Oyun ortamlarına giremez, yalnızlaşır ve zamanla asosyal bir kişilik geliştirebilir.

Çocuklarımızın toplum ve aile içersinde durumları değişmekte, O bizi kapıda heyecanla sevinçle karşılayan çocuklarımızı arıyacağız gibi.

Tuhaf davranışlar gelişmeye başladı.

Bir iş verdiğinde bir şey söylediğinde öf püf eden çocuklarımız oldu.

Bizden büyüklermiş gibi hükmedici konuşmalar, büyüklerini eleştirmeler,

bir tuhaf bencilleşme, bir acayip kibirlenme…

Yemeği beğenmeme, istekleri olmayınca seslerini yükseltme,
laf dinlememeler, nasihatlarımıza asabi karşı çıkışlar görünce ne oluyor çocuklarımıza. Bunlar bizim sevgili evlatlarımız değilmiydi,

Laf söylüyorum dinlemiyorlar, anlamıyorlar.

Bunlar yetmiyor birde edepsizce konuşmalar…

Sadece cep telefonundaki tik tok’mu veya Tv’deki çizgi diziler mi? Hayır hayır çocuk animasyonları, oyuncaklar, neredeyse hepsi felaket.

Aman ya Rabbim.

Bu durum çocukların beynini tamamen şeytanın eline teslim etmektir.

Şirk, küfür, dinsizlik, ahlaksızlık, fuhuş, kibir, bencillik, maddecilik, akla hayale gelebilecek ne kadar pislik varsa hepsi bu ceplerde ve çizgi filmlerin içerisinde…sabahtan akşama kadar…

Evin reisi ailenin rızkı için işe giderken çocuklarımız evde cepte veya Tv’de şeytan çocuklarımızı eğitir oldu.

Bu gidişat gidişat değil, çocuklarımıza sahip çıkalım. Kötü amaçla bu aygıtları kuşanan çocuklarımızın elinden uzak tutalım. Ağlıyorlarsa ağlasınlar, yoksa bu çocuklar büyüyünce toplum içindeki hareketlerinden verecekleri zararlardan siz ağlarsınız.
Onları neyin nasıl yetiştirdiğini iyi takip edin.

Şimdilerde mantar gibi türeyen ateizmi adamlık sanan kibir küpü, haddini bilmez insancıklar görüyoruz.

Bunlar bu milletin başının belası olacaklar, çok can yakacaklar.Yazık oldu bu milletin bir nesline. Çocuk diye acımak olamaz.

Acıya acıya çocuklarınızı cehenneme hazırlamayın. Şeytani zevklerin içerisinde dinsiz yetiştirecekseniz, çocuklarla ilgilenmeyecekseniz bırakın çocuk yapmayın. Belki bir nebze sorumluluktan kurtulursunuz. Sürekli kendimize ve çocuklarımıza ilahi mesajı hatırlatmalıyız.

"İnananlar arasında hayâsızlığın yayılmasını arzu eden kimseler var ya; onlar için dünya ve ahirette elem dolu bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz." (NUR/19)

“Kim de, Rabbinin huzurunda duracağından korkar ve nefsini arzularından alıkoyarsa, şüphesiz, cennet onun sığınağıdır.(naziat 40-41)
Sonuç olarak çocuklarımızı ne bu sapık cihaz proğramlarına,ne tağuti sistemlerin fikir erozyonuna nede Allah’a bağlılıkları olmayan dinsiz eğitim yuvalarına bırakılmamalı..
Allah herkese hayırlı evlat nasib etsin.

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir


Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

YAZARLAR