Reklam Görüntülerine Tıklayarak Kitap Siparişi Verebilirsiniz

Resimlere Tıklayarak Kitap Satın Alabilirsiniz

Uyarı! Yapmış olduğunuz yorumlar incelendikten sonra onaylanacaktır onaylandıktan sonra gözükecektir



Nezir ERGENÇ


Besmele ile başlar hamdele ile bitiririm; benden modernist olmaz!

Nezir Ergenç'in yeni yazısı;


 

Modernizm, malum Batılı Beyaz Adamın aydınlanma ile tecrübesini ve mantığını mutlaklaştırıp dünyaya dayattığı pozitif bir dünya görüşüdür. Beyaz Adam mağaradan çıkıp ışığı, ışık sayesinde göğü, suyu, ağaçları, çiçekleri, hayvanları, akan nehirleri, suda yansımasını görmüştü. Dahası eşyanın görülmesinin sayesinde olduğu güneşi görmüştü. Şaşırdı, durakladı, bir daha baktı; ölçtü biçti ve karar verdi: Tek gerçek, güneş ve onun aydınlığından gördüklerimizdir. 
 
Bu kararın bir neticesi olarak önce Kiliseyi yani Tanrısallığa dair ne varsa onu reddetti. Sonra Ahlak ve geleneğe yöneldi ve onlara karşı da salt insan merkezli düşünceyi koydu: Hümanizma.

Her şey rasyonel/mantıksal bir bilmeye evrildi: Bilim, tecrübe ve mantıksal çıkarımlar bu yeni doğuşun karakteristik özelliklerini oluşturdu.

Beyaz Adam inanca, ahlaka ve geleneğe karşı bilimsel bilgiyi, insani tecrübeyi ve mantıksal çıkarımları koydu koymasına ancak Pagan Yunan düşüncesini ve mitolojisini, pagan Roma iktidar felsefesini de kendisine dayanak yapmaktan da geri durmadı. Beyaz adamın aydınlanması, Yunan düşünce ve mitolojisi ile Roma iktidar felsefesine eklediği teknolojik bilgiyi/gücü kendine minhac kabul ederek sistemini kurmuş oldu: Modernizm.

Ne ki hayatta din, inanç, ahlak, değer ve gelenek içermiyor, referanslarını ilahi olana dayandırmıyor aksine bilimsel bilgiye, insani tecrübeye ve mantiki tecrübeye dayalıdır buna modernizm dediler ve insanları bunu yeni dünyanın gerçeği olarak kabul etmeye çağırdılar.

Halbuki ben bir Müslüman olarak yemeğe, içmeye, iş yapmaya, okumaya, evlenmeye, yürümeye, koşmaya, yatmaya, düşünmeye, tarla sürmeye, tohum serpmeye, ekin biçmeye, ders çalışmaya, telefon açmaya, araba kapısını ve kontağını açmaya, kapı çalmaya, içeri girmeye, dışarı çıkmaya, bilgi üretmeye, bilgiyi kullanmaya, konferans vermeye, kitap yazmaya, ticaret yapmaya, üretim yapmaya hasılı hayatın her basamağında, her adımında ve her anında bismillahirrahmanirrahim diyerek başlarım.

Başka bir ifadeyle her neye başlıyorsam onu Allah’a refere ederim, O’nun adına, O’nun rızasına uygun olsun diye resmi ve fiili bir beyanda bulunurum. Bununla da yetinmez her bitişte de elhamdulillah derim. Hayırla bittiği için- çünkü her şeyin sonu Müslüman için hayırla biter- de Yaratıcı ve kudret sahibi olan Allah’a hamdımı ve şükrümü deklere ederim. 

Yani benim için Din, inanç, ahlak, gelenek vazgeçilmez  değerlerdir. Onlar olmadan hayatı anlamayacağım gibi anlamlandıramam da. Benim için hayat dinin yani inancın, ahlakın ve değerlerin etrafında halelenir. Bu yüzden benden modernist çıkmaz, ben modern de olamam.



YAZARLAR