Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Necip CENGİL


Bir Hastahanemizin hali pür melali; Kısa bir zaman önce yaşanan bir olayın hikayesi..

Necip CENGİL'in yeni yazısı;


 

 

Babasını getirmişti.

Acildi durum.

Bütün girişler usule uygun olarak yapıldı.

Yatışı verildi.

Odasına çıkarıldı.

Sonra oldu olanlar. Üzücü ve insanlık adına utanılacak davranışlar başladı.

Odasından tomografi için çıkarıldı. Ciğerleri tükenmişti hastanın. İç açıcı değildi. “Bu adam korona, hemen götürün” dedi biri. Oysa o ana kadar iki test yapılmış ve ikisi de negatif çıkmıştı. Bu durum söylendi görevlilere ancak dinleyen olmadı.

Babasını getiren de kalbinden açık ameliyat geçirmiş bir insan, kan ter içinde kalmış. “Alın götürün çabuk” diyen görevliye baktı.

-Ambulans verin o zaman!

-Ambulans veremeyiz, aracınla götür!

-Neden?

-Bizim ambulansımız tam teçhizatlı değil!

-Sizin ambulansınız tam teçhizatlı değil fakat benim aracım tam teçhizatlı öyle mi?

Sonrası sükût!

Adam ne yapacağını şaşırmıştı. Bir delikanlı yanaştı yanına “amcanın durumu iyi değil, yardım edeyim aracına götürelim, çabuk Eğitim ve Araştırma hastanesine yetiştir” dedi.

Bundan sonra ne yaptıysa gayrı ihtiyari idi…

Eğitim ve araştırma hastanesine varmış, babasını, sedye gelmesini beklemeden kucağında kapıya kadar götürmüştü. Sedye geldiğinde, çökmüştü yere, kafası kovulduğu hastanedeydi.

“Alın götürün bu hastayı” diyen ses hala kulaklarındaydı.

Ambulans verilmemesi, bütün yatış işlemleri yapıldığı, ücretleri tahsil edildiği halde ambulanssız, adeta kovularak hastaneden uzaklaştırılmış olmaları ve babasının son görüntüleri… Kendisinin kalp ilaçları alan biri olmasını da katarsak dayanılacak bir durum değil.

Olmamış bir hikâye anlatmıyorum.

Amcamın ölümü böyle geldi.

Hastaneden kovularak.

Amcamın oğlu, ambulans verilmeyince babasını Eğitim ve Araştırma Hastanesine kendi aracıyla götürmek zorunda kaldı. Fakat iş işten geçmişti. Beni aradıklarında, sadece “amcayı kaybettik” diyebildiler.

Hastanenin ismini vermiyorum lakin ilgililer amcamın oğluna ulaşıp ismini alabilir, kendilerine reva görülen muameleyi dinleyebilirler.

Bu durumun sağlık görevlileriyle, çalışanlarla ilgisi yok. Ortada bir yönetim sorunu var.

Amcam vefat ettikten sonra, kendisine son bakan doktor, akciğerlerinden şüphelenince, son bir korona testi ister ve cenaze bu testten sonra alınır. Test negatiftir.

Sağlık Müdürlüğünün, Sağlık Bakanlığının bu durumu, başka bir hastanede amcama reva görülen muameleyi araştırması gerekir diye düşünüyorum. Zira ortada öncelikle bir “insanlık” sorunu var.

Bir şey olmamış gibi davranılamaz.

Bu tür davranışlarla, muamelelerle, haksız bir şekilde, bütün sağlık camiası töhmet altına sokulamaz. Bu muameleyi kendilerine yakıştıranlar, ilgili birimlere bunun hesabını da vermelidir.

Bu durum, insanlığın iflas ettiği noktalardan birinin ilanıdır.



YAZARLAR