Ömer Naci YILMAZ


ÇANAKKALE RUHUNU BİZ UNUTTUK ONLAR UNUTMADI

Ömer Naci Yılmaz; Fransız düşünür Victor Hugo (1802-1885) ?Paris´te bir insan öldürülürse bu bir cinayettir, Doğuda elli bin insan boğazlanırsa bu sadece bir meseledir.? demişti. Bunun böyle olduğunu Müslümanlara yönelik tüm katliamlarda gördük.


Çanakkale Zaferi´ni konuştuğumuz bu günlerde, tarihsel geçmişimizi unutmuş olsak da birileri unutmadıklarını bizlere yeniden hatırlattı. Yeni Zellanda´da yaşananlar, iki caminin basılıp kardeşlerimizin şehit edilmesi, katilin verdiği mesajlar tamamen aziz milletimize yöneliktir. Paris´te 14 kişinin öldürülmesiyle başta Fransa olmak üzere dünyanın nevri dönmüştü. Elli Müslüman kardeşimiz ibadet esnasında katledilirken Fransa´da nevri dönen dünyanın neredeyse sesi çıkmadı. Fransız düşünür Victor Hugo (1802-1885) ?Paris´te bir insan öldürülürse bu bir cinayettir, Doğuda elli bin insan boğazlanırsa bu sadece bir meseledir.? demişti. Bunun böyle olduğunu Müslümanlara yönelik tüm katliamlarda gördük.

Bizim gençlerimiz Kosova Zaferi´nin tarihini bilmezken, Kosova´nın nerede olduğunu bilmezken, Osmanlının savaş meydanında şehit olan padişahının adını bilmezken, onu katleden Sırplının adını bilmezken, I. Dünya Savaşı´nı başlatan olayı bilmezken, Avusturya-Macaristan veliahdı Franz Ferdinand´ı katleden Sırplının adını bilmezken elin canisi 630 yıl önceki Kosova Zaferi üzerinden, Şehit Sultanımız üzerinden, onu katleden Miloş Obliç üzerinden, Viyana Kuşatması üzerinden, Sırp Çetniklerin Boşnak kardeşlerimizi katlederken dinlediği müzikle katliam yaparak tam bir haçlı kafasıyla mesaj verebilmektedir. Gençlerimiz acaba kime neyin mesajını vermektedirler?

İngiliz General Allanby, 730 yıldır bizim olan Kudüs´ü işgal ettikten sonra Kudüs´ün Fatihi Selahaddin Eyyubi´nin türbesine giderek, ayağını mezarın üzerine koyarak büyük bir kinle: ?Kalk Selahaddin! Biz yine geldik!? diyecektir. Mezardaki Selahaddin E      yyubi´ye meydan okuyan Allenby, üç ay sonra Şubat 1919´da işgal orduları komutanı olarak İstanbul´a gelir. Ama bu geliş sıradan bir geliş değildir. İstanbul´un Fatih tarafından fethine duyduğu büyük bir kinle girer. Fatih´in İstanbul´a girişi gibi beyaz bir atın üzerinde İstanbul´a girerek mesajını verir.

Olimpos´un çocukları, 8 Temmuz 1920´de Bursa´yı işgal ettiklerinde ordunun başında bulunan Yunan Kralı Venizelos´un oğlu Sofokles´in ilk işi Osmanlının kurucularının mezarlarına saldırmak olur. Osman Gazi´nin türbesine girer ve ?Kalk ey koca sarıklı, koca Osman! Kalk da torunlarının halini gör! Kurduğun devleti yıktık. Seni öldürmeye geldim!...? Ordu fotoğrafçısına şöyle seslenmişti: ?Çek bakalım bir Bursa hatırası?? Sofokles, çektirdiği fotoğrafı Atina´ya gönderirken arkasına şunları yazacaktı: ?Ordularımız Bursa´ya hâkimdir. Şu anda Osmanlı Devleti´nin kurucusu Osman ayaklarımın altındadır. Bizans´ın intikamını aldım.?

Pensilvanyalı Zangoç´un dediklerini hatırlayalım: ?Haçlının ülkenizi işgal etmesi çok tehlikeli değildir. Çünkü sizinle onlar arasında kırmızı çizgiler vardır. Bir kere onlar sizin kadınınıza kızınıza ilişmezler. Mabedinize ilişmezler. İlişmemiş Haçlılar.? Şimdi biz bu Zangoç´a ne diyelim?

Yeni Zellanda katili, tarihimiz üzerinden, ülkemiz üzerinden, boğazlar üzerinden ve Reis´imiz üzerinden mesaj veriyor. Cani, Türkiye´nin önemini ve büyüklüğünü biliyor, Türklüğün meziyetlerini biliyor, Anadolu ve boğazların stratejik önemini biliyor, Reis´in İslam dünyası üzerindeki etkisini biliyor bu değerler üzerinden mesajlarını veriyor. Bu katil anlıyor da bizim aymazlar anlamıyor ya pes doğrusu. Azerbayca´ın milli kahramanlarından Ebulfez Elçibey tarihi bir hakikati dile getirmişti: ?Sen Türk olduğunu unutsan da düşman asla unutmaz.? Biz, bizi biz eden değerleri unutursak, unutturmadıklarımız bize birer birer hatırlatır.

Bizim unuttuğumuz tarihsel değerlerimizi bize hatırlattı. Zaten onlar hiçbir zaman unutmuyorlar. Biz de ise bilinçli olarak unutturuldu. Biz Çanakkale Deniz Zaferi´nin kahramanının adını öğretmedik, Kut´ul Amare Zaferi´nden ise hiç bahsetmedik. Halil Kut Paşa´nın adı Cüzzamlı gibi milletin evlatlarından saklandı. Azerbaycan´da Ruslara karşı kazanılan zaferden ise haberimiz bile olmadı. Ama Sarıkamış faciasından, 90 bin askerin donarak şehit olmasından adeta iyi ki donmuşlar dercesine ballandıra ballandıra bahsedip Enver Paşa´ya küfürler yağdırıldı.

Çanakkale Zaferi´nin 104. yıl dönümünü yaşadığımız bu günlerde Yeni Zellanda´da yapılan katliam ile zaferin coşkusuna gölge düşürüldü. Çanakkale´deki kuyruk acısını elbette unutmayacaklardır. Hangi birini unutsunlar ki? Çanakkale´si var, Kut´ul Amare´si var, Bağdat´ı var, Ridaniye´si var, Kıbrıs´ı var, Preveze´si var, Zigetvar´ı var, Mohaç´ı var, İstanbul´u var, Bosna´sı var, Varna´sı var, Kosova´sı var, Pelekanon´u var, Miryakefelon´u var, Malazgirt´i var, Pasinler´i var. Var da var. Tarihsel arkaplanımız çok güçlüdür. Yılgınlığa ve yeise yer yok. Yeter ki tarihsel geçmişimizden günümüze tevarüs ettireceğimiz değerlere hakkıyla sahip çıkalım. Nelerin hakkından geldiğimizi unutmayalım. Zalimle mücadele etmek insanlık borcumuzdur. İnsani değerleri yükseltmek, savunmak ve yaşatmak mücadelesi zalimleri hizaya getirecektir. Yeni Zellanda´daki Hıristiyan terörünü lanetliyoruz. Dünyanın tüm zalimleri için yaşasın cehennem. Çanakkale Zaferi´mizin aziz şehitlerini rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Ruhları şad olsun.

 



YAZARLAR