Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Bülent ACUN


​BİZİM SÖZÜMÜZ HARMANDAN SİZİN SÖZÜNÜZ AMBARDAN

Yazarımız Bülent Acun'un "yeni" yazısı...


-Yok ol kurtul-

 Şehr-i Tarsus’ta kadim dostum nam-ı diğer Sadık Tanık ile birlikteyiz. Sağolsun bize zaman ayırdı. Kendisiyle birkaç güzel gün geçirdik.  Sadık hoca çocukluğunu  ve gençliğini medresede bugünün alanında söz sahibi alimleriyle birlikte aynı rahlede bulunmuş, daha sonra arkadaşları ilmi faaliyetlere, Sadık Hoca da ekmek kazanmaya ,emek vermeye devam etmiş.

Şayet eşref saatine denk gelirseniz, hocadan öyle hikmetli sözler işitirsiniz ki; kendisinin bir filozof olduğuna kanaat getirirsiniz. Onun bu yönünü ancak bilen bilir. Çünkü Sadık hoca kendisini halktan saklamayı çok iyi becerir.

 

Sadık Hoca geçenlerde öyle bir cümle kurdu ki izahı ciltler dolusu kitap ister. İşte o cümle;

‘’Ben varım demek, ben mesulüm demektir. Varlık sorumluluk getirir. Var olmak çoğu zaman huzursuz olmaktır. Yapılması gereken şey yok olup kurtulmaktır. İnsan yerinde ‘ben varım’ diyebildiği gibi ‘ben yokum’ demeyi de bilmelidir. Ben yokum kardeşim bundan dolayı mesul ve sorumlu da değilim.’’

 

-Allah, yürü kulum derse ne yapar?-

Hilmi Tuzcu hoca Erzurum ulemasından olup, Tarsus’un kanaat önderi emektar öğretmenlerinden. Hocanın bir nesil  üzerinde bıraktığı hayli iz ve söz var.

En son sözü bir dost meclisinde söyledi ve şöyle dedi:

‘’Allah bir kişiye yürü kulum derse; ona önce akıl verir, o kişi aklını yerinde kullanarak ilim öğrenir, para kazanır. Hedeflediği şeylere emin adımlarla yürüyerek ulaşır. Allah bir kişinin yürümesini istemezse ondan önce aklını alır, akıl gidince ilim de gider, para da gider, makam da gider. Hasılı herşey gider.’’

 

-Bizim sözümüz harmandan sizin sözünün ambardan-

 

Tarsus Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin duayen öğretmenlerinden şehrin en sevilen simalarından sevgili Osman Şahin’in evinde misafiriz. Ne zaman Tarsus’a gitsem, Osman Hoca’yla muhakkak buluşur. Kendisiyle uzun soluklu sohbetler yaparız. Bu sohbetimizde gönül adamı , hak aşığı, arif  bir kimse olarak bilinip tanıdığımız Merhum Mustafa Mehri ağabeyi konuştuk.

Osman hocam merhumun hatıralarını  ve hikmetli sözlerini tatlı diliyle saatlerce anlattı.

İşte merhumun  alimlerin önemini anlatmak için söylediği  bir söz:

‘’Hocam! bizim sözümüz harmandan yani çakıllı, taşlı, dikenli, tozlu, topraklı sizin sözünüz ise ambardan ekilmiş, derilmiş, biçilmiş, sürülmüş, elenmiş..’’

 

-Bu Kur’an mucizedir nokta-

 

Tarsus Ulu Cami avlusunda sevgili dostumuz Cami imamı Hatip hocayla oturmuş çay içiyor, sohbet ediyor, namaz vaktinin gelmesini bekliyoruz. Tam o esnada orta yaşlı bir adam gelerek kerim kitabımızın ne büyük bir mucize olduğunu bir kere daha iliklerimize kadar hissettiren şu hadiseyi anlattı:

‘’Hocam annemin konuşurken sesi çok kısık çıkıyor. Öyle ki onu ne duyabiliyor ne de anlayabiliyoruz. Fakat Kur’an okumaya başladığı zaman sesi açılıyor, konuşması düzeliyor. Hiç birşeyi kalmıyor.’’

Bu hadiseyi işitince amcaya şöyle dedim;

‘’Kardeşim biliyorsun Yüce Kur’an mucize

Rabbim anneniz ile onu yaşatmış size’’

Kaynak: Yeni Söz Gazetesi



YAZARLAR